Ana içeriğe geç
Sözlük

biriyle ile cümle

biriyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.لكنه كان لا يتحاب مع أحد من المعجبين به.
Biriyle sohbet etmiştim.Iniciar uma conversa com alguém.
Bu tek yoluydu, çünkü bilirsiniz, başka biriyle birlikte yazmak çok samimidir.Essa era a única maneira, porque escrever canções junto com alguém é muito íntimo.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Aleixo recusou, alegando que tencionava casar o garoto com uma de suas próprias filhas.
Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler.Hij denkt daardoor dat zijn vrouw hem met een andere man bedrogen heeft.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Later ontmoet ze Paul.
Canım biriyle konuşmak istedi.Ik had zin om met iemand te praten.
Biriyle konuşmalıyım.Ik moet met iemand praten.
En sonunda hayranlarından biriyle evleniyor.Uiteindelijk trouwt ze met een van haar aanbidders.
Ve asla meslekten biriyle ne seviş, ne de evlen.Sam nigdy nie obcował z kobietami ani się nie ożenił.
Ayrıca II. Felipe'nin kızlarından biriyle evlenmeyi kabul ediyordu.Poza tym obie córki Karola miały poślubić synów Filipa.
Dün akşam Tom biriyle tartışıyordu.Wczoraj wieczorem kłócił się z Tomem.
Ovid'in aktardığına göre Philippus daha sonra Atia'nın kız kardeşlerinden biriyle evlendi.Philippus gifte senare om sig med en av hennes systrar.
Hızlı bir oyuncudur ancak her an biriyle kavgaya tutuşabilir.Hennes förmåga är väldigt snabb men kan bara påverka en motståndare i taget.
Bu tür bebeklerdeki biriyle benzerlik neredeyse ideal olabilir.Схожість з людиною у таких ляльок може бути майже ідеальною.
Beni Fransızca konuşan biriyle tanıştırır mısın?Можеш познайомити мене з кимось, хто говорить французькою?
Tom biriyle çıkıyor.Том із кимось зустрічається.
Ve asla meslekten biriyle ne seviş, ne de evlen.Takto se nikdy neoženíme a nevdáme.
Yemek yemek için bir restorana girer ve Denise isimli biriyle tanışıp ona kur yapar.Jde zpět do kavárny, kde potká spolužačku Denetru, se kterou se spřátelí.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Ony se s ní ale nechtějí přátelit.
Bütünleşme: LibreOffice'in tüm bileşenleri bir biriyle bütünlük içindedir.Habermase: pro společnost je závazné jen to, na čem se všichni její členové svobodně dohodli.
Herhangi biriyle karşılaşmak için meydan okudular.Všem nařizujeme, aby se s nimi přestali stýkat.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Cei doi au împreună un băiat pe nume Paul.
Biriyle sohbet etmiştim.Cubleșu Someșan.
Babası annesini terk ettikten sonra başka biriyle daha evlenmiştir ve ondan bir oğlu olmuştur.Între timp, tatăl său s-a recăsătorit și acum așteaptă un fiu.
Tom biriyle konuşmadı.Tom nu a vorbit cu nimeni.
Tom biriyle çıkıyor.Tom se întâlnește cu cineva.
Gerçekten biriyle konuşmam lazım.Chiar trebuie să vorbesc cu cineva.
Biriyle konuşmalıyım.Trebuie să vorbesc cu cineva.
Çoğu ninja, yüksek-seviyede olanlar bile, S-sınıfı biriyle yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ederler.Még a magas rangú nindzsák is inkább menekülnek, minthogy harcoljanak egy S-osztálybeli harcossal.
Eve geldiğinde ise Kate'in telefonda biriyle görüştüğünü görür.Észreveszi, hogy Kate telefonál valakivel.
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.Úgy határozott, hogy eme két országot, az enyémet és a tiédet zaklatja, pusztítja.
Kendisini arayan herhangi biriyle konuşmayı görev kabul ediyordu.Mindenkihez közvetlen volt, mindenkivel elbeszélgetett, aki hozzá fordult.
On yedi yaşındayken teyzelerinden biriyle New York şehrine geldi.Tizenévesen nagybátyjával New Yorkba hajózott.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Pauli néven sorolta fel.
Ovid'in aktardığına göre Philippus daha sonra Atia'nın kız kardeşlerinden biriyle evlendi.Ovidiuksen mukaan Philippus meni myöhemmin naimisiin erään tämän siskon kanssa.
Filmin afişi; "Giden biriyle ya ikinci bir şansın daha olsaydı?" diyor.Elokuvan keskeinen kysymys on: Entä jos saisit toisen mahdollisuuden hänen kanssaan, jonka kerran menetit?
Biriyle sohbet etmiştim.Haastatellut henkilöt.
Herhangi biriyle karşılaşmak için meydan okudular.He sopivat tapaavansa muita ihmisiä.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.He saivat pojan nimeltä Paul.
Partide Bay Kimura diye biriyle tanıştım.Tutustuin juhlissa Kimura-nimiseen herraan.
Burada biriyle buluşacak mısın?Skal du mødes med nogen her?
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Han vil ikke tjene en slik øvrighet.
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Fra hvert nivå kan en magiker lære tre trolldommer av totalt fire.
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Tiap karakter hanya dapat mempelajari 3 mantra sihir tiap level.
Yıllar sonra hizmetçilerinden biriyle kız kardeşini evlendirir.Sebulan kemudian dia menikahi ibunda mereka.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.一部の人間からはポールと呼ばれることがある。
Biriyle sohbet etmiştim.話し相手でもあった。
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.だが私は自分自身の生き様を持って後世、士の道に背く者への戒めにするのだ。
Filmin afişi; "Giden biriyle ya ikinci bir şansın daha olsaydı?" diyor.彼は「もし我々が幸運なら第二部があるだろう。
Orada kendim görünmem için, orada görünen biriyle çıkıyor olmam gerekir.今回は僕の姿を見て走り出した方と一緒に走りたい。
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.あんな男の妻にならなくてよかった。
Bu problem hakkında herhangi biriyle konuştun mu?この問題について誰かに話をしましたか?
Yoldan geçen biriyle karşılaştığında tepkisi通行人に会った際の行動
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.你不會想跟另類的人交朋友吧。
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.每个角色只能学习每级魔法中的三个。
Biriyle sohbet etmiştim.与他们聊天。
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.본 작의 주인공으로, 세 명의 마법기사 중 한 명.
Görev, ‘İsminizi Kuyruklu Yıldız’a Gönderin!’ adındaki tanıtıcı kampanyalarından biriyle göze çarptı.임무의 홍보 캠페인 중 하나는 주목할 만했는데, 바로 "혜성에 당신의 이름을 보내세요!"(Send Your Name To A Comet!)였다.
Örneğin biriyle buluşma günü gelene kadar başka görevler yapmak.다녀오는 그날 까지 어떤 인터뷰도 거절합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
biriyle ile cümle - Sayfa 8 - biriyle kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App