Ana içeriğe geç
Sözlük

biriktirme ile cümle

biriktirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.Někteří dojíždějí za prací do Rakouska.
Yaşadığı hayattan kurtulup bir kente göç etmek için para biriktirmeye çalışır.În loc să facă acest lucru, ea fuge din oraș cu banii.
Para biriktirme amacıyla işlerine devam ederler.Investiții de bani pentru a face profit.
Bu biriktirme arasında dalgalar kırılmakta ve enerjisinin çoğunu kaybetmektedir.În acest fel gazele de evacuare pierd o parte din energie și se răcesc.
Buraya keşif yapmak için, para biriktirmeye başladı.Da dette var klar, begyndte man at lede efter en finansiering.
Kimyasal buhar biriktirme (İngilizce: Chemical vapor deposition (CVD)).Metode ini dinamakan deposisi uap kimia (chemical vapor deposition, CVD).
Meşrutiyetten sonra buradaki komiteciler, Ruslar tarafından sağlanan silahları biriktirmeye başladılar.Sau ba ngày giao chiến, Cụm tập đoàn quân này hạ vũ khí đầu hàng quân đội Liên Xô.
Hong Kong'a geri dönebilmek için para biriktirmek zorundadırlar.香港返還までには出る。
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.オーストラリアにボランティアで働くために旅立つ。
Oyunda silah satın almak için para biriktirmeniz gerekmiyor.宣伝だけでゲーム中で買えない。
Kişi kendi seçtiği kartı biriktirmek zorunda değildir.彼は自分の持つカードを賢く使っている。
Para biriktirme amacıyla işlerine devam ederler.自分を買い戻すための金を貯めている。
Eli açmak için bir başka yol da en az beş çift taş biriktirmektir.アクセルを除く、5種類の3回転ジャンプをこなす。
Kişi kendi seçtiği kartı biriktirmek zorunda değildir.不能胡自己已打出的牌。
Oyunda silah satın almak için para biriktirmeniz gerekmiyor.게임안에서 결제를 통해서 구매 할 수 있는 화폐이다.
Küçük yaşta çok kitap okuyup biriktirmeye başladı.어릴 때부터 시재가 뛰어나서 많은 작품을 썼다.
Fiziksel buhar biriktirme.물리적 전산망 요소를 교란한다.
Para biriktirme amacıyla işlerine devam ederler.예산을 아끼기 위해 보건실 업무도 같이 병행한다.
Küçük yaşta çok kitap okuyup biriktirmeye başladı.במהלך ילדותו קרא ספרי קבלה ומחשבה רבים.
Oyunda silah satın almak için para biriktirmeniz gerekmiyor.Neverí, že po stavbe štadióna zostanú peniaze na nákupy nových hráčov.
Rezervuarlar su biriktirmek ve sonradan boşaltmak için kullanılır.Tie mohli neskôr zarobiť s vodou a pripraviť na použitie.
İşçi olarak Avustralya'ya gitmek için para biriktirmektedir.Niektorí dochádzajú za prácou do Rakúska.
Fiziksel buhar biriktirme.Podpora fyzikálnych enginov.
Bahşişleri ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir.Postarala sa aj o výzdobu modrého salónu.
Bu biriktirme arasında dalgalar kırılmakta ve enerjisinin çoğunu kaybetmektedir.Kai šios varžos nesuderintos, susidaro stovinčios bangos ir prarandama energija.
Kişi kendi seçtiği kartı biriktirmek zorunda değildir.Küsija ei tohi küsida kaarte, mida tal endal käes ei ole.
Ama aslında doğa hiçbir şeyi biriktirmez; mesela kiraz çiçekleriAle příroda na ničem nešetří, podívejme se na příklad, když kvetou třešně.
Ama aslında doğa hiçbir şeyi biriktirmez; mesela kiraz çiçekleriΑλλά αν κοιτάξουμε τη φύση την άνοιξη, για παράδειγμα, μια κερασιά: ούτε εξοικονομεί, ούτε στερείται.
Ana fikir mümkün olduğunca çok nakit biriktirmek istediğimizdir.중요한 것은 가능한 많은 현금을 비축해 두는 겁니다
Ana fikir mümkün olduğunca çok nakit biriktirmek istediğimizdir.لكن الفكرة الأساسية هي أن ندخر أكبر قدر ممكن من المال،
Ana fikir mümkün olduğunca çok nakit biriktirmek istediğimizdir.市場に参入したばかりのスタートアップが 技術革新に影響を与えることはほぼ無理だからです
Biriktirmekten hoşlandığım içinBây giờ, chuyện này không có gì bí mật.
Biriktirmekten hoşlandığım için이런 특성 때문에 저는
Biriktirmekten hoşlandığım içinזה לא סוד, כיוון שאני אוהב לאסוף דברים,
Biriktirmekten hoşlandığım içinالآن، فإن هذا ليس سرا، لأنني أحب جمع الأشياء
Biriktirmekten hoşlandığım için自然史博物館や
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.A co se stane podle tohoto scénáře je to, že lidé chtějí hromadit hmotný majetek.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.Čo ľudia urobia v prípade takéhoto scenára? Jednoducho začnú hromadiť nejaké aktíva.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.Ja niinpä tällaisessa tilanteessa ihmiset haluavat hamstrata kiinteää varallisuutta.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.W takim przypadku ludzie chcą gromadzić dobra materialne.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.І отже, що станеться в такій ситуації, коли люди вирішать збирати гроші.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Zacząłem zbierać znalezione przedmioty.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Οπότε ξεκίνησα να συλλέγω αντικείμενα που έβρισκα.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Именно так, я начал коллекционировать найденное мною.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.И така започнах събирането на намерени предмети.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.אז התחלתי לאסוף חפצים שבנמצא.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.لذلك فقد بدأت بجمع الأشياء التي أجدها.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.この写真は10年前 ニューヨーク市の
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Così ho cominciato a raccogliere oggetti trovati.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Gyűjtöttem talált tárgyakat.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Ik begon gevonden dingen te verzamelen.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Alors j'ai commencé à collectionner des objets trouvés.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Also begann ich, gefundene Objekte zu sammeln.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Aşa că am colecţionat obiecte găsite.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Así que he empezado a coleccionar objetos encontrados.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.그래서 파운드 오브제를 모으기 시작했습니다. [작가가 선택한 사물에 새로운 의미를 부여하는 것: 번역주]
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Thế nên tôi bắt đầu giữ lại những đồ lặt vặt mình tìm thấy.
Böylece yolda bulduğum nesneleri biriktirmeye başladım.Začal jsem sbírat, co jsem našel.
Çoğumuzun zamanını harcadığı 2 şey, ya para kazanmaya çalışmak, ya da para biriktirmeye çalışmak.두가지 주제 모두 다 우리가 벌거나 얻으려고 많은 시간을 할애하는 주제이죠.
Çoğumuzun zamanını harcadığı 2 şey, ya para kazanmaya çalışmak, ya da para biriktirmeye çalışmak.To jsou dvě věci, o kterých spousta z nás často přemýšlí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
biriktirme ile cümle - Sayfa 3 - biriktirme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App