Ana içeriğe geç
Sözlük

bireyler ile cümle

bireyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Toţi indivizii şi toate culturile au idealuri care nu pot fi realizate în realitate.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Wszystkie jednostki i wszystkie kultury posiadają ideały, których nie można zrealizować w rzeczywistości.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Всички хора и култури имат своите идеали, които не могат да се сбъднат.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.У всех и каждого есть свои идеалы, которые не могут быть воплощены в жизнь.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.לכל אינדיוידואל ולכל תרבות יש אידיאלים שאין אפשרות שיתממשו במציאות.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.كل الأفراد وكل الثقافات لديهم مثال أعلى لا يمكن نهائياً إدراكه في الواقع
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.実現し難い 理想像があります 理想の間には矛盾があり
Tüm yapım ödemeler, bireyler ve işletmeler bir çok olduğunda bu çok farklı bankalar arasında akan para.Když mnoho jednotlivců a firem provádí vzájemné platby, představuje to tok mnoha peněz mezi různými bankami.
Tüm yapım ödemeler, bireyler ve işletmeler bir çok olduğunda bu çok farklı bankalar arasında akan para.כשיש הרבה אנשים פרטיים והרבה עסקים שכולם עושים תשלומים אחד לשני זה הרבה כסף שזורם בין הרבה בנקים שונים.
Üçüncü fon kaynağı ise bireyler, hayırseverler.Третият основен и потенциален източник на финансиране са частните лица, филантропия.
Ülkede, bireylerin eşcinsel olduğuna dair bir dedikodu lince, hatta hapis cezasına neden olabilmekte.Alleen een gerucht over mogelijke homoseksualiteit kan in het land al leiden tot geweld en gevangenschap.
Ülkede, bireylerin eşcinsel olduğuna dair bir dedikodu lince, hatta hapis cezasına neden olabilmekte.El mero rumor de ser gay en el país puede llevar a la violencia y hasta a la cárcel.
Ülkede, bireylerin eşcinsel olduğuna dair bir dedikodu lince, hatta hapis cezasına neden olabilmekte.Enbart ett rykte att någon är homosexuell kan leda till våldsamheter och till och med fängelsestraff.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.비교적 적은 수의 생산자들.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.Mensagem nacional.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef. Nispeten az sayıda üretici.Ciljna skupina so posamezniki in število proizvajalcev sporočil je relativno majhno.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.Un numero relativamente ridotto di produttori.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.Wiadomość państwowa mająca dotrzeć do jednostki.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.Εθνικό μήνυμα σε στοχευμένα άτομα.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.הודעות לאומיות. אנשי יעד.
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.وعدد قليل من المنتجين نسبياً
Ulusal mesaj. Bireyler hedef.生産者の数は限られ
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.그리고 쌍으로 된 이 개인들은 주변의 다른 한 쌍과 엮여, 4인조로 연결된다는 것을 깨달았죠.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.4人組を形成していくということに気づいたのです その上 この人たちは他のさまざまな人間関係に
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Aztán realizáltam, hogy ezek a személyek, négyesekbe kapcsolódtak más, közeli emberpárokkal.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Dan saya menyadari bahwa orang-orang ini terhubung oleh empat orang dari pasangan orang-orang terdekat.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Et puis j'ai réalisé que ces individus devraient être connectés en quartets avec d'autres paires de gens.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.I wtedy uzmysłowiłem sobie, że te jednostki mogą być połączone w czwórki z innymi parami bliskich osób.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Poi mi resi conto che questi soggetti formavano "quadruple" con altre coppie di persone loro vicine.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Și apoi am realizat că aceste persoane ar fi conectate în cvartete cu alte perechi din apropiere.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Toen besefte ik dat deze individuen verbonden waren in viertallen met andere paren mensen dichtbij.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Và khi đó tôi nhận ra những người này sẽ được liên kết thành nhóm bốn với những cặp khác gần đó.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Y después me di cuenta que estos individuos se conectarían de a cuatro con otros pares de personas cercanas.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Στη συνεχεια ειδα οτι αυτα τα ατομα συνδεονταν σε τετραδες με αλλα κοντινα τους ζευγαρια.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.А после, че тези индивиди биха били свързани в четворки с други двойки от хора наблизо.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.Затем я обнаружил, что индивидуумы связаны в четвёрки с другими парами рядом.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.בדרך חדשה לגמרי, כזוגות של אנשים המחוברים אחד לשני.
Ve anladım ki bu bireyler etraflarındaki diğer insanlarla dörtlü bağlar oluşturacaklar.ثم أدركت أن هؤلاء الأفراد سيصبحوا في رباعي مع زوجين آخرين من الناس القريبين.
Ve bu, bireylerin bir amino asit dizisini sahiden alıp da proteinin nasıl kıvrılacağını çözdükleri bir oyun.이것은 아미노산을 회전하고 구부려서 단백질을 만드는 게임이죠.
Ve bu, bireylerin bir amino asit dizisini sahiden alıp da proteinin nasıl kıvrılacağını çözdükleri bir oyun.Met dit spel kunnen spelers voor een sequentie aminozuren uitzoeken hoe die zich tot een eiwit gaat vouwen.
Ve bu, bireylerin bir amino asit dizisini sahiden alıp da proteinin nasıl kıvrılacağını çözdükleri bir oyun.W tej grze, zawodnicy wybierają sekwencje aminokwasów i próbują dojść, jak zwinie się białko.
Ve bu, bireylerin bir amino asit dizisini sahiden alıp da proteinin nasıl kıvrılacağını çözdükleri bir oyun.וזהו משחק שבו אנשים יכולים ממש לקחת רצף חומצות אמינו ולמצוא איך החלבון יתקפל.
Ve bu, bireylerin bir amino asit dizisini sahiden alıp da proteinin nasıl kıvrılacağını çözdükleri bir oyun.وهذه لعبة حيث يقوم الأفراد فعلاً بأخذ سلسلة من الأحماض الأمينية ومعرفة كيف سيتضاعف البروتين.
Ve bu, bireylerin bir amino asit dizisini sahiden alıp da proteinin nasıl kıvrılacağını çözdükleri bir oyun.アミノ酸の配列を選んで タンパク質がどのように折りたたまれるのかを 解くというパズルゲームです タンパク質では折りたたまれ方によって 構造と機能を決定します
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.A celem najbardziej agresywne zachowań są przeważnie osobniki z sąsiedniego stada.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.Ces comportements agressifs, la plupart du temps, sont dirigés contre des individus du groupe social voisin.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.Dit agressieve gedrag is voor het grootste deel gericht tegen enkelingen uit de sociale buurgroep.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.Ezek az agresszív viselkedésformák főként a szomszédos csoport egyedei felé irányulnak.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.이렇게 극도로 공격적인 행동은 대부분 이웃한 집단의 개체들을 향한 것입니다.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.Така по-справжньому агресивна поведінка здебільшого спрямована на членів сусідньої групи мавп.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.Такое по-настоящему агрессивное поведение по большей части направлено на членов соседней группы обезьян.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.ההתנהגויות המאוד אגרסיביות האלה, רובן, מכוונות נגד פרטים ששייכים לקבוצה חברתית שכנה.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.وهذه حقا تصرفات عدوانية، في غالبيتها، تم توجيهها ضد أفراد المجموعة الاجتماعية المجاورة.
Ve bu saldırgan tavırlar, çoğunlukla, komşu yerleşimli sosyal grupların bireylerine karşıdır.たいがい攻撃的行動は近隣の群れに 属するチンパンジーに向けられます 彼らは非常に高い縄張り意識を持ちます
Ve elbette bireyler için kaygılanmamız gerekiyor.Dan tentu saja kita perlu mengkhawatirkan masing-masing orang.
Ve elbette bireyler için kaygılanmamız gerekiyor.En natuurlijk moeten we denken aan de individuen.
Ve elbette bireyler için kaygılanmamız gerekiyor.E ovviamente dobbiamo preoccuparci degli individui.
Ve elbette bireyler için kaygılanmamız gerekiyor.Et bien sûr nous devons nous inquiéter des individus.
Ve elbette bireyler için kaygılanmamız gerekiyor.물론 우리는 모든 사람들의 복지를 고려해야 합니다.
Ve elbette bireyler için kaygılanmamız gerekiyor.Meidän täytyy ottaa huomioon yksittäiset ihmiset.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod