Fransız Alpleri'ndeki bizim bisiklet turumuz, iki hafta sürdü.Our bike tour of the French Alps lasted two weeks.
Benim bisikletim, bisiklet dükkanındadır.My bike is in the bike shop.
Eski bisikletini istemiyorsan, onu her zaman birine hediye edebilirsin.If you don't want your old bicycle, you can always give it away.
Onun bir bisikleti var.She has a bicycle.
Bir araba, bisikletten daha hızlıdır.A car is faster than a bicycle.
Bu bisiklet senin mi?Is this bike yours?
Bisikletini nereye bıraktın?Where did you leave your bike?
Bu bisikletçi EPO kullanıyor.This cyclist uses EPO.
Tom bir bisiklet kullanıyor.Tom is riding a bicycle.
Çocuklar bisikletlerine biniyorlar.The children are riding their bikes.
Çocuklar bisikletlerini kullanıyorlar.The children are riding their bikes.
Çocuklar bisikletlerini sürüyorlar.The children are riding their bikes.
Bisikletçiler, spandexten yapılmış bisikletçi şortları giyiyorlar.The cyclists are wearing cyclist shorts made of spandex.
Hiç bisiklete bindin mi?Have you ever ridden a bicycle?
Bir bilgisayar, bacaklar için bir bisiklet gibi, beyin içindir.A computer is to the brain like a bike is to the legs.
Bu benim yeni üç tekerlekli bisikletim.This is my new tricycle.
Tom özel bisikleti ile çok gurur duyuyor.Tom is very proud of his custom bike.
Filler bisiklete binemez.Elephants can't ride a bicycle.
Filler bisiklet kullanamaz.Elephants can't ride bicycles.
Tom bisiklet kaskını çıkardı ve onu masanın üzerine koydu.Tom took off his bicycle helmet and put it on the table.
Bu benim ilk bisiklet sürüşüm değil.This is not my first time riding a bicycle.
Tom bisiklet kaskını taşıyarak sınıfa girdi.Tom entered the classroom, carrying his bicycle helmet.
Tom bana cumartesi günü onunla bisiklet sürmeye gidip gidemeyeceğimi sordu.Tom asked me if I could go cycling with him on Saturday.
Hala benim Tom'un senin bisikletini ödünç almasına izin vermemi ister misin?Do you still want me to let Tom borrow your bicycle?
Araba bisikletin yerini aldı.The car replaced the bicycle.
Tom bile bir bisiklet süremiyor.Tom can't even ride a bicycle.
Şu çocuğun bisikletle Hokkaido'dan Kyushu'ya seyahat ettiğini duydum.I heard that that boy traveled from Hokkaido to Kyushu by bicycle.
Ben bisikletimi geri almak istiyorum.I want to buy my bike back.
Tom bisikletini garajımda tutmak istedi.Tom wanted to keep his bicycle in my garage.
Bir at istedim ama bir bisiklet aldım.I wanted a horse, but I got a bicycle.
Bisiklete binmeyi öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to ride a bicycle?
Bisiklet sürmesini öğrenmelisin.You should learn how to ride a bicycle.
Gençken, bisikletle gitmeyi severdi.When he was young, he liked to go by bike.
Kopenhag bisiklet dostu bir kenttir.Copenhagen is a bike-friendly city.
Kızgınım çünkü biri benim bisikletimi çaldı.I'm angry because someone stole my bicycle.
O sabit vitesli bir bisiklet sürüyor.She rides a fixed gear bike.
O sabit vitesli bir bisiklete biner.She rides a fixie.
Birlikte bisiklete bineriz.We bike together.
Çocuk bisikletten düştü ve kafatasını kırdı.The boy fell off the bicycle and fractured his skull.
Bir bisiklet.Some bike.
Bir bisikletim bile yok.I don't even have a bicycle.
Bacaklarım acıyor olmasına rağmen bisikletime binmeye devam ettim.I kept riding my bicycle even though my legs were hurting.
Bisikletlilere ve yayalara dikkat edin.Watch out for cyclists and pedestrians.
İşe bisikletle gidiyorum.I'm going to work by bicycle.
Otobüse bisikletle bin- bu ülkede bunu yapabilir misin?Take a bicycle with you on the bus - can you do that in this country?
Ona bisiklet kullanmayı öğrettim.I taught him to ride a bicycle.
Ben ona bisiklete binmeyi öğrettim.I taught her to ride a bicycle.
Bisikletimi nereye bırakabilirim?Where can I leave my bicycle?
Oğlan yeni bir bisiklet için yalvardı.The boy begged for a new bike.
Tom'un bir bisikletinin olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't have a bicycle.
Bisikletini ödünç almam gerekecek.I'm going to need to borrow your bicycle.
Yeni bir bisiklet almak için tasarruf yapıyordum.I was saving up to buy a new bicycle.
Tom yeni bisikleti ile mutlu.Tom is happy with his new bicycle.
Tom her yere bisikletiyle gider.Tom rides his bicycle everywhere.
Tom bisiklet zincirinin üzerine yağ koydu.Tom put oil on the bicycle chain.
Sana bisikletimi vereceğim.I'm going to give you my bicycle.
Arkadaşlarımın hepsinin bisikletleri var.All of my friends have bicycles.
Bütün arkadaşlarımın bisikletleri var.All my friends have bicycles.
Tom'un siyah bir bisikleti var.Tom has a black bicycle.
Şu senin bisikletin mi?Is that your bicycle?