birlikte ile cümle

birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ve benim birlikte şarkı söylememiz pek olası değil.Tom and I aren't very likely to sing together.
Tom'la birlikte fotoğrafımı çektirdim.I had my picture taken with Tom.
Tom ve Mary birlikte Boston'u araştırdılar.Tom and Mary explored Boston together.
Tom ve ben son kez ne zaman birlikte yüzmeye gittiğimizi hatırlayamıyorum.I can't remember the last time Tom and I went swimming together.
Seninle birlikte dansa gidemem.I can't go to the dance with you.
Ben bütün zaman seninle birlikte olacağım.I'll be with you the whole time.
Tom her zaman Mary ile birlikte görünüyor.Tom always seems to be with Mary.
Tom ve Mary birlikte akşam yemeği yediler.Tom and Mary had dinner together.
Tom ve Mary birlikte vakit geçirdiler.Tom and Mary spent time together.
Tom ve Mary birlikte yalnızdılar.Tom and Mary were alone together.
Tom'dan bizimle birlikte öğle yemeği yemesini rica edeceğim.I'm going to ask Tom to eat lunch with us.
Yardımıma ihtiyacı olur diye Tom'la birlikte gideceğim.I'll go with Tom in case he needs my help.
Onu Tom'la birlikte yapıyor olacağımı sanmıyorum.I don't think I'll be doing that with Tom.
Birlikte pikniğe gidelim.Let's go on a picnic together.
Tom ailesiyle birlikte eve dönüyor.Tom is back home with his family.
Tom'la birlikte yüzmeye gidelim.Let's go swimming with Tom.
Tom gelecek hafta sonu Mary ile birlikte Boston'a gitmemi istedi.Tom asked me to go to Boston with Mary next weekend.
Onu genelde Tom'la birlikte yaparım.I usually do that with Tom.
Tom köpekleriyle birlikte parkta.Tom is with his dogs in the park.
Tom yılbaşı gecesini ailesiyle birlikte geçirdi.Tom spent New Year's Eve with his family.
Tom geçen hafta sonu arkadaşlarıyla birlikte ördek avına gitti.Tom went duck hunting with his friends last weekend.
Tom ve Mary köpek kulübesini birlikte inşa ettiler.Tom and Mary built the doghouse together.
Tom, Mary ve benim onunla birlikte kayağa gitmek isteyip istemediğimizi sordu.Tom asked if Mary and I wanted to go skiing with him.
Tom ve ben birlikte gitmeyi planlamıyoruz.Tom and I aren't planning to go together.
Tom'un bizimle birlikte Boston'a gitmesini istemiyorum.I don't want Tom to go to Boston with us.
Tom'la birlikte arabaya bindim.I got in the car with Tom.
Tom ve ben bu akşam birlikte çalışmayacağız.Tom and I aren't going to study together this evening.
Haydi birlikte çalalım.Let's play together.
Tom ve Mary evlendiler ve birlikte bir daireye taşındılar.Tom and Mary got married and moved in together.
Tom ve Mary'nin birlikte yemeyi planladıklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are planning to eat together.
Tom ve Mary'nin birlikte yemeyi planladıklarından şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are planning on eating together.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are planning on doing that together.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are planning to do that together.
Tom ve Mary'nin bunu asla birlikte yapmadıklarından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary have never done that together.
Tom ve Mary'nin birlikte Fransızca çalıştığı konusunda şüpheliyim.I suspect Tom and Mary studied French together.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yaptığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary did that together.
Tom yarın hep birlikte sahile gitmemizi önerdi.Tom suggested that we should all go to the beach tomorrow.
Tom ve ben birlikte yürüyüşe çıkmaktan keyif alırız.Tom and I enjoy taking walks together.
Tom ve Mary çocuklarını onlarla birlikte Boston'a götürdüler.Tom and Mary took their children to Boston with them.
Birlikte mi yoksa ayrı olarak mı ödenecek?Pay together or separately?
Sami dün gece Leyla'yla birlikteydi.Sami was with Layla last night.
Sami nişanlısı ile birlikte kiliseye katıldı.Sami attended church with his fiancee.
Hep birlikte eğleniriz.We always have fun together.
Tom ve ben her zaman bunu birlikte yaparız.Tom and I always do that together.
Sami bütün gece bebeği birlikte evdeydi.Sami was in the house all night with his baby son.
Sami, büyükannesi ile birlikte yaşamak için Mısır'a gönderildi.Sami was sent away to live in Egypt with his grandmother.
Sami ve Leyla birlikte çok zaman geçirdiler.Sami and Layla spent a lot of time together.
Altı aydır birlikte çıkıyorlar.They've been going out together for six months now.
Tom ve Mary kafeteryada birlikte öğle yemeği yediler.Tom and Mary had lunch together in the cafeteria.
Tom ve ben birlikte her sabah parkta bir yürüyüşe çıkıyoruz.Tom and I take a walk in the park together every morning.
Siz ve Tom sıklıkla birlikte öğle yemeği yiyor musunuz?Do you and Tom often eat lunch together?
Tom hasta olmasaydı eminim seninle birlikte giderdi.If Tom hadn't been sick, I'm sure he'd have gone with you.
Sami karısını terk etti ve Leyla ile birlikte eve taşındı.Sami left his wife and move in with Layla.
O şekilde birlikte daha fazla zaman geçirebiliriz.That way, we'll be able to spend more time together.
Kötülüğe karşı birlikte dayanıyoruz.We stand united against evil.
Sami ve Leyla birlikte yaşıyorlar.Sami and Layla live together.
Tom dün bizimle birlikte çalışıyordu.Tom was working with us yesterday.
Mary şimdi babasıyla birlikte yaşıyor.Mary now lives with her father.
Onu benimle birlikte yapabileceğinizi umuyorum.I'm hoping you can do that with me.
Sami ve Leyla birlikte büyüdüler.Sami and Layla grew up together.

İlgili Sayfalar