birleşmiş ile cümle

birleşmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.De V.N. wou snel mensen en goederen naar het gebied sturen.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Die U.N. wollte Menschen und Hilfsmittel in die Region bringen.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.FN ville snabbt få personal och utrustning på plats men det fanns inga kartor.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.La ONU quería enviar inmediatamente gente y provisiones al área.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Le Nazioni Unite volevano spedire personale e aiuti nell'area colpita, ma non c'erano mappe.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Liên Hiệp Quốc muốn nhanh chóng đưa người và hàng hoá tới vùng bị nạn.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.ONU voia să trimită ajutoare în zonă.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.ONZ chciało jak najszybciej dostarczyć ratowników i zaopatrzenie.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.OSN chtělo rychle do oblasti dodat podporu a materiální pomoc.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.PBB ingin segera mengirimkan relawan dan bantuan ke area bencana.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.U.N. chceli nahnať ľudí a zásoby do oblasti.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.UN은 해당 지역에 인력과 물자를 서둘러 투입하려고 했습니다.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Združeni narodi so želeli na območje naglo poslati ljudi in zaloge pomoči.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Ο ΟΗΕ ήθελε να στείλει ανθρώπους και εφόδια στην περιοχή.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.ООН хотіла надіслати рядувальників та продукти харчування.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.От ООН искаха да докарат хора и припаси в района.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.האו"ם רצה להביא אנשים ואספקה לאיזור.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.地図などありませんでした 道路も分からず、
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/EC / Kancelář Světové banky prorekonstrukci jihovýchodní Evropy http://www.seerecon.org ispa/ispa_en.htm
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/❚ Programma ambientale delle Nazioni Unite (UNEP) unità Balcanihttp://balkans.unep.ch/
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/Programul Naţiunilor Unite pentru mediu(UNEP) Secţia din Balcani http://balkans.unep.ch/
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/❚ Umweltprogramm der Vereinten Nationen (UNEP) Balkan-Einheit http://balkans.unep.ch/
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/❚ Unité «Balkans» du Programme des Nations unies pour l’environnement(PNUE)http://balkans.unep.ch/
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/Το piρόγραµµα των Ηνωµένων Εθνώνγια το piεριβάλλον (UNEP) ― µονάδα για
Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) Balkan Birimihttp://balkans.unep.ch/Балканската секция на Екологичната програма на Обединените нации (ЕПОН/ UNEP):http://balkans.unep.ch/
Birleşmiş Milletler'de ayağa kalkıp da,때 그들은 유엔에 일어
Birleşmiş Milletler'de ayağa kalkıp da,la population a commencé à se développer aux cours du débats.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.최소한 10년에서 20년의
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.10年から20年の期間を視野に入れて考えなければなりません。
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Elhagyatottság.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.En wat is hun grootste zorg? Verlating.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Ho attraversato dieci province Afgane molto rapidamente.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Ich ging sehr schnell durch 10 afghanische
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Nations Unies. J'ai traversé 10 provinces
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Renunţarea.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Sí, tengo un puesto de asesor con la Naciones Unidas.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Минах през 10 афганистански провинции много бързо.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.Я очень быстро проехался по 10 афганским провинциям.
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.ראשית צריך להיראות,
Birleşmiş Milletlerde bir danışmanlık pozisyonum vardı.للامم ا لمتحدة . تنقلت خلال عشرة مقا طعات
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Az ENSZ-nél dolgozva találkoztam egy lánnyal, a neve Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Během působení v OSN jsem potkala tuhle ženu. Jmenuje se Lauren Bushová.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Enquanto na ONU conheci esta rapariga, Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.În timp ce lucram la ONU, am cunoscut-o pe Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Khi tôi làm việc cho Liên Hiệp Quốc tôi gặp cô gái này. Cô tên là Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Mentre lavoravo alle Nazioni Unite incontrai questa ragazzina. Si chiama Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Mientras estuve trabajando en NNUU, conocí a Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Quand je travaillais à l'ONU, j'ai rencontré une fille. Elle s'appelle Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Saat bekerja di PBB, saya bertemu seorang wanita. Namanya Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Terwijl ik bij de V.N. werkte ontmoette ik een meisje. Haar naam is Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.제가 UN에서 일하는 동안 저는 로렌 부시라는 여성을 만났습니다.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Während ich bei der UN arbeitete, lernte ich diese Mädchen kennen. Ihr Name ist Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.W UN spotkałam dziewczynę: Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Zatiaľ čo som pracovala pre OSN, stretla som jedno dievča. Jej meno je Lauren Bush.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Όταν δούλευα στον ΟΗΕ συνάντησα ένα κορίτσι.Το όνομα της είναι Λώρεν Μπους.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.В период моей работы в ООН я познакомилась с этой девушкой. Её зовут Лорен Буш.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.Докато работех в ООН, се запознах с едно момиче. Казва се Лорън Буш.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.כשעבדתי באו"ם פגשתי בחורה אחת. קוראים לה לורן בוש.
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.وعندما كنت اعمل مع الامم المتحدة .. تعرفت على فتاة تدعى " لورين بوش "
Birleşmiş Milletlerde çalışrken ismi Lauren Bush olan bir kızla tanıştım.彼女はFEED bagという名のバッグを

İlgili Sayfalar