Ana içeriğe geç
Sözlük

biriyle ile cümle

biriyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım. Kendisi bir tıbbi cihaz firmasında çalışıyordu.Recientemente, trabajé con un ejecutivo llamado Joe, que trabajaba para una compañía de equipos médicos.
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım. Kendisi bir tıbbi cihaz firmasında çalışıyordu.Наскоро работих с изпълнител на име Джо, който е работил за компания за медицински устройства.
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım.Recent werkte ik met een directeur, Joe.
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım.Недавно я працювала з одним службовцем на ім'я Джо.
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım.Недавно я работала с одним служащим по имени Джо.
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım.לאחרונה, עבדתי עם מנהל בשם ג'ו.
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım.لذا، مؤخرًا، عملت مع مسؤول تنفيذي يسمى جو،
Yakın zamanda Joe adında biriyle çalıştım.彼は医療機器の企業に勤めていました
Yani, biriyle evlenirsen, onu bazen çok seversin, bazen daha az. Bazen onlar seni hayal kırıklığına uğratır.Ако се ожените, понякога обичате човека до вас много, понякога по-малко, друг път сте разочаровани от него.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.Cho nên với người Iran, bạn có thể biết người ta theo bên nào dựa vào số hôn người ta trao cho bạn.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz."Ich kann nicht glauben, dass du dieses Regime unterstützt mit deinen drei Küssen."
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.이란인들을 만날 때 그들의 정치 성향은 키스를 몇 번 하느냐에 따라 알 수 있죠.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.La iranieni, se poate spune de ce partea a baricadei stau pe baza numărului de pupici primiți.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.Met Iraniërs weet je aan welke kant ze staan op basis van het aantal kussen dat ze je geven.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz."No puedo creer que apoyes el régimen con tus tres besos."
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.Perciò con gli iraniani potete scoprire da che parte stanno a seconda di quanti baci vi danno.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.Takže u Íránců můžete říct, na které straně ten člověk je, podle toho, kolikrát vás políbí.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.Zatem u Irańczyków, po ilości pocałunków łatwo poznać, która opcję polityczną osoba popiera.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.З Іранцями ви завжди точно знаєте, на чиїй стороні людина, зважаючи на кількість поцілунків.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.אז אצל האיראנים אפשר לדעת במי האיש מצדד לפי מספר הנשיקות שהוא נותן לך.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.لذا مع الإيرانيين , تستطيع أن تعرف لأي جهة ينحاز ذلك الشخص على أساس عدد القبلات التي يقبلك إياها.
Yani İranlı biriyleyken sizi kaç kez öptüğüne bakarak kimin tarafında olduğunu anlayabilirsiniz.政権を支持したか否かが わかりますね 3回目までいけば 「なんで3回? お前...
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ale musím vás varovať, ak budete hrať s niekým, kto rozdáva karty takto, nehrajte o peniaze.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ale musím vás varovat, pokud někdy budete hrát s někým, kdo rozdává karty takto, nehrajte o peníze.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ale muszę was ostrzec... jeśli przyjdzie wam grać z kimś, kto tak rozdaje karty, nie grajcie na pieniądze.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Contudo, devo avisar-vos que se jogarem com alguém que dá cartas assim, não joguem a dinheiro.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Devo avvisarvi però, se giocate a carte con qualcuno che maneggia le carte così, non giocate a soldi.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ik waarschuw jullie, als je ooit met iemand speelt die zo deelt, speel dan niet voor geld.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.여러분이 이처럼 카드를 다룰 수 있는 사람을 만나게 된다면 돈은 걸지 말아야 할 겁니다.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Pero debo advertirles, si alguna vez juegan con alguien que reparte las cartas así, no jueguen por dinero.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Vă avertizez, totuși, dacă jucați cu cineva care amestecă așa, nu jucați pe bani.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.אם אי פעם תשחקו עם מישהו שמחלק קלפים בצורה כזו, אל תהמרו בכסף.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.إن لعبتم قط مع شخص يوزع البطاقات هكذا، لا تلعب من أجل المال.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.お金はかけないで (音楽)
Yıl 1995. Üniversitedeyim, arkadaşın biriyle yolculuğa çıkmışız Providence, Rhode Island'tanИтак, 1995 год, я в колледже, со своей подругой путешествую из Провиденс, Род-Айленд в Портленд, штат Орегон
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiAk nie, prečo by som robil také bláznivé veci, kvôli jednému človeku z nižšej vrstvy?
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiDaca nu, de ce m-as deranja sa-i fac astfel de lucruri unei persoane inferioare.
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiJos ei olisi, miksi vaivautuisin tekemään tällaisia asioita alempiarvoiselle henkilölle?
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiKalau tidak, kenapa saya mau berbuat hal bodoh seperti ini demi seorang berkelas rendah
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiKdyby ne, jak bych se mohl snížit k něčemu tak podprůměrnému k studentce nižší třídy?!
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım ki아니면 내가 이딴짓까지 해가면서 그런 하찮은 애한테 눈길이나 주겠냐?
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiOm inte, varför skulle jag bry mig om att göra sådana saker för en låg klass person.
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiSe no, perchè mi darei tanto fastidio a fare cose così stupide a una persona di basso livello.
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiSinon pourquoi je m'ennuierais à faire des choses aussi stupides à une fille de basse classe ?
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiWarum sollte ich mich den sonst mit solch blöden Spässen beschäftigen
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiZakaj bi se sicer trudil za tako nizko osebo. (nižji socialni položa)
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiΑν όχι,γιατί θα έμπαινα στον κόπο να κάνω τέτοια ανόητα πράγματα για ένα άτομο κατώτερης τάξης?!
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiА иначе зачем бы мне беспокоиться делать такие глупые вещи для человека низшего класса.
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiאם לא למה שאני אתעמץ לעשות דבר כל כך טיפשי וכל כך נמוך
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiإن لم يكن كذلك، لماذا ازعج نفسي بفعل هذه الاشياء لشخص من طبقه متدنيه؟
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım ki普通の人は、そんなの感謝しないんだぞ
Zaten dışarı çıkıp biriyle buluşmam gerek.Most el kell mennem találkozni valakivel.
Zaten dışarı çıkıp biriyle buluşmam gerek.Πρέπει να πάω να συναντήσω κάποιον έτσι και αλλιώς.
Zaten dışarı çıkıp biriyle buluşmam gerek.على كل حال انا خارج للالتقاء بشخص
Zig Jackson diye biriyle yemekteydik.Dus ik was op een etentje met een kerel genaamd Zig Jackson.
Zig Jackson diye biriyle yemekteydik.E então estou num jantar com um tipo chamado Zig Jackson.
Zig Jackson diye biriyle yemekteydik. Fotoğraftaki kişi Zig.Acesta e Zig în fotografie.
Zig Jackson diye biriyle yemekteydik.Ich traf bei einem der Essen Zig Jackson.
Zig Jackson diye biriyle yemekteydik.지그 잭슨이라고 하는 사람과 저녁을 먹으러 갔었죠.
Zig Jackson diye biriyle yemekteydik.В общем, я на ужине с парнем по имени Зиг Джексон.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod