birleşiyor ile cümle
birleşiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hepimiz arkadaşlıkta birleşiyoruz.We're all united in friendship.
Bu fiziksel karakteristikler anlamın kavramsal karakteriyle birleşiyordu.These physical characteristics are combined with conceptual characteristics of meaning.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.And we know that they connect at the back of our nose or the back of our mouth.
İki çizgi sanki ortada birleşiyormuş gibi görünüyor ama öyle değil.Although it connects them and it makes you think the it somehow approaches here.
İkinci geçişte de son olarak birleşiyorlar.And on the second pass they finally are able to merge.
Burada, gerçek dünya simulasyon ile birleşiyor.Here, the real world merges with the simulation.
Ve bir şekilde bu amino asitler birleşiyor ve yaşam başlıyor.And somehow these amino acids are combined, and life begins.
Dünyadaki bütün beyinler küresel bir anlayışla birleşiyor.Linking all the brains on Earth into a planetary consciousness.
Bu hotdiggitydog.com'la birleşiyor.That links with hotdiggitydog.com.
Bunlar beyinde birleşiyor.The things are connected in the brain.
H bir proton denebilir. Elektronu alıyor, birleşiyorlar ve NADPH oluşuyor.It gets that electron and then they merge together and you have NADPH.
Elektronu alıyor, birleşiyorlar ve NADPH oluşuyor.But either way.
Onlar doğruya karşı birleşiyor, Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.They gather themselves together against the soul of the righteous, and condemn the innocent blood.
Onların aleyhinde, kötülükte, düşmanlıkta bulunmak üzere birleşiyorsunuz.And if they come to you as captives, you ransom them, although it was forbidden to you.
İnternet'teki sosyal gruplar, adı bilinmeyen sanatçıyı savunmak için birleşiyorlar.Social groups on the internet are uniting in defence of the unknown artist.
Pek çok kişi, hala iyileştirme payı bulunduğu fikrinde birleşiyor.Many would agree that there is room for improvement.
Yunan bankaları birleşiyorGreek banks merge
Bu rakamı pek çok kişi sorgulasa da, çoğu miktarların önemli seviyede olduğu noktasında birleşiyor.Many have questioned this, but most agree the amounts are significant.
Makedonya'daki işadamları, yatırımların herkese kazandıracağı konusunda birleşiyor.Businessmen in Macedonia agree that the investments are a win for everybody.
Bosna'da Ramazan'la birlikte köklü gelenekler modernizasyonla birleşiyor.Long-held traditions merge with modernisation during Ramadan in Bosnia.
Ancak herkes, cinayetin emrini verenlerin ortaya çıkarılması gerektiği noktasında birleşiyor.All agree on the necessity of finding those who ordered the killing.
Muhafazakârlar ve Kemalistler milliyetçilik etrafında birleşiyorConservatives, Kemalists unite around nationalism
Siyasi analistler bunun stratejik bir hamle olduğu konusunda birleşiyorlar.Political analysts agree that the move is strategic.
Güneydoğu Avrupa'da tarih ve ticaret, Tuna Nehri boylarında birleşiyor.In southeast Europe, the Danube River connects history and commerce.
Salı günkü ölümünün "çok erken" olduğu konusunda bütün Sırplar birleşiyor.Her death Tuesday was "too soon" Serbs agree.
Analistler, başka hiçbir partinin %10 barajına yaklaşmasının beklenmediği konusunda birleşiyorlar.No other party is expected to approach that 10% threshold, analysts agree.
Çoğu analistler bunun yıldırıcı bir süreç olacağında birleşiyorlar.Most analysts agree that it will be a daunting challenge.
Analistler, başlarda yapılan barışçı protestoların verdiği mesajın bozulduğu konusunda birleşiyor.Analysts agree that the message of the initial peaceful protests has been distorted.
Bu fiziksel karakteristikler anlamın kavramsal karakteriyle birleşiyordu.Probablemente estas figuras tuvieron en su origen un carácter totémico.
Ama bölümün sonunda barışıyorlar ve grup tekrar birleşiyor.Казалось, всё закончилось благополучно, семья была наконец воссоединена.
Ama bölümün sonunda barışıyorlar ve grup tekrar birleşiyor.Ao fim do episódio, as duas se reconciliam e voltam a morar juntas.
Ceketin devrik yakaları vardı, ceket iki düğme ile birleşiyordu.De mouwen zijn omgeslagen en de jas heeft 2 zakken.
Planları farklı olmasına rağmen her iki komutan da bir adanın alınması konusunda birleşiyordu "Peleliu".Ofschoon om verschillende redenen, vereiste de strategie van beide commandanten een aanval op Peleliu.
Ama bölümün sonunda barışıyorlar ve grup tekrar birleşiyor.Dia akhirnya berdamai dengan kelompok dan bergabung dengan mereka.
Ama bölümün sonunda barışıyorlar ve grup tekrar birleşiyor.所幸他们最后和解并联合起来了。
Sonra Türkiye sınırındaki Aras Nehri ile birleşiyor.По течението на реката минава границата с Турция.
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.Al Gore: végre a pozitív alternatíva. ami egyszerre oldja meg a gazdasági és nemzetbiztonsági problémáinkat
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.Nakoniec pozitívna alternatíva súvisí s našou ekonomickou výzvou a výzvou národnej bezpečnosti.
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.Terakhir, suatu alternatif positif yang terkait dengan krisis ekonomi dan krisis keamanan nasional kita.
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.І нарешті, ця позитивна альтернатива зводить воєдино і наші економічні виклики, і проблеми нашої безпеки.
Ayrıca, bu kenarlar birleşiyor gibi gözüküyor.En annan sak, de här kanterna verkar passa ihop tillsammans.
Ayrıca, bu kenarlar birleşiyor gibi gözüküyor.Tyto hrany vypadají, že tvoří řadu.
Ayrıca, bu kenarlar birleşiyor gibi gözüküyor.וגם, הצלעות האלה נראות כאילו הן מתאימות זו לזו.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.A vieme, že sa spájajú zadnou časťout nosa a zadnou časťou úst.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.Dan kita tahu bahwa mereka terhubung di belakang hidung atau belakang mulut kita.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.E noi sappiamo che essi si uniscono sul retro del naso, o sul retro della bocca.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.E sabemos que eles se conectam por detrás de nosso nariz ou de nossa boca.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.그리고 코 뒤쪽과 입 뒤쪽으로 이렇게 이어져 있습니다. 그리고 코 뒤쪽과 입 뒤쪽으로 이렇게 이어져 있습니다.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.Ştim de asemenea că sunt interconectate în spatele nasului sau în spatele gurii.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.Tylne części jamy ustnej i jamy nosowej łączą się ze sobą.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.Víme, že se oba prostory spojují na konci nosní dutiny nebo na konci ústní dutiny.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.Y sabemos que se conectan en la parte posterior de la nariz o la la parte posterior de la boca.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.І ми знаємо, що вони поєднуються позаду носу і роту.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.Тези пространства са свързани края на устата.
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.וגם זה מרחב גדול הנה כך. ואנחנו יודעים שהם מתחברים מאחורי האף
Biliyoruzki bunlar burnumuzun arkasında veya ağzımızın gerisinde birleşiyorlar.ونعلم أن هذين التجويفين يتصلان ببعضهما البعض في آخر اللأنف أو مؤخرة الفم
Bu hotdiggitydog.com'la birleşiyor.Asta se leagă de hotdiggitydog.com
Bu hotdiggitydog.com'la birleşiyor. Bu benim büyük babam.Dat leidt naar jawaddedadde.com, wat trouwens mijn opa is.
Bu hotdiggitydog.com'la birleşiyor.Ce qui nous amène sur cestbath.com C'est mon grand-père.
Bu hotdiggitydog.com'la birleşiyor.그러면 "핫-디기티-도그-노래.com"으로 연결되죠.