Ana içeriğe geç
Sözlük

birimler ile cümle

birimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle de yerleşim birimleri birbirine çok yakındır.Además, ambos edificios se encuentran muy próximos.
Birim ve buraya bağlı diğer birimler (1644.Órdenes militares, Las (1662).
Küçük yerleşim birimlerinin birçoğu tümüyle yıkıldı.Muchos de los edificios de apartamentos han sido casi completamente saqueados.
İmparatorluğun Helenizasyonu Yunan tipi yerleşim birimlerinin oluşturulmasıyla sağlandı.La helenización del Imperio seléucida se logró mediante la creación de ciudades griegas en todo el imperio.
Birleşik Devletler hükümeti birimleriyle ile bazı enstitülerde yöneticilik yaptı.Trabajo para el gobierno de EE.UU. en varios puestos.
Not: Bu formülde Uzunluk birimleri, aynı cinsten olmalıdır.Para ello: Las llamadas correspondientes deben tener el mismo formato.
Çevresindeki en önemli yerleşim birimleri Vadstena, Jönköping, Hjo, Askersund, Åmmeberg ve Karlsborg'dur.Otras ciudades alrededor del lago son Vadstena, Jönköping, Huskvarna, Hjo, Askersund, Åmmeberg y Karlsborg.
ABD geleneksel ölçü birimleri, ABD'de kullanılan ölçü birimleri.Se importa desde Estados Unidos unidades usadas.
NUTS: Bölge Birimleri Sınıflandırması(BBS)Nomenclatura de las Unidades Territoriales Estadísticas NUTS:IT Organización territorial de Italia
Bu birimler genelde ya ulusal havacılık ve uzay kurumlarına ya da büyük havacılık şirketlerine bağlıdır.Estas tasas son generalmente reguladas por el Estado o su autoridad de aviación civil.
Diğer önemli yerleşim birimleri Fushë-Kruja, Mamurras ve Milot'tur.Otros lugares en este distrito son Fushë-Krujë, Mamurras y Milot.
Fransa kantonları, Fransa departmanlarının idari alt birimleridir.La política francesa era hacer los territorios en los departamentos de Francia.
Bu birimlerde bir veya daha fazla köy ve mahalleye ayrılmaktadır.Cada una de ellas agrupa partes de la ciudad y uno o más pueblos.
Yine de RAID kontrol birimleri çoğunlukla özel sürücülere gereksinim duyar.Sin embargo, las controladoras RAID necesitan controladores software específicos.
İl, merkezi idarenin taşra birimlerinin en büyüğüdür.La unidad, es la más nueva con que cuenta el Servicio Penitenciario provincial.
Birimler daima küçük harfle yazılır.Los nombres se escriben siempre con mayúsculas.
Bu kentler, imparatorluk yönetiminin yönetsel birimleri olarak kurulmuş ve yaşamıştır.Estas infraestructuras están gestionadas y son propiedad de la Prefectura de Policía.
Akşam ve şafakta ise bütün birimler eşit mücadele eder.En primavera, cuando noche y día son iguales, Ostara a nuestro encuentro sale.
SI sisteminin temel birimleri, kilogram, saniye, amper, kelvin, mol, Metre ve kandeladır.Sus unidades básicas son: el metro, el kilogramo, el segundo, el amperio, el kelvin, la candela y el mol.
Bazı birimler ise bazı büyü türlerine karşı bağışıklık sahibidir.Sono tantissimi e alcuni di loro sono dotati di magia oscura.
Diğer federal birimlerin, örneğin kray, (yöre)lerin ve oblast (bölge)lerin bu hakkı yoktur.Altre entità federali, come i kraj e le oblast, non hanno tale diritto.
Alman itfaiye birimleri halen floresan renginde Stahlhelm şeklindeki miğferi kullanmaktadırlar.I vigili del fuoco tedeschi utilizzano ancora oggi elmetti tipo Stahlhelm in una colorazione fluorescente.
1919'da Phoebus Levene, nükleotit birimleri oluşturan baz, şeker ve fosfatı tanımlanmıştır.Nel 1919 Phoebus Levene individuò la struttura del nucleotide, composta da base azotata, zucchero e fosfato.
Manipüller her biri tek bir piyade sınıfından çekilmiş 120 adamdan oluşan birimlerdi.I manipoli erano unità di 120 uomini, tutti provenienti da una medesima classe di fanteria.
Kaynaklar, eyaletlerin gelişimine ve askeri birimlerin eğitimine gerekli.Le risorse sono necessarie per lo sviluppo delle province e per l'addestramento delle unità militari.
Bu türevlenen birimler yedi temel birim yardımıyla tanımlanır.Queste unità vengono definite con la composizione delle sette unità di base.
Bu birimler hemen temizlenmelidir.Le quarte vengono subito eliminate.
Alman askeri geleneğinde zaman zaman askeri birimler, komutanlarının adıyla tanımlanmaktadır.Le unità britanniche, a volte, erano classificate in base al loro comandante.
Kuleler belirli alandaki düşman birimlere hasar verir.Le ruote falcate danneggiano le unità nemiche vicine.
Filipinler'in illeri, Filipinler'in birincil siyasi ve idari birimleridir.I pacificatori sono le forze militari e di polizia di Panem.
Her ilçenin Junta Municipal de Distrito adı verilen yönetim birimleri tarafından yönetilmektedir.Ogni cantone è governato da una unità amministrativa chiamata municipalidad.
PTT hizmet birimlerinin sayısı 10'dur.Il loro pv è 10.
Tüm devlet birimleri askeri birlikler tarafından işgal edildi.La parte restante è occupata da unità militari.
Bunun için kalite kontrol birimlerinden faydalanmak mümkündür.Forse ebbe modo di lavorare tra i miniatori di corte.
Bu özellik sayesinde bu önlenmiş oldu.), ve bazı birimlerin özellikleri değiştirildi.Gli archi hanno subito un depotenziamento (come già menzionato) e qualche modifica nelle caratteristiche.
Geleneksel Burma ölçüm birimleri Burma’da kullanılır.L'età di consenso viene equiparata nel Burkina Faso.
Bu birimlere de Fragmentation denir.In questo caso si parla di frammentazione interna.
Diğer tüm açılardan, bu birimler birbirleriyle aynıydı.A questo punto, continuava però a somigliare a tutti gli altri.
Mark, farklı para birimlerinin adıdır.Il franco è il nome di diverse valute.
İndüktansın SI birimlerine göre birimi henry (H) olarak ifade edilir.Per persona scomparsa si intende, ai sensi della l.n.
Daha güçlü kahramanların yönettiği birimler de daha güçlü olurlar.Un'altra unità ancora più potente sono gli eroi.
Her bir kampüs kendine ait kütüphane birimlerine sahiptir.Ogni giardino ha una sua biblioteca aperta ai visitatori.
Ayrıca Rusya polisi'nin bazı birimleri tarafından sınırlı olarak kullanılmaktadır.Oggi è già in uso ad alcune Forze di Polizia della Federazione Russa.
Yerel idare birimleri olarak komünler bulunmaktadır.Ad esempio la presenza di guardie cittadine.
Sonrasında istihbarat hizmetlerine dönerek iç güvenlik birimlerinin başına getirildi.Tornato fortunosamente alla sede dei servizi segreti la trova evacuata.
Ölçüm BirimleriStrumento di misura
Bu para birimleri kolay para olarak da tanımlanmaktadır.Questa caratteristica lo rende sicuro come se fosse denaro contante.
Kamu gereksinimi tüm birimler devlet tarafından yönetilir.Tutte queste società sono gestite dallo Stato.
Serbestçe bozdurulabilen dövizler kısıtlamalar olmadan başka para birimlerine dönüştürülür.Non è giusto che sangue chiami altro sangue, senza alcun limite.
Bu İdari Birimlere ait 166 adet Nüfus Aile Kütüğü mevcuttur.76 residenti sono in possesso dei permessi per la pesca commerciale.
Amerikan Doları, Avustralya Doları gibi ayrı ülkelere ait aynı cins para birimleri söz konusudur.Tutti i premi sono in dollari australiani.
Avrupa para birimleri dolar karşısında zayıfladı.Европейские валюты ослабли по отношению к доллару.
Bu cohortes sonradan Praetorian muhafızları olarak bilinen birimler haline geldi.Эти когорты стали известны как преторианская гвардия.
Bahş içinde şehir özelliği taşıyan yerleşim birimleri Gain ve İsfeden'dir.В скульптуре они изображены охраняющими город и прикрывающими друг другу спину.
Bütün bunlara rağmen tüm bu ülkelerin para birimleri dolara karşı oldukça değer yitirdiler.Нет, люди в Америке всё-таки слишком много внимания уделяют деньгам.
Ölçüm BirimleriЕдиницы измерения
Bu birimler hemen temizlenmelidir.Заражённые немедленно уничтожались.
Birimlerden (Euler açıları) birisi değiştirilip diğerleri sabit tutulur.Он возник у мусульманского населения, но был заимствован и другими.
Ülkenin polis birimleri İsrail tarafından eğitilmektedir.Военнослужащие этого соединения проходили обучение у израильских специалистов.
Ayrıca bu belediyelerin daha küçük birimler olan semtleri de bulunmaktadır.Указанные районы в свою очередь состоят из более мелких образований.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod