Ana içeriğe geç
Sözlük

biriyle ile cümle

biriyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.그러다가 당신을 아주 좋아하는 사람을 많났고, 그녀를 알고 싶어합니다
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Potkáte ženu, která se vám líbí, seznámíte se s ní.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Si intalnesti pe cineva care-ti place cu adevarat si vrei sa o cunosti mai bine.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Und du triffst jemanden, den du wirklich magst, du möchtest sie gerne kennenlernen.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Và nếu bạn gặp một người bạn rất thích và muốn làm quen với cô ấy.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Y conoce a alguien que realmente te gusta, llega a conocerla.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Και συναντάτε κάποια που σας αρέσει πολύ, αρχίζετε να την γνωρίζετε.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Вы встречаете кого-то, кто вам очень нравится, вы с ней знакомитесь.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Зустріли ту, яка вам справді подобається, ви знайомитеся з нею.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.Срещате жена която много харесвате, и я опознавате.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.ואתה פוגש מישהי שאתה ממש אוהב.
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.وقابلت انسانة أعجبت بها حقاً, ورغبت في التعرف عليها
Biriyle buluştun çok hoş görünüyorsun ve onunda hoş olduğunu biliyorsun.レストランでこんな話をします 「おいくつなんですか?」
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Du behöver inte alltid vara tillsammans för att dejta.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Du musst nicht immer zusammen sein um zu daten.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Hẹn hò, không nhất thiết phải luôn ở bên nhau.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Je hoeft niet altijd bij elkaar te zijn om met elkaar uit te gaan.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Kamu tak harus selalu bersama untuk pacaran.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Non devi stare sempre insieme per essere fidanzati
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Nu trebuie sa fiti tot timpul impreuna ca sa iesiti impreuna.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Vous n'êtes pas obligés d'être toujours collés pour sortir ensemble.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Δεν χρειάζεται να είστε πάντα μαζί για να είστε ζευγάρι.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Не нужно всегда быть вместе, чтобы встречаться с кем-то.
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.Нещо което никога не направихме в гимназията?
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.ليس عليكي أنا تكوني لصيقة بالشخص الذي تحبيه
Biriyle çıkman için hep beraber olman gerekmez.お姉さんは行くわね
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Elke keer als ik een interview doe met iemand, kan ik zeggen: "Ben jij fris genoeg voor dit interview?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?En cualquier momento durante una entrevista con alguien puedo decir "¿Estás bien fresco para esta entrevista?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?E sempre que entrevistar alguém, posso dizer: "Sente-se suficientemente fresco para esta entrevista?"
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Ha interjút kell készítenem valakivel, megkérdezhetem: "Eléggé frissnek érzi magát?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız? Hazır mısınız?Ведучи переговори з ким завгодно, я кажу: " ви достатньо освіжилися перед інтерв"ю? чи ви готові?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Kdykoliv budu dělat s někým rozhovor, můžu říct, "jste na tento rozhovor dostatečně čerstvý?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Keď budem robiť rozhovor s niekým, poviem: "Ste dosť čerstvý na rozhovor?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?제가 누군가와 인터뷰를 하는 동안의 어느 때라도, "이 인터뷰를 위해 준비됐나?"
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Mens hver gang jeg laver et interview med nogen, kan jeg sige, "Er du frisk nok til dette interview?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Quando sono in un'intervista posso chiedere a quella persona, "Ti senti fresco, a posto?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Setiap saat aku akan mewawancara seseorang, aku akan bertanya, "Apakah kau cukup segar untuk wawancara ini?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Und jedes Mal, wenn ich jemanden interviewe, kann ich sagen: "Sind sie frisch genug für dieses Interview?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Zawsze kiedy będę robił z kimś wywiad, powiem: "Czy czujesz się dostatecznie świeżo?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Καθώς θα παίρνω μια συνέντευξη από κάποιον, μπορώ να λέω, "Είστε αρκετά φρέσκος γι'αυτή τη συνέντευξη;
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Всякий раз перед интервью с кем-то, я могу спросить: "Вы достаточно свежи для этого интервью?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?Докато по всяко време, когато правя интервю с някого мога да кажа: "Достатъчно свежи ли сте за това интервю?
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?ובכל פעם שאני מראיין מישהו, אני יכול להגיד, "האם אתה מספיק רענן לראיון הזה?"
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?في أي وقت أقابل أحدهم أستطيع القول، " هل أنت منتعش لهذه المقابلة؟
Biriyle görüşme yaptığım sırada, şöyle diyebilirim, "Bu görüşme için yeterince canlı mısınız?「インタビューを前にしてさっぱりしてる? 準備できた?緊張してる?
Biriyle mi boğuşmuş?Envolveu-se numa briga com alguém?
Biriyle mi boğuşmuş?Ha lottato con qualcuno?
Biriyle mi boğuşmuş?¿Se peleó con alguien?
Biriyle mi boğuşmuş?Sloges han med nogen?
Biriyle mi boğuşmuş?Slogs han med nån?
Biriyle mi boğuşmuş?Stoczył z kimś walkę?
Biriyle mi boğuşmuş?-Tappeliko hän jonkun kanssa?
Biriyle mi boğuşmuş?Μήπως πάλεψε με κάποιον;
Biriyle mi boğuşmuş?Он с кем-то вступил в драку?
Biriyle tanıştıracağım seni, tam sana göre bir adam.Te voy a presentar a alguien. Es totalmente tu tipo.
Birkaç hafta önce YouTube'da korkunç kurşunlardan biriyle yaralanan몇 주 전에, 저는 유튜브에서 동영상을 하나 봤습니다. 여성 하원의원인 가브리엘 기포드의 영상이었는데
Birkaç hafta önce YouTube'da korkunç kurşunlardan biriyle yaralananPár hete láttam egy videót a YouTube-on Gabrielle Giffords képviselőnőről.
Birkaç hafta önce YouTube'da korkunç kurşunlardan biriyle yaralananPřed několika týdny jsem viděl na YouTube video ze začátku rekonvalescence členky Kongresu
Birkaç hafta önce YouTube'da korkunç kurşunlardan biriyle yaralananלפני כמה שבועות צפיתי בסרטון ב"יו-טיוב" על חברת הקונגרס גבריאל גיפורדס
Birkaç hafta önce YouTube'da korkunç kurşunlardan biriyle yaralananقبل بضعة اسابيع رأيت فيديو على اليوتيوب لعضوة الكونجرس غابرييل جيفوردز
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod