birlikte ile cümle
birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşlarımla birlikte içki içmeye gideceğim.I'm going to have a drink with my friends.
Tom ve Mary geçen ay birlikte taşındılar.Tom and Mary moved in together last month.
Tom bu evli kadınla birlikte olmayı sürdürdü.Tom continued his relationship with that married woman.
Tom ve Mary birlikte geleceğe dair planları hakkında tartıştı.Tom and Mary discussed their future plans together.
Tom ve Mary birlikte olmak istiyordu.Tom and Mary wanted to be together.
Birlikte İngilizce öğrendik.We learned English together.
Sen ve Tom hiç birlikte buz patenine gittiniz mi?Have you and Tom ever gone ice skating together?
Önemli şey bizim birlikte olmamızdır.The important thing is that we are together.
Onlar birlikte acemice dans ettiler.They danced awkwardly together.
Tom ve sen en son ne zaman birlikte akşam yemeği için çıktınız?When was the last time Tom and you went out for dinner together?
Tom'u son gördüğümde o, çekici genç bir kadınla birlikteydi.The last time I saw Tom he was with an attractive young woman.
Sen ve Tom en son ne zaman birlikte Boston'a gittiniz?When was the last time you and Tom went to Boston together?
Eğer orada olsaydın birlikte eğlenirdik.If you'd been there, we would've had a good time together.
Tom, karısı ve üç çocuğuyla birlikte Boston'da yaşar.Tom lives in Boston with his wife and his three children.
Tom son üç yıldır bizimle birlikte yaşıyor.Tom has been living with us for the past three years.
Tom ve ben uzun bir süredir birlikte çalışıyoruz.Tom and I have been working together for a long time.
Tom bizimle birlikte Boston'a gitmeyi neden istemiyordu merak ediyorum.I wonder why Tom didn't want to go to Boston with us.
Tom'un neden Mary'yle birlikte Boston'a gitmek istemediğini biliyorum.I know why Tom didn't want to go to Boston with Mary.
Tom ve ben birlikte Boston'da çalışırdık.Tom and I used to work together in Boston.
Geçen pazartesi, Tom ve ben birlikte öğle yemeği yedik.Last Monday, Tom and I ate lunch together.
Tom ailesiyle birlikte evde olmalı.Tom should be at home with his family.
Bizimle birlikte gitmek istediğini sanıyordum.I thought you wanted to go with us.
Biz Boston'da birlikte vakit geçirdik.We spent time together in Boston.
Birlikte harika olabilirdik.We could've been great together.
Tom'la birlikte evde olmalısın.You should be at home with Tom.
Tom, Mary ile birlikte yakından çalıştı.Tom worked closely with Mary.
Seni Tom'la birlikte gördüm.I saw you with Tom.
Beş kardeş çiftlikte birlikte çalıştı.Five brothers worked together on the farm.
Onlar geceyi birlikte geçirdi.They spend the night together.
Neden benimle birlikte değilsin?Why are you not with me?
Onlar birlikte çok oynarlar.They play together a lot.
Tom teyzesiyle birlikte yaşar.Tom lives with his aunt.
Bu öğleden sonra, evimizde birlikte şarkı söyledik.This afternoon, we sang together at our house.
Ben ona yarın onunla birlikte gösteriye gideceğime söz verdim.I promised him I'd go to the show with him tomorrow.
Biz birlikte Larami'ye gittik, ama daha sonra ayrıldık.We went to Laramie together, but afterwards we parted.
İkiniz birlikte uzun ve mutlu bir hayat yaşasın.May you both have a long and happy life together.
Mary ile birlikte olmasaydı Tom'u tanımazdım.I wouldn't have recognized Tom if he hadn't been with Mary.
Muhalefet kötü niyetle birlikte ellerini ovuşturuyor.The opposition is rubbing their hands together in malice.
Küçüklüğümden beri, ailemle birlikte denize gitmeyi severim.Since I was little I have loved going to the sea with my family.
Küçüklüğümden beri ailemle birlikte denize gitmeyi sevdim.Since I was little I have loved going to the sea with my family.
Garsonunuz sizinle birlikte olacak.Your waiter will be right with you.
Çoğu zaman birlikte yemek yeriz.We often eat together.
12.30'da birlikte öğle yemeği yiyeceğiz.We will have lunch together at twelve-thirty.
Genç, neden birlikte bir gruba girmiyoruz?Junior, why don't we go into a group together?
Hepimiz birlikte çalışmalıyız.We should all work together.
Biz birlikte akşam yemeği yedik.We had dinner together.
Biz birlikte duş aldık.We took a shower together.
Birlikte duş aldık.We took a shower together.
Yaşlı kadın gitti ve yakında Prenses ile birlikte geri döndü.The old woman went, and soon returned along with the Princess.
Birlikte yemek pişirmemize izin ver.Let us cook dinner together!
Birlikte çok fazla zaman harcıyorlardı.They were spending so much time together.
Onlar birlikte çok mutluydular.They were very happy together.
Biz bunu birlikte yapabilir miyiz?Can we do this together?
Tom ve Mary birlikte çok şey yapar.Tom and Mary do a lot together.
Onlar çimenlerin üzerinde birlikte neşeyle dans ettiler.They danced merrily together on the grass.
Tekrar birlikte oynayacaklar mı?Will they play together again?
Onların birlikte çıktığını gördüm.I saw them leave together.
Tom ve Mary'nin birlikte ayrıldığını gördüm.I saw Tom and Mary leave together.
Birlikte harcadığımız zamanı asla unutmayacağım.I'll never forget the time we've spent together.
Sadece eşyalarını birlikte al.Just get your stuff together.