Ana içeriğe geç
Sözlük

bireyler ile cümle

bireyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Vous avez les histoires des individus dans l'orchestre et dans le public.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Y tienes las historias de los individuos en la orquesta y en el público.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Έχετε τις ιστορίες των ατόμων ξεχωριστά στην ορχήστρα και στο κοινό.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.Имате историите на индивидите в оркестъра и в публиката.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.יש את הסיפורים של היחידים בתזמורת ובקהל.
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.هنالك قصص أفراد بين فريق الأوركسترا وبين المستمعين
Orkestradaki ve dinleyici grubundaki bireylerin kendi hikâyeleri var.個々人のストーリーがあります それから他にも目に見えないストーリーがあります
Oysa kurucularımızda Amerikadaki bireyleri koruma konusunda oldukça duyarlıydı,Aşa că în timp ce părinţii fondatori erau foarte atenţi
Oysa kurucularımızda Amerikadaki bireyleri koruma konusunda oldukça duyarlıydı,제정자들이 극단적으로 개개인을 각 주에서 보호하는 법에 신경을 썼던 반면,
Oysa kurucularımızda Amerikadaki bireyleri koruma konusunda oldukça duyarlıydı,כך, בעוד שהאבות המייסדים היו קשובים ביותר, כדי להבין כיצד להגן על היחיד מפני המדינה,
Oysa kurucularımızda Amerikadaki bireyleri koruma konusunda oldukça duyarlıydı,لذا لما كان الآباء يقظون للغاية لمعرفة كيفية حماية الأفراد من الدولة ,
Oysa kurucularımızda Amerikadaki bireyleri koruma konusunda oldukça duyarlıydı,模索するのに気を使ったことを見ると この概念に
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.1人ひとりが世界を変えられると
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.A játékosok szuper hatalommal megáldott, reményekkel teli individuumok.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Gamerii sunt indivizi puternici și plini de speranță.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Gamers zijn super-bekrachte, hoopvolle individu's.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Game thủ là những người siêu cường và luôn hy vọng.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Gracze to pełne nadziei osoby o potężnych możliwościach.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Hráči jsou supermocní jednotlivci plní naděje.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Hráči sú ľudia s výnimočnými schopnosťami a plní nádeje.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.I giocatori abituali sono individui di grande ottimismo dotati di super-poteri.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.게이머는 극한의 자율성을 부여받은 희망적인 개인입니다.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Les joueurs sont des individus pleins d'espoir et surpuissants.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Los jugadores son individuos optimistas con superpoderes.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Os jogadores são indivíduos com um superpoder potencial.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Spelare är super-kapabla och hoppfulla individer.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Spieler sind super-mächtige, hoffnungsvolle Individuen.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Spillere er håbefulde individer med superkræfter.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Οι παίκτες είναι παντοδύναμα, αισιόδοξα άτομα.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Геймеры — это суперзаряженные надеждой личности.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.Геймърите са супер-упълномощени, обнадеждени индивиди.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.גיימרים הם אנשים מועצמים ובעלי תקווה.
Oyuncular süper güçlendirilmiş umutlu bireylerdir.لاعبين متفائلين ومتحمسين
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Besonders um jene, die das Gefühl haben, man habe sie auf die eine oder andere Weise außen vor gelassen.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Đặc biệt những cá nhân cảm thấy rằng họ bị bỏ rơi, theo cách này hay cách khác.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.En particulier des individus qui ont l'impression d'être laissés pour compte, d'une façon ou d'une autre.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Erityisesti ne, jotka kokevat jääneensä ulkopuolelle, tavalla tai toisella.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Especialmente de los individuos que se sienten marginados, de una u otra manera.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.În mod special de persoanele care simt că au fost lăsaţi în afară, într-un fel sau altul.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.In particolare degli individui che sentono che sono stati lasciati fuori, in un modo o nell'altro.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Khususnya orang-orang yang merasa bahwa mereka telah tersingkirkan, dalam hal tertentu.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.특히 어떤면에서 따돌림을 받았다고 느끼는 사람들을 더욱 고려해야 합니다.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Vooral de individuen die het gevoel hebben dat ze uitgesloten zijn, op welke manier ook.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Zwłaszcza ludźmi, którzy czują się wystawieni poza nawias.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.В особенности надо думать о тех, кто чувствуют, что они как-то выпали из прогресса.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.Особено за индивиди, които усещат, че са отхвърлени по един или друг начин.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.במיוחד אותם יחידים החשים שנותרו בחוץ, בדרך זו או אחרת.
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.تحديداً الأفراد الذين يشعرون بأنهم تم إهمالهم ، بطريقة أو بأخرى .
Özellikler bir yöne veya başka bir yöne terkedilmiş hisseden bireylere.感じている人々のことです 2030年までには、人類史上初めて
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.A fi pastor înseamnă să îţi pese de aceste nevoi individuale.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Być pastorem to troszczyć się o te indywidualne potrzeby.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Ein Pastor zu sein heißt, sich um diese individuellen Bedürfnisse zu kümmern.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Essere un pastore significa prendersi cura di questi bisogni.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Être un pasteur c'est s'occuper des besoins de ces individus.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.목사라는 것은 이러한 개별적인 필요를 돌보는 것입니다.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Pastor má pečovat i o tyto individuální potřeby.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Predikant zijn betekent je bekommeren om deze individuele behoeften.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Ser un pastor es cuidar de estos intereses individuales.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Быть пастором означает заботиться о подобных нуждах человека.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Да бъдеш пастор значи да се грижиш за тези индивидуални нужди.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod