Sen ve Tom hiç birlikte dans etmediniz mi?Haven't you and Tom ever danced together?
Tom ve Mary birlikte kütüphanede çalışıyorlar.Tom and Mary are studying together in the library.
Tom ilk kez grubumuzla birlikte şarkı söyledi.This is the first time Tom has ever sung with our band.
Gerçekten Tom'la birlikte Boston'a gideceğimi düşünüyor musun?Do you actually think I'm going to go to Boston with Tom?
Grubunuzla birlikte şarkı söylemek isterim.I would love to sing with your band.
Keşke birlikte daha sık şarkı söyleyebilseydik.I wish we could sing together more often.
Babam birlikte çıkamayacağımızı söylese nasıl hissedersin?How would you feel if my father said we couldn't go out together?
Arkadaşlarıyla birlikte oyun alanında.He's at the playground with his friends.
Tom'la birlikte Boston'a gitmen iyi bir fikir olurdu.I think it would be a good idea for you to go to Boston with Tom.
Tom oğluyla birlikte yüzdü.Tom swam with his son.
Birlikte çok iyisiniz.You're very good together.
O Jamal'la birlikte.She's with Jamal.
Tom'un bizimle birlikte gitmek isteyeceğini biliyorum.I know Tom is going to want to go with us.
Buradaki herkesin istediği tek şey birlikte mutlu olacağınız birini bulmanızdır.The only thing everybody here wants is for you to find someone you'd be happy with.
Birlikte asla yeterli zamanımız olmayacak.We'll never have enough time together.
Tom'la birlikte çalışmak bir zevk.Tom is a pleasure to work with.
Senin ve benim birlikte iyi anlaşacağımızı biliyorum.I know you and I are going to get along together fine.
Tom ve ben birlikte oturduk.Tom and I sat together.
Dün sabahı birlikte geçirdik.We spent yesterday morning together.
Tom Mary'yi onunla birlikte dansa gitmeye ikna etmeye çalıştı.Tom tried to convince Mary to go to the dance with him.
Seni eve götüreceğim ve ailenle birlikte olabilirsin.I'll take you home and you can be with your family.
Baba ve oğul tekrar birlikte çalışıyorlar.Father and son working together again.
Bazen birlikte dışarı çıkıp akşam yemeği yiyoruz.We go out and have dinner together sometimes.
Bu, Fadille birlikte gördüğümüz şey.This is what we see with Fadil.
Fadıl ile Leyla'nın birlikte olabilmesinin yalnızca tek yolu var.There is only one way Fadil and Layla can be together.
Fadıl ve Leyla birlikte o eylemleri gerçekleştirdiler.Fadil and Layla committed those acts together.
Fadıl biriyle birlikte olmak istedi.Fadil wanted to be with someone.
Fadıl'ın kızıyla birlikte gördüğü son kişi Leyla'ydı.The last person Fadil saw his daughter with was Layla.
Fadıl, Leyla'ya birlikte hareket etmelerini önerdi.Fadil suggested to Layla that they move together.
Fadıl ve Leyla parayı birlikte harcadılar.Fadil and Layla spent the money together.
Fadıl arabayı içinde Leyla'nın cesediyle birlikte buldu.Fadil discovered the car with Layla's dead body inside.
Fadil'e benimle birlikte olduğunu söyleyeceğimI will tell Fadil that you're with me.
Fadil'i o diğer kadınla birlikte gördüm.I saw Fadil there with that other woman.
Fadıl, Dania'dan büyükannesi ile paylaştığı evde birlikte yaşamasını istedi.Fadil asked Dania to live with him in the house he shared with his grandmother.
Fadıl, Dania'dan onunla birlikte gelmesini istedi.Fadil asked Dania to come with him.
Fadıl, Dania'yla birlikte olmak istedi.Fadil wanted to be with Dania.
Fadıl, Dania'yı onunla birlikte Kahire'ye taşımaya ikna etti.Fadil convinced Dania to move to Cairo with him.
Tom evde annesiyle birlikte yaşıyor.Tom lives at home with his mom.
Sen ve Tom hiç birlikte şarkı söylediniz mi?Haven't you and Tom ever sung together?
Senin bizimle birlikte şarkı söyleyeceğini umuyordum.I was hoping you'd sing with us.
Tom'un Mary ile birlikte okula giden bir kızı var.Tom has a daughter that goes to school with Mary.
Tom her sabah oğluyla birlikte yüzer.Tom swims with his son every morning.
Tom ve Mary hiç birlikte tenis oynamadılar.Tom and Mary have never played tennis together.
Hiç Tom ve Mary'nin birlikte şarkı söylediğini duydunuz mu?Have you ever heard Tom and Mary sing together?
Tom ailesiyle birlikte Boston'a taşındı.Tom moved to Boston with his family.
Birlikte çok fazla denedik.We've experienced so much together.
Tom ne kadar zamandır seninle birlikte?How long has Tom been with you?
Tom ailesiyle birlikte Boston'da yaşamak istedi.Tom wanted to live in Boston with his family.
Seyirci Tom'la birlikte şarkı söyledi.The audience sang along with Tom.
Şarkı söylersen, seninle birlikte şarkı söyleyeceğiz.If you sing, we'll sing with you.
Tom ve Mary birlikte düet yaptılar.Tom and Mary sang a duet together.
Annem ve babam ne zaman kasabadan çıksalar Jacksons'la birlikte kaldılar.I stayed with the Jacksons whenever my parents were out of town.
Biz sık sık birlikte ilahiler söyleriz.We often sing hymns together.
İlahileri genellikle birlikte söyleriz.We often sing hymns together.
Tom ve Mary okula birlikte yürüdüler.Tom and Mary walked to school together.
Onu birlikte yapmak zorundayız.We have to do it together.
Eve birlikte yürüdüler.They walked home together.
Onu birlikte yapabileceğimizi umuyordum.I was hoping we could do that together.
Birlikte öğle yemeği yiyelim.Let's have lunch together.
Birlikte eve yürüyelim.Let's walk home together.