bitirmek ile cümle
bitirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un raporunu bitirmek için zamanı yoktu.Tom didn't have time to finish his report.
Mary Tom uyanmadan önce kahvaltı hazırlamayı bitirmek istedi.Mary wanted to finish making breakfast before Tom woke up.
Tom Mary ile ilişkiyi bitirmek istemiyor.Tom doesn't want to break up with Mary.
Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.It'll take some time to finish unloading the truck.
Ev ödevimi bitirmek zorundayım.I need to finish my homework.
Onu zamanında bitirmek için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to finish it in time.
Bir boşluk kalbimi yiyip bitirmektedir.An emptiness devours my heart.
İşi zamanında bitirmek için hiçbir ihtimal yoktu.There was no chance to finish the job on time.
İşi bitirmek sizin göreviniz.It's your duty to finish the job.
Bu işi bitirmek sizin sorumluluğunuz.It's your responsibility to finish the job.
Ölüm herkesin sonuncu bitirmek için çalıştığı bir yarış gibidir.Death is like a race in which everyone tries to finish last.
O, kitabı okumayı bitirmek üzere.He's about to finish reading the book.
Bu kitabı okumayı bitirmek zorunda olduğum için dışarı çıkmıyorum.I am not going out because I have to finish the reading of this book.
Bunu bitirmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to finish it.
Tom hâlâ çiti boyamayı bitirmek zorunda.Tom still has to finish painting the fence.
Bu raporu bitirmek için sadece birkaç saate ihtiyacım var.I just need a few hours to finish this report.
Bu kavgayı bitirmek istiyorum.I'd like this fight to end.
Sanırım yapmamızı istediğin şeyi yapmayı bitirmek birkaç hafta alabilir.We think it may take a few weeks to finish doing what you asked us to do.
Bu kitabın geri kalanını okumayı bitirmek için ne zaman zamanım olacağını bilmiyorum.I don't know when I'll have time to finish reading the rest of this book.
Bu işi zamanında bitirmek kolay olmayacak.It's not going to be easy to finish this job on time.
Evini bitirmek Tom'un on yılını aldı.It took Tom 10 years to finish his house.
Bu işi bitirmek için bir testereye ihtiyacım var.I need a hacksaw to finish this job.
Bunu bitirmek için 2.30'a kadar zamanımız olduğunu düşündüm.I thought we had until 2:30 to finish this.
Bunu bitirmek için bir ayım olduğunu düşündüm.I thought I had a month to finish this.
Bunu bitirmek için sadece biraz daha zamanım olmasını diliyorum.I only wish I had a little more time to finish this.
Keşke bunu bitirmek için biraz daha zamanım olsa.I wish I had a little more time to finish this.
Bu işi salı gününe kadar bitirmek kolay olacaktır.Finishing this job by Tuesday will be easy.
Bu işi salıya kadar bitirmek çok kolay olacak.Finishing this job by Tuesday will be a piece of cake.
Seni bitirmek istiyorum.I want you to call it off.
Başladığımı bitirmek istiyorum.I want to finish what I started.
Tom Mary ile ilişkiyi bitirmek istiyor.Tom wants to break up with Mary.
Seninle ilişkiyi bitirmek istemiyorum.I don't want to break up with you.
Bütün yapmak istediğim, başladığım şeyi bitirmek.All I want to do is finish what I started.
Onlar raporu bitirmek için birkaç saat daha istiyor.They want a few more hours to finish the report.
Gerçekten kız arkadaşınla ilişkiyi bitirmek istiyor musun?Do you really want to break up with your girlfriend?
Tom biriyle konuşmadan önce yemek yemeyi bitirmek istiyor.Tom wants to finish eating before he talks to anyone.
Tom bitirmek için kazanmadı.Tom didn't get to finish.
Tom bitirmek zorunda değil.Tom doesn't have to finish.
Bugün raporunu bitirmek zorundasın.You have today to finish your report.
Bu raporu toplantıdan önce bitirmek için neredeyse zamanım yoktu.I barely had time to finish this report before the meeting.
Oturma odasını temizlemeyi bitirmek için zamanım yoktu.I didn't have time to finish cleaning the living room.
Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has enough time to finish writing the report.
Başlamış olduğum şeyi bitirmek zorundaydım.I had to finish what I'd started.
Ben derecemi bitirmek için iki yıl harcadım.I had two years to finish my degree.
Bunu bitirmek zorundayım.I've got to finish this.
Bu raporu yazmayı bitirmek için iki saatim var.I've got two hours to finish writing this report.
Kitabımı bitirmek zorundayım.I have to finish my book.
Önce bunu bitirmek zorundayım.I have to finish this first.
Başladığımı bitirmek zorundayım.I have to finish what I started.
Sadece bunu bitirmek ve gitmek istiyorum.I just want to finish this and leave.
Sadece bunu bugün bitirmek istiyorum.I just want to finish this today.
Seninle ilişkiyi bitirmek bir hataydı.It was a mistake to break up with you.
Bu raporu yazmayı bitirmek en az bir saat daha sürecek.It'll take at least another hour to finish writing this report.
Bu raporu yazmayı bitirmek en az bir saat daha sürer.It'll take at least one more hour to finish writing this report.
Bunu bitirmek çok zamanımı alacak.It'll take a long time for me to finish this.
Birisi bu işi bitirmek zorunda.Somebody has to finish this job.
Tom Mary'nin neden onunla ilişkiyi bitirmek istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Matematik ödevimi bitirmek neredeyse üç saatimi aldı.It took me almost three hours to finish my math homework.
Tom'un raporu bitirmek için bir saati daha olduğunu düşündüm.I thought Tom had another hour to finish the report.
Bu raporu bitirmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to finish this report.