Birisi öldüğünde çok yazık.It's a pity when somebody dies.
Sen akıllı ve zeki birisin.You've got a good head on your shoulders.
Birisi beni kolumdan yakaladı.Somebody caught me by the arm.
Birisi onun kolundan tuttuğunda o korkudan çığlık attı.She screamed with horror as someone took hold of her arm.
Birisi dayanamayacak.Something's got to give.
Birisi patlayacak.Something's got to give.
Uzan ve birisine dokun.Reach out and touch someone.
Mide iç organlardan birisidir.The stomach is one of the internal organs.
Birisi seni tekrar yolda bıraktı.Somebody has let you down again.
Bob öyle hoş birisidir ki herkes ondan hoşlanır.Bob is such a nice person that everybody likes him.
Birisi pasaportumu çaldı.Someone stole my passport.
Birisi seyahat çeklerimi çaldı.Someone stole my travelers checks.
İstediğiniz herhangi birisini alın.Take whichever you want.
İstediğiniz hangi birisini seçin.Choose whichever you want.
Birisi kapıyı çaldığında o yatmaya gitmek üzereydi.She was about to go to bed when someone knocked on the door.
Kapıda birisi var.Someone is at the door.
Birisi, bu kapıyı açsın, lütfen.Somebody, open this door, please.
Birisi odaya girdi.Someone entered the room.
Birisi hastayla ilgilenmeli.Somebody must care for the patient.
Birisinin yardım çağrısında bulunduğunu duydum.He heard someone calling for help.
Birisi beni arkamdan yakaladı.Someone grabbed me from behind.
Birisi bana sesleniyor gibi geliyor.Someone seems to be calling me.
Birisi sırtıma vurdu.Someone hit me on the back.
Ön kapıda birisi var.Someone is at the front door.
Birisi sizi arıyor.Someone is calling you.
Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.Someone must have taken my umbrella by mistake.
Birisi bankta bir çanta bıraktı.Someone has left a bag on the bench.
Birisi bu kitaptan iki sayfa yırttı.Someone has torn two pages out of this book.
Birisi köpeğimizin yiyeceğini zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison our dog's food.
Birisi onu orada bırakmış olmalı.Someone must have left it there.
Birisi telefona cevap verebilir mi?Can somebody get that?
Zor birisin.You're tough.
O zaman canım birisiyle konuşmak istedi.I felt like talking to somebody then.
Orada her zaman birisi vardır.There's always somebody there.
Köşede birisi saklanıyor.Someone is hiding in the corner.
Cuzco, dünyada en çok ilgi çeken yerlerden birisi.Cuzco is one of the most interesting places in the world.
İlk kez birisi bana böyle bir şey dedi.It's the first time that anybody said something like that to me.
Üç tane köpeğim var; birisi erkek, diğerleri dişi.I have three dogs; one is male and the others are female.
Birisi benim paramı çaldı.Someone stole my cash.
Parola "Dağ" dır. Birisi "dağ" diyorsa, siz "nehir" diye yanıt verin.The password is "Mountain". If someone says "Mountain", you reply "River".
Birisi dünya standartlarında bir atlet olmak için her gün pratik yapmalı.One must practice every day in order to become a world-class athlete.
Birisi dün ona uğradı.Someone called on her yesterday.
Birisi cüzdanımı çaldı.Someone stole my wallet.
Ben yürüyüş yapıyorken birisi omzuma dokundu.While I was taking a walk, someone tapped me on the shoulder.
Bana öyle geliyor ki birisi sana sesleniyor.It seems to me that someone is calling you.
Ben yokken birisi beni ziyaret etti mi?Did anyone visit me during my absence?
En favori melodilerimden birisi radyoda çalıyordu.One of my favorite tunes was playing on the radio.
Hobilerimden birisi yapay çiçekler yapmaktır.One of my hobbies is making artificial flowers.
Birisinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knock on the door.
Fransızca'da uzman birisini arıyoruz.We are looking for someone who is proficient in French.
Biz bir asistan istiyoruz, tercihen deneyimli birisi.We want an assistant, preferably someone with experience.
Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.Do not always ride on someone's coat-tail.
Birisi masanın üstünde yanan bir sigara bıraktı.Someone left a burning cigarette on the table.
Birisi o politikacıyı öldürmekle tehdit etti.Someone made a threat to kill that politician.
Birisi bize bir miktar üzüm getirdi.Someone has brought us some grapes.
Birisi içeri girmeye çalışır diye kapıyı kilitledim.I locked the door, in case someone tried to get in.
Birisi bir şey söyledi ama onu anlayamadım.Someone said something, but I could not understand it.
Merdivenlerden yukarı gelen birisi var.There's somebody coming up the stairs.
Birisi fark edene kadar planı gizli tutmak zorundasın.You must keep the plan secret until someone notices it.
Birisi saatini çalmış olmalı.Someone must've stolen your watch.