birlikte ile cümle
birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hepimiz seninle birlikteyiz.We're all with you.
Burada seninle birlikte kalayım.Let me stay here with you.
Tom seninle birlikte burada değil miydi?Wasn't Tom here with you?
Kimle birlikteydin?Who were you with?
Dönme dolapta kimle birlikteydin?Who were you with on the Ferris wheel?
Tom'un gelecek hafta bizimle birlikte gerçekten Boston'a gitmek istemediğine inanamıyorum.I can't believe Tom really doesn't want to go to Boston with us next week.
Tom bizimle birlikte gelmek istiyordu.Tom wanted to come along with us.
Bu gece birlikte içmeye gidelim.Let's go drinking together tonight.
Siz ikiniz hiç birlikte tenis oynar mısınız?Do you two ever play tennis together?
Siz üçünüz hiç birlikte Boston'a gider misiniz?Do you three ever go to Boston together?
Birlikte çalışır mısınız?Do you work together?
Siz ikiniz birlikte çalışır mısınız?Do you two work together?
Siz üçünüz birlikte çalışır mısınız?Do you three work together?
Neden birlikte olamıyoruz?Why can't we be together?
Tom ve Mary birlikte mutlu görünüyor.Tom and Mary look happy together.
Birlikte raporu yazdık.We wrote the report together.
Onu birlikte yaparsak daha eğlenceli olur.It'll be more fun if we do it together.
Tom ve Mary her ikisi de birlikte gitti.Tom and Mary both left together.
Her ikisi de birlikte gitti.They both left together.
Onu birlikte yapalım.Let's do that together.
Birlikte yemek yiyelim.Let's eat together.
Belki bunu birlikte yapmalısınız.Maybe you should do this together.
Belki bunu birlikte yapmalıyız.Maybe we should do this together.
Birlikte gerçekten iyi zamanlar geçirdik.We've had some really good times together.
Birlikte öğrenebiliriz.We could learn together.
Her kararı birlikte alırız.We make every decision together.
Birlikte harika bir yemek yedik.We had a wonderful meal together.
Birlikte çalışmaya çalış.Try to work together.
Birlikte bir kitap yazalım.Let's write a book together.
Birlikte öğle yemeğine gidelim.Let's go to lunch together.
Birlikte olduğunuzu düşünüyordum.I thought you were together.
Birlikte ağladık.We cried together.
Ben o zaman Tom'la birlikte tam oradaydım.I was right there with Tom at the time.
Bazen birlikte dışarıya çıkarız.We go out together sometimes.
Sen diğerleriyle birlikte olmalısın.You should be with the others.
Dün gece kiminle birlikteydin?Who were you with last night?
Sadece birlikte olmak benim için yeterli.Just being together is enough for me.
Sadece birlikte olmak beni mutlu ediyor.Just being together makes me happy.
Ne olursa olsun birlikte kal.Stay together, no matter what happens.
Bütün istediğim ailemle birlikte olmak.All I want is to be with my family.
Her akşam birlikte yemek yeriz.We eat together every evening.
Tom ve Mary artık birlikte hiçbir şey yapmıyor.Tom and Mary never do anything together anymore.
Ailen birlikte geri döndü.Your parents are back together.
Ertesi sabah, biz birlikte kahvaltı yaptık.The next morning, we ate breakfast together.
Bütün şu pisliği temizlemek için birlikte çalışacağız.We will work together to clean all that mess.
Tom ve Mary birlikte çok zaman harcıyorlar. Ben onların aşık olduklarını düşünüyorum.Tom and Mary spend a lot of time together. I think they're in love.
O, erkek kardeşiyle birlikte odadan çıktı.She left the room with her brother.
Biz birlikte Fransızca okuyoruz.We are studying French together.
Biz birlikte Fransızca çalışıyoruz.We are studying French together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the day that we eat breakfast together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü bekliyorum.I'm waiting for the day that we eat breakfast together.
Tom birlikte yaşanacak en kolay insan değildir.Tom's not the easiest person to live with.
Onunla birlikte mi uyuyorsun?Are you sleeping with him?
Birlikte oyunu izlemek ister misin?Do you want to watch the game together?
Ailemizi birlikte geri getirmemiz gerekiyor.We need to bring our family back together.
Uçak yüzden fazla tatilciyle birlikte Boston Havaalanı'ndan kalktı.The plane took off from Boston airport with more than a hundred holiday-makers on board.
Tom'la birlikte olduğunda farklısın.You're different when you're with Tom.
Sadece birlikte olmanı istiyorum.I just want us to be together.
Kazanın anıları her zaman benimle birlikte.Memories of the accident are always with me.
Biz birlikte duş alacağız.We're going to take a shower together.