Tom ve Mary her zaman birlikte bunu yapıyorlar.Tom and Mary are always doing that together.
Tom ve Mary bunu birlikte yapmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to do that together.
Tom'a Mary ile birlikte gittiğimi söyle.Tell Tom that I'm going with Mary.
Tom ve Mary her zaman birlikteydiler.Tom and Mary were always together.
Tom'un neden bunu birlikte yapmamızı önerdiğini merak ediyorum.I wonder why Tom suggested we do that together.
Oraya Tom'la birlikte gitmen gerektiğini düşünmüyorum.I don't think you should go there with Tom.
Tom'un seninle birlikte Boston'a gideceğini sanıyordum.I thought Tom was going to Boston with you.
Tom ve Mary her zaman okula birlikte yürürler.Tom and Mary always walk to school together.
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nü birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent Valentine's Day together.
Belki de onu Tom'la birlikte yapmaman gerekir.Maybe you shouldn't do that with Tom.
Tom onu seninle birlikte yapmak istemedi.Tom didn't want to do that with you.
Tom ve Mary onu sıklıkla birlikte yaparlar.Tom and Mary often do that together.
Onu Tom'la birlikte yapmak ister misiniz?Would you like to do that with Tom?
Senin ve benim birlikte yaptığımız şeyi Tom'a söylemeliyim.I should tell Tom what you and I did together.
Senin ve benim birlikte yaptığımız şeyi Tom'a söylemeli miyim?Should I tell Tom what you and I did together?
Tom ve Mary onu birlikte yapacak.Tom and Mary will do that together.
Arabada Tom ile birlikte hiç kimse yoktu.No one was in the car with Tom.
Arabada Tom'la birlikte kimse yoktu.Nobody was in the car with Tom.
Neden onu hepimiz birlikte yapmıyoruz?Why don't we all do that together?
Leyla kızının onunla birlikte kalmasını istedi.Layla wanted her daughter to stay with her.
Leyla neredeyse her zaman en iyi arkadaşı Salima'yla birlikteydi.Layla was nearly always with her best friend, Salima.
Sami karısı ve bebeği ile birlikte Kahire'ye bir yolculuk yaptı.Sami made a trip to Cairo with his wife and baby.
Sami neredeyse bir yıldır grubuyla birlikte gitar çalıyor.Sami has been playing guitar with his band for almost a year.
Tom ve Mary onu John'la birlikte yapıyorlar.Tom and Mary are doing that with John.
Mary bir Amerikalıyla tanıştı ve onunla birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.Mary met an American and went with him to the States.
Tom en iyi davranışını yapıyordu. Mary'nin ailesi onunla birlikte götürüldü.Tom had been on his best behaviour. Mary's parents were taken with him.
Bir tilki ve ayı birlikte yaşadılar.A fox and a bear lived together.
Bu oyun Birlik motorunu kullanarak oluşturuldu.This game was created using the Unity engine.
Birlikte durursak çok şey yapabilirizWe could do a lot if we stood together.
Tom kimle birlikte gitti?Who did Tom go with?
Onun elbisesinin ve ayakkabısının renkleri birlikte iyi gidiyor.The colours of her dress and shoes go well together.
Kuzenim denizcilerle birlikte hizmet eder.My cousin serves with the Marines.
Bununla birlikte onu yapacağımızı söylemedik.We didn't say, however, that we would do it.
O bir yıldan daha uzun süre sizinle birlikte yaşadı.He lived with you for more than a year.
Biz birlikte okula gittik.We attended school together.
Uygulamanızla birlikte son iki renkli fotoğraf ekleyin.Include two recent colour photos with your application.
Bu ay amcamla birlikte kalıyorum.I'm living with my uncle this month.
Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.The teacher asked the students to draw their desks together into a semicircle.
Tom ve ben birlikte Boston'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.Tom and I are planning on visiting Boston together.
Tom'un hâlâ ailesiyle birlikte yaşadığını bilmiyor muydun?Didn't you know Tom was still living with his parents?
Boston'da Tom'la birlikte olan kimdir?Who's in Boston with Tom?
Tom ve ben hayatımızın geri kalanını birlikte geçirmek istiyoruz.Tom and I want to spend the rest of our lives together.
Tom ve ben üç yıldır birlikte çalışıyoruz.Tom and I have been working together for three years.
Tom ve ben geçen yaz her sabah birlikte yüzdük.Tom and I swam together every morning last summer.
Tom, bunu birlikte yapabileceğimizi umduğunu söyledi.Tom said he was hoping we could do that together.
Tom ve ben konserde birlikte oturuyorduk.Tom and I were sitting together at the concert.
Tom ve ben sık sık birlikte dağa tırmanmaya gideriz.Tom and I often go mountain climbing together.
Bunu sen ve Tom'un birlikte yaptığını biliyorum.I know that you and Tom did that together.
Tom ve ben dün birlikte Fransızca çalıştık.Tom and I studied French together yesterday.
Tom ve ben bunu çok sık birlikte yapmıyoruz.Tom and I don't very often do that together.
Tom ve ben birlikte Boston'a gitmek istedik.Tom and I wanted to go to Boston together.
Tom ve ben birlikte badminton oynamayı severiz.Tom and I like to play badminton together.
Tom hâlâ ailesi ile birlikte mi yaşıyor ?Is Tom still living with his parents?
Biz birlikte Fransızca konuşmaya karar verdik.We decided to speak together in French.
Boston'da asla Tom ile birlikte kalmazdım.I'd never stay in Boston with Tom.
Boston'a Tom'la birlikte gelemez misin?Can't you come to Boston with Tom?
Tom ve ben birlikte güneşin doğuşunu izledik.Tom and I watched the sunrise together.
Buraya onu Tom ile birlikte yapmaya geldim.I came here to do that with Tom.
Tom dün bizimle birlikte olmalıydı.Tom should've been with us yesterday.
Tom ve ben sık sık birlikte alışverişe gideriz.Tom and I often go shopping together.