birlikte ile cümle

birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biz birlikte kahve içtik.We had coffee together.
Tom ve ben birlikte jogging yaparız.Tom and I jog together.
Tom ve ben birlikte yedik.Tom and I ate together.
Neden Tom'la birlikteydin?Why were you with Tom?
Birlikte dışarıdaydık.We were out together.
Diğerleriyle birlikte gel.Get with the others.
Şimdi Tom'la birlikte kim var?Who's with Tom now?
Tom Mary ile birlikte miydi?Was Tom with Mary?
Tom Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary.
Tom bizimle birlikte yaşıyor.Tom lives with us.
Biz her zaman eve birlikte gideriz.We always go home together.
Bence insanlar sorunlarına makul çözümler bulabilmek için birlikte çalışmalılar.I think people should work together to find reasonable solutions to their problems.
Eğer birlikte çalışırsak bu sorunları daha kolay çözebiliriz.We can solve these problems more easily if we work on them together.
Bizim karşılıklı sorunumuza bir çözüm bulmak için birlikte çalışmamız gerekmektedir.We need to work together to find a solution to our mutual problem.
Bu sorun üzerinde birlikte çalışmamız gerekiyor.We need to work together on this problem.
Tom bizi birlikte gördüğünü söylüyorsa bir yalancıdır.Tom is a liar if he says he saw us together.
Bizimle birlikte yemek yemek istememesinin sebebi bizden hoşlanmamasıdır.It's because he doesn't like us that he doesn't want to eat with us.
Kadınlar birlikte olduğunda onlar her zaman güler.When women are together, they always laugh.
Onlar birlikte çok şey yapar.They do many things together.
Tom liseden eski bir arkadaşı ile birlikteydi.Tom was with an old friend from high school.
Üç ay birlikte seyahat ettik.We traveled together for three months.
Birlikte seyahat edelim.Let's travel together.
Birlikte geleceğiz.We'll come together.
Tom'un seninle birlikte kayak yapmaya gideceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going skiing with you.
Birlikte dans ettiğimizi görmeliydin.You should've seen us dancing together.
Tom çocuklarının bizimle birlikte kampa gelmelerine izin vermeliydi.Tom should've let his children come camping with us.
Eve dönme yerine bizimle birlikte gel.Instead of returning home, come with us.
Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.Just to remove any doubt, I no longer live with my parents.
Tom ve Mary birlikte döndüler.Tom and Mary have gotten back together.
Birlikte uzun bir yürüyüşe gittik.We went on a long walk together.
Birlikte kahvaltı yapmalıyız.We should have breakfast together.
O, babasıyla birlikte Hangzhou'ya gitti mi?Did he go to Hangzhou with his dad?
Onlardan ikisi birlikte geri geldi.The two of them got back together.
Birlikte Boston'a gittik.We went to Boston together.
Maçı birlikte izlemek ister misin?Would you like to watch the game together?
Onu bizimle birlikte yapman gerekirdi.You should have done it with us.
Bunu bizimle birlikte yapmalıydın.You should've done it with us.
Birlikte kütüphaneye gittik.We went to the library together.
Tom ve Mary birlikte golf oynarlar.Tom and Mary play golf together.
Kim senin kız kardeşinle birlikte geldi? Kız kardeşimle, onun küçük kızı Helena'dırWho came together with your sister? -With my sister is her little daughter Helena.
"Sen ve Tom hala birlikte misiniz?" "Hayır, biz geçen ayın başlangıcında ayrıldık.""Are you and Tom still together?" "No, we split up at the beginning of last month."
Mektubunu fotoğrafınla birlikte almak beni yedinci göğe götürdü.Getting your letter with your photo put me in seventh heaven.
Ben Tom ve Mary'nin ayakkabılarını birlikte bağladım.I tied Tom and Mary's shoes together.
Arkadaşım ayakkabılarımı birlikte bağladı ve ayağa kalkmaya çalıştığımda düştüm.My friend tied my shoes together and I fell when I tried to stand up.
Mary, Tom'un ayakkabılarını birlikte bağladı.Mary tied Tom's shoes together.
Ev arkadaşımla birlikte yaşıyorum.I live with my roommate.
Hafta sonunda birlikte takılmamıza ne dersin?What do you say we hang out together on the weekend?
Hafta sonunda birlikte takılalım mı? Ne dersin?How about we hang together on the weekend? What do you say?
Benimle birlikte söyle, Mary!Sing along with me, Mary!
Birlikte Boston'a gidelim.Let's go to Boston together.
Birlikte mağarada saklandık.We hid in the cave together.
Tom'un ailesi nadiren birlikte yemek yer.Tom's family rarely eats together.
Ailenle birlikte sık sık akşam yemeği yer misin?Do you often eat dinner with your family?
Senin ve Tom'un birlikte bir resminizi gördüğümü kesinlikle hatırlıyorum.I definitely remember seeing a picture of you and Tom together.
Birlikte öğle yemeği yediler.They ate lunch together.
Tom arkadaşlarıyla birlikte parkta olabilir.Tom might be in the park with his friends.
Tom arkadaşlarıyla birlikte olabilir fakat olduğunu sanmıyorum.Tom could be with his friends, but I don't think he is.
Tom'un arkadaşlarıyla birlikte olduğuna dair bir ihtimal var ama olduğunu sanmıyorum.There's a possibility that Tom is with his friends, but I don't think he is.
Geçen hafta Tom'la birlikteydim.I was with Tom last week.
O, annesiyle birlikte bebekleri için giysiler yaptı.She made clothes for her dolls with her mom.

İlgili Sayfalar