birlikte ile cümle
birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la birlikteydim.I was with Tom.
Tom'la birlikte kalacağım.I'll stick with Tom.
Tom'la birlikte buradayım.I'm here with Tom.
Şimdi Tom'la birlikteyim.I'm with Tom now.
Tom Mary ile birlikte mi?Is Tom with Mary?
Odaya girdiğimde, Tom ve Mary kanepede birlikte sarılıp yatmıştı.When I entered the room, Tom and Mary were snuggled together on the couch.
Harika! Birlikte gideceğiz.Great! We'll go together.
Ben Noel arifesini ailemle birlikte geçiriyorum.I'm spending Christmas Eve with my family.
Birlikte tiyatroya gidelim.Let's go to the theater together.
Duman rüzgarla birlikte yok oldu.The smoke vanished with the wind.
Şu renkler birlikte uyum sağlar.Those colors go well together.
Tom onunla birlikte.Tom is with her.
Tom Mary ile birlikte.Tom is with Mary.
Tom benimle birlikte.Tom is with me.
Tom birisi ile birlikte.Tom is with someone.
Tom onlarla birlikte.Tom is with them.
Tom bizimle birlikte.Tom is with us.
Kimle birliktesin?Who are you with?
Tom'la birlikte yaşamıyorum.I don't live with Tom.
Geceyi birlikte geçirdiler.They spent the night together.
Sanırım Tom'la birlikte dansa gideceksin.I assume you'll be going to the dance with Tom.
Sanırım işi birlikte yapabiliriz.I believe we can do business together.
İşi birlikte yapabileceğimizi düşünüyorum.I think we can do business together.
Onlar bütün gece benimle birlikte o odadaydılar.They were in that room with me all night.
Birlikte harcadığımız zamanın tadını çıkarırım.I enjoy the time we spend together.
Tom'la birlikte büyüdüm.I grew up with Tom.
Birinci sınıf uçak bileti ücretsiz alkol ile birlikte gelir.First class plane flights come with complimentary alcohol.
Birlikte yedik.We ate together.
Bu görevi tamamlamak için hepimizin birlikte çalışması gerekli.It's necessary that we all work together to complete this assignment.
Askerler topuklarını birlikte tıkırdattı.The soldiers clicked their heels together.
Birlikte çok eğlendik.We had a lot of fun together.
Her zaman ebeveynlerimle birlikte yaşadım.I've always lived with my parents.
Tom'la birlikte avlanıyorum.I've been hunting with Tom.
Tom'la birlikte alışveriş yapıyorum.I've been shopping with Tom.
Tom'la birlikte iş aldım.I've got business with Tom.
Atımla birlikte burada kalmalıyım.I've got to stay here with my horse.
Tom'u benimle birlikte götürdüm.I've got Tom with me.
Onu Tom'la birlikte aldım.I've had it with Tom.
Tom'la birlikte neredeyse hiç zamanım olmadı.I've hardly had any time with Tom.
Tom'a benimle birlikte burada sahibim.I have Tom here with me.
Tom'la birlikte otostop yaptım.I hitched a ride with Tom.
Birlikte okula gittiğimizden beri Tom'u tanıyorum.I've known Tom since we went to school together.
Ben sadece Tom'la birlikte birkaç şarkı söyledim.I just sang a couple of songs with Tom.
Sadece birlikte biraz zaman geçirmek istedim.I just wanted to have some time together.
Sadece birlikte olmamızı istedim.I just wanted us to be together.
Birlikte ne kadar eğlendiğimizi düşünmeye devam ediyorum.I keep thinking about how much fun we used to have together.
Odamda arkadaşımla birlikte bir film izledim.I watched a movie with my friend in my room.
Tom'la birlikte yaşamayı seviyorum.I like living with Tom.
Ailemle birlikte evde yaşıyorum.I live at home with my parents.
Üç yıl Tom'la birlikte yaşadım.I lived with Tom for three years.
Seninle birlikte olmam gerekiyor.I need to be with you.
Tom'un kimle birlikte olduğunu öğrenmem gerekiyor.I need to find out who Tom was with.
Tom'a bizimle birlikte burada ihtiyacım var.I need Tom here with us.
Sanırım muhtemelen sen ve ben birlikte daha iyi geçinebilmeliyiz.I think that you and I should probably be able to get along better.
Sanırım Tom ve Mary birlikte çok mutlu olacak.I think Tom and Mary are going to be so happy together.
Tom ve ben birlikte gideceğiz ve birlikte döneceğiz.Tom and I will go together and we'll return together.
Hepimiz birlikte kalmalıyız.We all need to stay together.
Tom ve Mary'yi bir partide birlikte gördüm.I saw Tom and Mary at a party together.
Tom ve Mary'nin birlikte dans ettiğini gördüm.I saw Tom and Mary dancing together.
Tom ve Mary'yi birlikte gördüm.I saw Tom and Mary together.