Aile birleştirme找寻失去联系的亲人
Aile birleştirme社会保障
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Acest proiect însă a schimbat modul în care mă gândeam la conectarea cu alți oameni.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi. Bu projenin ismi Ray.A ta projekt je spremenil način, kako sem gledal na povezovanje z ljudmi.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.De ez a projekt megváltoztatta a nézetemet arról, hogyan létesítünk kapcsolatot emberekkel.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Dit project veranderde de manier waarop ik nadacht over verbinding maken met mensen.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.하지만 이 프로젝트는 사람들과의 연결에 대해 제가 생각했던 방식을 바꾸어 놓았습니다.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Ma il seguente progetto ha cambiato il modo in cui penso a come la gente viene in contatto.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Mais ce projet a changé la façon dont je pensais à la connexion entre les gens.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Mas este projeto mudou a forma como eu pensava ligar as pessoas.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Men det her projekt ændrede måden, jeg så på forbindelser mellem mennesker.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Nhưng rồi dự án này thay đổi cách mà tôi nhìn nhận việc kết nối mọi người lại.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Pero este proyecto cambió mi forma de pensar la conexión con la gente.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Tenhle projekt změnil způsob, jakým jsem uvažoval o vztazích.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Ten projekt zmienił sposób mojego myślenia o łączeniu ludzi.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Tetapi proyek ini mengubah cara saya berpikir tentang berhubungan dengan orang lain.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Αλλά αυτό το πρότζεκτ αλλάξε τον τρόπο με τον οποίο σκεφτόμαστε να συνδεθούμε με τον κόσμο.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Але цей проект змінив моє уявлення про створення зв'язку між людьми.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.А этот проект изменил мой взгляд на то, как находить подход к людям.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.Но един проект промени начина, по който се свързвам с хората.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.אבל הפרוייקט הזה שינה את הדרך שבה חשבתי על התחברות לאנשים.
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.ولكن هذا المشروع غير الطريقة التي فكرت في الإتصال بالناس بها
Ama bu proje insanları birleştirme hakkında düşündüklerimi değiştirdi.私の考え方を変えたプロジェクトもあります 「レイ」というプロジェクトです
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir.Aber alles was ich tun muss um euch zurück auf euren Platz zu verweisen ist diese Finger zu vereinen.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]하지만 당신의 장소에서 다시 당신을 할 필요가 그 자리를 함께 가져.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]Όμως το μόνο που πρέπει να κάνω για να σε βάλω πίσω στην θέση σου είναι να ενώσω τα δάχτυλα.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]لكن كل ما علي فعله هو إعادتك إلى مكانتك و جمع تلك الأصابع مع بعضها البعض
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Aber, das will ich betonen, wir müssen zwei Dinge miteinander verknüpfen.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Akan tetapi ada dua hal yang saya ingin hubungkan.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Ale chci říct, že si musíme dát do souvislosti dvě věci.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Dar vreau sa spun ca exista doua lucruri intre care trebuie sa facem legatura.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.De, amit szeretnék elmondani, az az, hogy itt két dolog van, amit össze kell kötni.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.저는 우리가 이것과 연결지어야 할 두 가지 사항이 있음을 말하고 싶습니다.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Mais je veux dire qu'il y a deux choses qu'il nous faut relier.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Mas quero dizer que há duas coisas que temos de relacionar.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Ma vorrei precisare che sono due le cose che dobbiamo mettere in relazione.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Pero quiero decir que necesitamos relacionar dos cosas:
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Są dwie rzeczy, które należy połączyć.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Tuy nhiên điều tôi muốn nói là: chúng ta cần kết nối 2 điều sau.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Υπάρχουν όμως δύο πράγματα που πρέπει να συνδέσουμε.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Но, според мен има две неща, които трябва да свържем.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.Но я хочу сказать, что есть две вещи, между которыми мы должны установить связь.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.אבל ברצוני לומר שישנם שני דברים שעלינו לחבר.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.لكني أريد أن أقول أن هنالك شيئين نريد أن نربطهم.
Ancak, birleştirmemiz gereken iki şey olduğunu söylemek istiyorum.西洋諸国のメディアがどうアフリカを映し出しているか、そしてその影響です。
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.A Apple focou-se na combinação computador e aplicação doméstica
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple hatte das Ziel den Computer in die Haushalte zu bringen.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple mirava ad unire il computer agli elettrodomestici
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple prøvede at fusionere computeren med husholdningsapparater
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple slaagde erin de computer samen te voegen met een huishoudelijk apparaat.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple tenía la intención de unir la computadora personal con el electrodoméstico
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple ţintea să contopească computerul cu aparatele casnice.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple wyprodukowało coś pomiędzy komputerem a sprzętem domowego użytku.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple си поставили за цел да съберат в едно компютър и домакински уред.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Apple хотел объединить компьютер с бытовой техники
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.애플사는 컴퓨터를 가전제품의 개념과 결합시키려 했기에
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Le Mac devait être simple comme la TV ou une chaîne HiFi.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.Η Apple είχε στόχο να συγχωνεύσει τον υπολογιστή με την οικιακή συσκευή.
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu."אפל" התכוונו לשלב את המחשב ככלי בית משפחתי
Apple bilgisayarları ev aletleriyle birleştirmeye çalışan bir politika izliyordu.テレビやステレオのような道具にすることを目指した