Ana içeriğe geç
Sözlük

bisiklet ile cümle

bisiklet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bisikletimi çaldırdım.I had my bicycle stolen.
Bisikletimi erkek kardeşime tamir ettirdim.I had my bicycle fixed by my brother.
Mağazaya kadar bisikletimle gittim.I rode my bicycle to the store.
Onu parkta bir bisiklete binerken buldum.I found him riding a bicycle in the park.
Ona bisikletimi tamir ettirdim.I got him to fix my bicycle.
Gelecek yıl Shikoku çevresinde bisiklet sürmeyi planlıyorum.I plan to cycle around Shikoku next year.
Bazılarımız otobüsle ve diğerleri bisikletle gitti.Some of us went by bus, and the others by bicycle.
Bir bisikletle, senin evine 20 dakikada ulaşabilirdim.With a bicycle, I could reach your house in 20 minutes.
Bisikletimin patlak bir lastiği vardı, bu yüzden yedi trenini kaçırdım.My bicycle had a flat tire, so I missed the seven o'clock train.
Benim bisikletim çalındı.My bicycle was stolen.
Bazıları bisikletle okula gider, diğerleri otobüsle gider.Some go to school by bicycle, others go by bus.
Oraya bisikletle gitmeyi düşünüyordum ama yağmur başladı.I was thinking to go there by bike, but it began to rain.
İşe bisikletle giderim.I bike to work.
Bir bisiklete binen çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy riding a bicycle is my brother.
Ben bisikletle dışarı gittim.I went out by bicycle.
Bisiklet sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful in riding a bicycle.
Bisiklete binemiyor musun?Can't you ride a bicycle?
Bisikletimin frenlerini ayarlattım.I had the brakes of my bicycle adjusted.
İki kişinin aynı anda bir bisiklete binmesi tehlikelidir.Two people riding on a bicycle at the same time is dangerous.
Bisiklete bineceğimi mi düşünüyorsun?Do you think I'll get the bike?
Bisikleti çok ucuz fiyata aldım.I got the bicycle at a bargain.
Yağmurda bisikleti dışarı bırakma.Don't leave the bicycle out in the rain.
Bir bisikletim yok.I don't have a bicycle.
Bir bisikletin yok mu?Don't you have a bicycle?
Bir bisikletin var mı?Do you have a bicycle?
Bisikletini ödünç alabilir miyim?May I borrow your bicycle?
Bisikletimi tamir etmek 5,000 yen'e mal oldu.It cost me 5,000 yen to repair my bicycle.
Bisikletinizi bana ödünç verir misiniz?Will you lend me your bicycle?
Bisikleti tamir etmem istendi.I was asked to fix the bicycle.
Bisikletini bir kenara koy.Put away your bicycle.
Bisikletlerin yerini arabalar aldı.Cars took the place of bicycles.
Ellerim kirli. Bisikletimi onarıyordum.My hands are dirty. I have been repairing my bicycle.
O dağ bisikleti kaç para?How much is that mountain bike?
Bir çocuk bisikletine binerken cüzdanımı çarptı.A boy snatched my purse as he rode by on his bicycle.
Çocuk bisikleti çaldığını inkar etti.The boy denied having stolen the bicycle.
Çocuk yeni bisikletini herkese gösterdi.The boy showed off his new bicycle to everyone.
Benim yeni bir bisiklete ihtiyacım var.I need a new bicycle.
Yeni bir bisiklet istiyorsan tasarruf yapmaya başlasan iyi olur.If you want a new bike, you'd better start saving up.
Yeni bisiklet bana 50.000 yen kadar fiyata mal oldu.The new bicycle cost me as much as 50,000 yen.
Benim yeni bir bisikletim var.I've got a new bike.
Yeni bir bisiklet almak istiyorum.I want to buy a new bicycle.
Kimin bisikletini ödünç almak istedin?Whose bicycle did you want to borrow?
Bu bisikleti sana bir doğum günü hediyesi olarak vereceğim.I will give you this bicycle as a birthday present.
Çocuk yeni bir bisiklet için yalvardı.The boy begged for a new bicycle.
O, onun çalınan bisikletiydi.It was his bicycle that was stolen.
Ahıra girerken kayıp bir bisiklet buldu.On entering the barn, he found a missing bike.
O, bir yardım çığlığı duyduğunda, bisikletiyle geçiyordu.He was passing by on his bicycle when he heard a cry for help.
Onun bir bisiklete binmeyi öğrenmesi üç ayını aldı.It took him three months to learn to ride a bicycle.
Bisiklete binmeyi öğrenmek üç ayını aldı.It took him three months to learn to ride a bicycle.
Onun bisikleti bundan farklıdır.His bicycle is different from this one.
Bisikletin pedallarına sıkıca asılıyordu.He was pumping the pedals of the bicycle hard.
Bir bisikleti var.He has a bicycle.
50,000 yen'e bir bisiklet aldı.He bought a bicycle for fifty thousand yen.
O, bisiklete binmenin keyfini çıkardı.He enjoyed cycling.
O, yeni bisikletinden çok memnun.He is very pleased with the new bicycle.
Dengesini kaybedip bisikletten düştü.He lost his balance and fell off his bicycle.
Dengesini kaybetti ve bisikletinden düştü.He lost his balance and fell off his bicycle.
Bisikletimi buldu.He found my bike.
Okula bisikletle gider.He goes to school by bicycle.
Bisiklet alamayacak kadar fakir değil.He is not too poor to buy a bicycle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod