Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.Bicycles are tools for urban sustainability.
Gonzales Avrupa'da tüm çalışanlarına bir bisiklet sunuyor.Gonzales offers a bike to all his employees in Europe.
Doğum günün için sana bir bisiklet vereceğim.I will give you a bicycle for your birthday.
Doğum günün için bir bisikletin olacaktır.You shall have a bicycle for your birthday.
Bisikletini birkaç günlüğüne bana ödünç verebilir misin?Could you lend me your bicycle for a couple of days?
Bisikletiniz benimkine benziyor.Your bicycle is similar to mine.
Senin bisikletin benimkinden daha iyi.Your bike is better than mine.
Radyonu bisikletim için bana verir misin?Will you give me your radio for my bicycle?
Hava kirliliği sorunundan dolayı bir gün bisiklet otomobilin yerini alabilir.Because of the problem of air pollution, the bicycle may some day replace the automobile.
Döndüğümde bisikletim yok olmuştu.My bicycle was gone when I returned.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
Yağmurlu günler hariç, ben büroya bisikletimle giderimI go to the office by bicycle except on rainy days.
Eğer yağmurda bırakırsan, bir bisiklet paslanır.A bicycle will rust if you leave it in the rain.
Yağmur yağmazsa, bisiklet sürmeye gidebilirsin.You may go cycling if it doesn't rain.
Tek tekerlekli bir bisikletin sadece bir tekeri vardır.A unicycle has only one wheel.
Bana bisikletini bir saatliğine ödünç verir misin?Will you lend me your bicycle for an hour?
Mary bisikletini yağladı.Mary oiled her bicycle.
Hepimiz bisiklete binmekten hoşlanırız.We all like cycling.
Mayuko bir bisiklet sürebilir.Mayuko can ride a bicycle.
Mayuko bisiklete binebilir.Mayuko can ride a bicycle.
Mayuko okula bisikletle gider.Mayuko goes to school by bicycle.
Henüz bir bisiklet sürmediysen bir denemelisin.If you haven't driven a bike yet, you should give it a shot.
Dağ bisikleti yarışları son birkaç yıldır genç Japonlarla tutuldu.Mountain bike racing has caught on with young Japanese in the past few years.
İşte benim bisikletim.Here is my bicycle.
Benim bisikletim kabak bir lastiğe sahip.My bicycle has a flat tire.
Frenleri olmayan bir bisiklete binecek kadar deli olmalısın.You must be crazy to ride a bicycle that has no brakes!
Bill bisiklete binebilir.Bill can ride a bicycle.
Bill bisiklet sürebilir.Bill can ride a bicycle.
Hideo bisikletliden kaçınmak için direksiyonu hızlıca çevirdi.Hideo turned the steering wheel sharply to avoid the bicyclist.
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.Tom always leaves his bicycle dirty.
Her çocuğun bir bisikleti vardır.Each boy has a bike.
Kapının yanındaki bisiklet benimdir.The bicycle by the door is mine.
Yağmur yağsa bile, bisiklet sürmeye giderim.I will go cycling even if it rains.
Bisikletimi itmek zorunda kaldım çünkü lastiği patladı.I had to push my bicycle because I had a flat tire.
Ben genellikle okula bisikletimle giderim. Ofise demek istiyorum.I usually ride my bike to school. I mean to the office.
Ben onun Hokkaido'dan Kyushu'ya bisikletle gittiğini duydum.I hear he traveled by bicycle from Hokkaido to Kyushu.
Çocuk yeni bisikletinden memnun görünüyordu.The boy looked pleased with his new bicycle.
Çocuk yeni bir bisiklet için endişeliydi.The boy was anxious for a new bicycle.
Bisikleti tamir ettirmek bana bin yene mal oldu.It cost me one thousand yen to get the bicycle fixed.
Bisikleti yolun dışına al.Get the bicycle out of the way.
O bisiklet senin için çok küçük.That bicycle is too small for you.
Jack, yeni bir bisiklet satın almayı göze alamaz.Jack can't afford to buy a new bicycle.
Jack'in yeni bir bisiklet satın almak için parası yok.Jack can't afford to buy a new bicycle.
Bisiklete binmek iyi egzersizdir. Ayrıca, havayı kirletmez.Cycling is good exercise. Moreover, it doesn't pollute the air.
Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?Which do you like better, cycling or jogging?
Böylesine pahalı bir bisikleti alacak kadar delisin.You're crazy to buy such an expensive bike.
Bu kimin bisikleti?Whose bicycle is this?
Bu benim bisikletim.This is my bicycle.
Bu senin bisikletin mi?Is this your bicycle?
Bu Mike'ın bisikleti.This is Mike's bicycle.
Bu Mike'ın bisikletidir.This is Mike's bicycle.
Bu dükkanında saatle bisiklet kiralayabilirsiniz.You can hire a bicycle by the hour at this shop.
Bu el yapımı İtalyan malı titanyum bisiklet son derece hafiftir.This handmade Italian-made titanium bicycle is terribly light.
Bu bisikleti kullanabilir miyim?Can I use this bike?
Bu bisiklet kimindir?Whose is this bicycle?
Bu bisikleti sürmesi kolaydır.This bike is easy to ride.
Bu bisiklet erkek kardeşime aittir.This bicycle belongs to my brother.
Bu bisiklet erkek kardeşim tarafından kullanılır.This bike is used by my brother.
Bu bisiklet bana aittir.This bicycle belongs to me.
Bu bisiklet bu ayın başından beri buraya bırakıldı.This bicycle has been left here since the beginning of this month.