2010 yılında Team SKY'a geçti ve takımın kilit bisikletçilerinden birisi oldu.През 2010 г. се мести в Team Sky и се превръща в един от ключовите състезатели на отбора.
Tour de Suisse'yi kazanan bisikletçilerden birkaçı Tour de France'ı da kazanmışlardır.Много от победителите в Обиколката на Швейцария са печелили след това и Обиколката на Франция.
Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış sırasında bisiklettten düşerek öldü.Danski biciklist Knut Jensen kolabirao je tijekom utrke te kasnije preminuo u bolnici.
Anquetil; Tour de France'ı 5 kez kazanan ilk bisikletçidir.Jacques Anquetil bol prvý cyklista, ktorý vyhral Tour de France päťkrát.
266 bisikletçinin start aldığı yarışı, 80 bisikletçi tamamladı.Z 208 účastníkov dokončilo preteky iba 61 cyklistov.
Kampüs civarındaki sürücüler bisikletçilere saygılı.Osoby, ktoré jazdia na bicykli sú cyklisti.
İlk etap sonrası, Belçikalı bisikletçi Cyrille van Hauwaert yarışın lideriydi.Po prvi etapi je vodilni položaj zavzel Belgijec Cyrille van Hauwaert.
92 bisikletçinin katıldığı yarışı, 38 bisikletçi tamamladı.Izmed 84 kolesarjev je dirko končalo 28.
Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış sırasında bisiklettten düşerek öldü.Danų dviratininkas Knud Enemark Jensen varžybų metu nukrito nuo dviračio ir vėliau mirė.
Tur Amerikalı bisikletçi Lance Armstrong tarafından kazanıldı.Dviračių lenktynininkas Lance Armstrong.
Türk bisikletçi.Demokraat jalgrattal.
Puan klasmanında etabı ilk 15 içinde bitiren bisikletçiler puan alırlar.Gümnaasiumi juurde asutatud 30. algkooli lapsed mahutati eramajja Kärje 15.
Tur Belçikalı bisikletçi Eddy Merckx tarafından kazanıldı.Belgia aasta meessportlaseks on 6 korda valitud üksnes jalgrattur Eddy Merckx.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.A například motorkáři dosahují stejných rychlostí.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Chẳng hạn như những người đi xe máy, họ cũng có tốc độ như vậy.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Co do prędkości, motocykliści mogą jechać równie szybko.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Dar de exemplu, motocicliștii, merg cu aceeşi viteză.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.De például a biciklisták, ugyanazzal a sebességgel rendelkeznek.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.이를테면 오토바이도 비슷한 속도를 냅니다.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Maar motorrijders bijvoorbeeld, die hebben dezelfde snelheid.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Mais par exemple, les motards, ils ont la même vitesse.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Mas, por exemplo, os ciclistas andam à mesma velocidade.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Motorradfahrer zum Beispiel sind genauso schnell.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Napríklad motorkári idú rovnakou rýchlosťou.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Per esempio, i motociclisti, hanno la stessa velocità.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Por ejemplo, los motociclistas llevan esa misma velocidad.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Sebagai contohnya, pengendara sepeda, kecepatannya sama.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Till exempel cyklister, de har samma hastighet.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Για παράδειγμα, οι μοτοσυκλετιστές, αναπτύσσουν την ίδια ταχύτητα.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Вот например, велосипедисты, у них такая же скорость.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.Но например, колоездачите, те развиват същата скорост.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.אבל למשל, רוכבי אופנוע, יש להם את אותה מהירות.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.و لكن سائقي الدراجات، علي سبيل المثال، تكون لديهم نفس السرعة.
Ama mesela, bisikletçiler de aynı hızda gidiyor.同じくらいのスピードを出せます フルフェイスヘルメットをかぶっていれば
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Denken Sie an Fahrradläden, Getränkestände.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Esimerkiksi pyöräkaupat, kioskit.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Gondoljanak a bicikli boltokra, üdítő árusokra!
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Hãy nghĩ đến các cửa hàng bán xe đạp, chòi bán nước hoa quả.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün. İlk etap projeleri için 20 milyon dolar temin ettik.Dit is Lafayette Avenue - en hier herontworpen door Matthews-Nielsen landschapsarchitecten.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.자전거 가게, 주스 가판점 등을 생각해 보세요.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Pensate a negozi per biciclette, a chioschi delle bibite.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Pensez à des magasins de vélos, des vendeurs de jus de fruits.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Pomyślcie tylko o sklepach z rowerami i budkach z napojami.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Tiendas de bicicletas, puestos de jugo...
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Мислете си за магазини за колелета, колички за сокове.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Подумайте о велосипедных магазинах, ларьках по продаже соков.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.תחשבו על חנויות אופניים, דוכני מיצים.
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.مثل محلات بيع الدراجات ومنصات بيع العصير
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.第一段階のプロジェクトを建設するため 2000万ドルを確保しました
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Außerdem ist Radfahren für mich eine Frage von Ermächtigung.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Dan juga, bagi saya bersepeda adalah soal kekuatan.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.De plus, en ce qui me concerne, faire du vélo est une façon de se rendre plus fort.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Inoltre, per quanto mi riguarda, le escursioni in bici conferiscono un certo potere.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.또한 자전거를 타면 힘을 얻습니다.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Oprócz tego jazda na rowerze daje mi moc.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Şi de asemenea, pentru mine, ciclismul e o modalitate de a mă întări.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Với cá nhân tôi, đạp xe dạy tôi về sự tự chủ.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Voor mij is fietsen een kwestie van empowerment.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Y para mí también ir en bicicleta es una cuestión de poder.
Bisikletçilik aynı zamanda, benim için güç ile ilişkili.Для меня велосипедизм - это также возможность почувствовать на что ты способен.