Birkaç hafta önce YouTube'da korkunç kurşunlardan biriyle yaralananガブリエル・ギフォーズ下院議員が 銃で撃たれた 頭のひどい怪我からの
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.10의 몇 제곱으로 표현된 숫자가 있기 때문이에요
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.Mám číslo krát mocnina 10.
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.Vi har et tal gange 10 opløftet i noget.
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.Имам някакво число на десета степен.
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.У мене є число, помножене на 10 у ступені.
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.حيث ان لدينا عدد مضروب بـ 10 مرفوعة لقوة ما
Bir sayımız var ve bu sayı 10 kuvvetlerinden biriyle çarpılmış.しかし
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.C'était un peu un mariage d'amis avec chacun d'eux.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Fue como un "matrimonio de amistad" con cada uno.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Ho come sposato in amicizia ognuno di questi uomini.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Ich habe so gewissermaßen jeden dieser Burschen Freund-geheiratet.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Într-un fel, m-am căsătorit prietenește cu fiecare dintre acești tipi.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.저는 이 친구들 각각과 "우정 결혼"을 한 셈이었습니다.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Saya seperti menikah dengan setiap teman pria saya ini.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Κατα κάποιο τρόπο παντρεύτηκα φιλικά με όλους τους.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Аз като че ли се ожених приятелски за всеки един от тези мъже.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Я как будто по-дружески женился на каждом из них.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.אני כאילו נישאתי-חברית לכל אחד מהם.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.في الحقيقة كان الامر كذلك .. فالامر هنا يشابه الزواج
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.最初の1人はジェフ・シュムリンでした
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Come potevano dire che noi, che formavamo un gruppo, non meritassimo gli stessi diritti di qualcun altro?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Como é que podiam dizer que nós, como grupo, não merecíamos os mesmos direitos que os outros?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?¿Cómo podían decir que nosotros, como grupo no merecíamos igualdad de derechos como cualquier otra persona?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Cum puteau să spună că noi ca grup nu merităm drepturi egale ca oricine altcineva?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Hoe kon ze zeggen dat wij als goep niet evenveel rechten verdienden als iemand anders?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Hogyan tudják azt mondani, hogy mi, egy csoportként nem érdemlünk egyenlő jogokat, úgy mint mások?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Hur kunde de säga att vi som grupp inte förtjänade lika rättigheter som alla andra?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Hvordan kunne de sige at vi som en gruppe ikke fortjente lige rettigheder ligesom alle andre?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Jak mohli říct, že my jako skupina si nezasloužíme rovná práva jako někdo jiný?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Jak można mówić, że jako grupa nie zasługujemy na te same prawa, co inni?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Kako lahko rečejo, da si mi kot skupina ne zaslužimo enakih pravic, kot kdorkoli drug?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?어찌 그 사람들은 우리가 하나의 집단으로서 다른 사람들과 평등한 권리를 받으면 안된다고 말할 수 있단 말인가?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Wie können sie sagen, dass wir als Gruppe nicht die gleichen Rechte verdienen?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Πώς μπορούν να λένε πως εμείς σαν ομάδα δεν αξίζουμε ίσα δικαιώματα όπως κάποιος άλλος;
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Как е възможно да кажат, че като група не заслужаваме равни права както всеки друг?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Как могут они говорить, что мы, как группа людей, не заслуживаем равных прав со всеми остальными?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?Як вони могли сказати, що ми, як група, не заслуговуємо мати права на рівні з усіма іншими?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?איך אפשר לומר שאנחנו, כקבוצה, לא זכאים לשוויון זכויות כמו כל אחד אחר?
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?كيف يستطيعون أن يقولوا أننا كمجموعة لا نستحق حقوقا متساوية كأي أحد آخر؟
Bizim bir grup olarak başka biriyle eşit hakları hak etmediğimizi nasıl söyleyebiliyorlardı?何を持って 私たちのグループが平等な 権利を得るのに値しないと言うのでしょうか? そもそも私たちはグループなのか? 何のグループなのか?
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Af en sådan vil jeg rose mig; men af mig selv vil jeg ikke rose mig, uden af min Magtesløshed.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Av dette vil jeg rose mig; men av mig selv vil jeg ikke rose mig, uten av min skrøpelighet.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Az ilyennel dicsekeszem; magammal pedig nem dicsekeszem, ha csak az én gyengeségeimmel nem.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.¡De aquel hombre me gloriaré! Pero de mí mismo no me gloriaré sino en mis debilidades
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Desse tal me gloriarei, mas de mim mesmo não me gloriarei, senão nas minhas fraquezas.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Di lui io mi vanterò! Di me stesso invece non mi vanterò fuorchè delle mie debolezze
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Für denselben will ich mich rühmen; für mich selbst aber will ich mich nichts rühmen, nur meiner Schwachheit.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Je me glorifierai d`un tel homme, mais de moi-même je ne me glorifierai pas, sinon de mes infirmités.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.내가 이런 사람을 위하여 자랑하겠으나 나를 위하여는 약한 것들 외에 자랑치 아니하리라
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.S takim se bom hvalil, sam s seboj se pa ne bom hvalil, razen s slabostmi svojimi.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Takovým budu se chlubiti, ale sám sebou nechci se chlubiti, než toliko nemocmi svými.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Tästä miehestä minä kerskaan, mutta itsestäni en kerskaa, paitsi heikkoudestani.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Za takého sa budem chváliť, ale sám za seba sa nebudem chváliť, iba svojimi slabosťami.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Z takiego człowieka chlubić się będę; ale z siebie samego chlubić się nie będę, tylko z krewkości moich.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Υπερ του τοιουτου θελω καυχηθη, υπερ δε εμαυτου δεν θελω καυχηθη ειμη εις τας ασθενειας μου.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Таким хвалити мусь; собою ж не хвалити мусь, а тільки немощами моїми.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Таким человеком могу хвалиться; собою же не похвалюсь, разве только немощами моими.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.על איש כמוהו אתהלל אך על עצמי לא אתהלל זולתי בחלשותי׃
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.من جهة هذا افتخر. ولكن من جهة نفسي لا افتخر الا بضعفاتي.