Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Aquele terrível incómodo de individualidade não existia enquanto eu dançava.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Az önmagamnak levés kínzó rettegése nem létezett, amikor táncoltam!
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Cette crainte redoutable de ma personne n'existait pas lorsque je dansais.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Den gnagande oron kring självet fanns inte när jag dansade.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Diese nagende Bedrohung des Selbst-seins existierte nicht wenn ich tanzte.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Die zeurende sleur van zelf-zijn bestond niet wanneer ik danste.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Diri yang takut dan menggerutu itu hilang saat aku menari.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ese temor persistente de individualidad no existía mientras danzaba.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Groaza sâcâitoare a eului dispărea când dansam.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.그 개성의 누그러지지않는 불안은 제가 춤출때는 존재하지 않았습니다.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Nỗi ám ảnh của cái tôi không còn đeo đẳng khi tôi nhảy múa.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Quell'assillante terrore della mia persona non esisteva mentre danzavo.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ta neustálá hrůza z odlišného já neexistovala, když jsem tančila.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ten ciągły strach przed byciem sobą nie istniał gdy tańczyłam.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Αυτός ο ανιαρός τρόμος αναζήτησης εαυτού δεν υπήρχε όταν χόρευα.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Този постоянен страх на индивидуалността не съществуваше докато танцувах.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Цього прискіпливого страху самовизначення не існувало, коли я танцювала.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Этого мучительного страха самоопределения не существовало, когда я танцевала.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.הטרדה המעיקה של העצמי לא הייתה קיימת כאשר רקדתי.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.تلك الذات الملحة الفزعة لم تكن موجودة عندما كنت أرقص
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.ダンスをするときに感じることはありませんでした 夢中になって踊りました
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.那個無時無刻都存在對自我身份嘅擔憂 當我跳舞時都不再存在。
Bireysellikten bahsediyorsan, bu tamamen yalan.Anda berbicara tentang individuallitas seolah ada hal seperti itu.
Bireysellikten bahsediyorsan, bu tamamen yalan. Öyle bir şey yok.Parli di individualità come se ci fosse una cosa simile.Non cè.
Bireysellikten bahsediyorsan, bu tamamen yalan. Öyle bir şey yok.Tu hablas de individualidad como si hubiera una cosa como tal.
Bireysellikten bahsediyorsan, bu tamamen yalan. Öyle bir şey yok.Говорите за индивидуалност, сякаш съществува такова понятие.
Bireysel Maスdurlara Destek OlmakHátrányos megkülönböztetés Magyarországon
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Como indivíduos, sozinhos não podemos, mas todos juntos podemos mudar o mundo.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Eu nu pot, tu nu poți, ca şi indivizi, dar împreună putem schimba lumea.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Ich kann es nicht, Sie können es nicht, als Individuen, aber WIR können die Welt verändern.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Ik niet, jij niet als individu, maar wij kunnen de wereld veranderen.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Ja nie mogę, wy, jako jednostki również nie, ale my możemy zmienić świat.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.저는 못하고, 여러분도 못하고, 개개인은 못하지만, 우리는 세상을 바꿀 수 있습니다.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Minä en voi, etkä sinäkään voi yksilönä, mutta me yhdessä voimme muuttaa maailmaa.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Non io, né voi, da soli, ma insieme possiamo cambiare il mondo.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Tú no puedes, yo no puedo, individualmente, pero podemos cambiar el mundo.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Vous ou moi, en tant qu'individu, ne pouvons pas mais tous ensemble nous pouvons changer le monde.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Εγώ δεν μπορώ, εσείς δεν μπορείτε, ατομικά ο καθένας αλλά μαζί μπορούμε να αλλάξουμε τον κόσμο.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Аз не мога, вие като отделни индивиди не можете, но ние можем да променим света.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.Я и ты, действуя в одиночку, не можем изменить мир. Но мы -- можем.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.אני לא יכול, אתה לא יכול, כיחידים, אבל כולנו יכולים.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.أنا لا أستطيع، انت لا تستطيع، كأفراد، ولكن نحن نستطيع تغيير العالم.
Bireysel olarak değil ama hepimiz birleşirsek dünyayı değiştirebiliriz.この部屋にいる人たちもそう考えていると信じている
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.A tyto silné stránky existují.
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.Há pontos fortes na tradição islâmica.
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.Ich habe versucht, die Stärken zu finden in Bezug auf individuelle Freiheit.
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.Ik heb geprobeerd om te zoeken naar de sterke punten met betrekking tot de individuele vrijheid.
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.개인의 자유와 관련하여 강점을 찾아보려 노력했습니다.
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.וניסיתי למצוא מהם החוזקים של האיסלאם ביחס לחופש הפרט.
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.وحاولت ان ابحث عن نقاط القوة والتي تندرج ضمن الحرية الشخصية
Bireysel özgürlük bağlamındaki güçlü yanları ortaya çıkarmaya çalıştım.調べていきました。 それはイスラムの伝統が持つ力なのです。
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıAantal individuele frames van exploderend geschut
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıAntal enskilda bilder för exploderande kanon
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıAntal individuelle eksploderende kanon- rammer
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıDie Anzahl der einzelnen Bilder für die explodierende Kanone (für jede Perspektive).
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıLiczba ramek flagi
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıNombre d'images individuelles d'explosion de canon
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıNúmero de cuadros individuales del cañón explotando
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıNumero di fotogrammi individuali del cannone che esplode
Bireysel patlayan top çerçevelerinin sayısıO número de imagens individuais do canhão explodido