Ana içeriğe geç
Sözlük

biriyle ile cümle

biriyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kullanıcı biriyle ilgilenmiyorsa sola kaydırır.If the user is not interested in someone, they swipe left.
Göçmenler nadiren Japon olmayan biriyle evlendiler.[1]Immigrants rarely accepted marriage with a non-Japanese person.[26]
Deneyin ikinci aşamasında, çocuklar iki prosedürden biriyle test edildi.In the second phase of the experiment, the children were tested with one of two procedures.
Amphictyon'un Cranaus'un kızlarından biriyle evlendiği de söylenir.Amphictyon is said to have married one of the daughters of Cranaus.
("Sokakta biriyle tanışabilir misin [bir arkadaş]"?)("Can you meet one in the street [a friend]"?)
2017'de Montreal'de Atikamekçe konuşan biriyle yapılan bir kayıt.A recording session with a speaker of the Atikamekw language in 2017 in Montreal.
Beni biriyle karıştırmış olmalısınız.Sie müssen mich mit jemandem verwechselt haben.
Biriyle konuşmalısın.Du solltest mit jemandem reden.
Dün akşam Tom biriyle tartışıyordu.Den ganzen Abend lang hat Tom mit jemandem debattiert.
Biriyle geziyordu.Er ging mit jemandem spazieren.
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Jede Magieschule ist mit einem der drei Kampfstile verbunden.
Biriyle sohbet etmiştim.Gespräch mit einem Freund.
Bütünleşme: LibreOffice'in tüm bileşenleri bir biriyle bütünlük içindedir.Solo: Der ganze Talon gehört den Gegnern.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Dabei trifft er eine Frau namens Dora.
Fakat oyun bu dört ülkeden biriyle sınırlı değildir.Die Gruppengröße ist hierbei auf vier Spieler begrenzt.
Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler.Ferner nahmen sie Frauen von anderen Gruppen in Zweitheirat.
Hızlı bir oyuncudur ancak her an biriyle kavgaya tutuşabilir.Dies ist ein instanzierter Kampfplatz, der nur einmal pro Tag von jedem Spieler betreten werden kann.
Japonya'da biriyle karşılaşıldığı zaman eğilmek kibarlıktır.Au Japon, il est poli de s'incliner quand on rencontre quelqu'un.
Biriyle miydin?Tu étais avec quelqu'un ?
Çoğu insanın karşılaştığı biriyle karşılaştı.Elle a rencontré quelqu'un que beaucoup de monde rencontre.
Beni biriyle karıştırmış olmalısınız.Vous m'avez sûrement confondu avec quelqu'un d'autre.
Başka bir gezegenden biriyle tanışsanız ne yaparsınız?Que feriez-vous si vous rencontriez un homme d'une autre planète ?
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Chaque école de magie est reliée à un des trois styles de combat.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.Durant la première nuit, Kristi se réveille et parle à quelqu'un se trouvant hors champ de la caméra.
Alejandro başka biriyle evlenir ve başka bir yere gider.Mais Shivani se marie à un autre et part à l’étranger.
Eve geldiğinde ise Kate'in telefonda biriyle görüştüğünü görür.À l'arrivée, David voit sa femme au téléphone.
Bloch daha sonra, filmlerden herhangi biriyle ilgisiz iki kısa film yazdı.Robert Bloch a écrit plus tard deux suites, qui ne sont liées à aucune des suites du film.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Alexis justifie son refus en affirmant qu'il a pour projet de le marier à l'une de ses filles.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Il ne veut pas être avec quelqu'un qui fait ce genre de chose.
Biriyle sohbet etmiştim.J’ai parlé à certains d’entre eux.
Kızlarından biriyle Musa evlenmiştir.Un de ses fils s'est marié à Muids.
Ben de ofisten biriyle çıkıyorum.Yo también salgo con alguien de la oficina.
Biriyle birlikte mi yaşıyorsun?¿Vives con alguien?
Biriyle birlikte misin?¿Estás con alguien?
Çikolata sevmeyen biriyle hiç tanışmadım.Jamás he conocido a alguien que no le guste el chocolate.
Bence biriyle konuşmalısın.Creo que deberías hablar con alguien.
Sadece "evet" ve "hayır" diyen biriyle konuşmaya devam etmek çok zor.Seguir hablando con alguien que solo dice "sí" o "no" es muy difícil.
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Las escuelas de magia están vinculadas a uno de los tres estilos de lucha.
Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler.Al final algunos vuelven a acabar con sus esposas, mientras que otros disfrutan de nuevas parejas.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Con el tiempo llegó a ser conocido como Paul.
Biriyle sohbet etmiştim.Consultado Ene.
Ali Paşa padişah II. Selim tarafından çok sevilirdi ve II. Selim'in kızlarından biriyle evlenmişti.Hijo de un almuédano, llegó a ser favorito del sultán Selim II y se casó con una de sus hijas.
Sonunda, onu bulunduğu odaya götüren biriyle karşılaşır.Mencionó que alguien la estaba esperando en la habitación contigua.
Kemal orada alın teriyle çalışan biriyle tanışır.Kenyon se reúne con Kyra, quien abortó.
Onun gibi biriyle evlenmek isterim.Vorrei sposare qualcuno come lei.
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Ogni magia di scuola è legata anche ad uno dei tre stili di combattimento.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.È sposato con un uomo di nome Paul.
11 yaşındayken anne-babası boşandı ve kısa bir süre sonra annesi başka biriyle evlendi.I suoi genitori divorziarono quando aveva undici anni e la madre in seguito si risposò.
Bir gün komşularından birini ziyaret eder ve üç kızından biriyle evlenmek istediğini bildirir.Una notte un uomo va a visitare la sua ex moglie e scopre che intende sposare un suo vecchio amico.
Kemal orada alın teriyle çalışan biriyle tanışır.David incontra Ariel che lo mette in contatto con un gruppo che fa uso di droghe.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Sinceramente non volevo essere associata a una persona del genere.
Bu tür bebeklerdeki biriyle benzerlik neredeyse ideal olabilir.Сходство с человеком у таких кукол может быть почти идеальным.
O sırada Paul adlı biriyle karşılaşırlar.Однажды во время вечеринки появляется молодой человек по имени Пол.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.Этой же ночью Кристи просыпается и начинает разговаривать с кем-то за камерой.
Alejandro başka biriyle evlenir ve başka bir yere gider.Александр оставляет её и женится на другой женщине.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Поэтому, никто не хотел с ней дружить.
Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler.Если же его супруг(а) не вступил(а) в новый брак, то брак восстанавливается.
Başka bir deyişle, belirli bir durum ortaya çıktığında, bir organizma iki sistemden biriyle tepki verebilir.Либо при определённом стечении обстоятельств система создаст два одиночки.
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.Каждое из заклинаний принадлежит определенной школе магии.
Ve asla meslekten biriyle ne seviş, ne de evlen.Мать никогда не разрешала ему ни жениться, ни служить.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
biriyle ile cümle - Sayfa 7 - biriyle kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App