Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.Eine der negativen Folgen des Kokainkonsums für den Einzelnen ist die Abhängigkeit.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.En av de negativa följderna av kokainanvändning för den enskilde är beroende.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.Jedním z negativních důsledků užívání kokainu je závislost.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.Jednym z negatywnych skutków zażywania kokainy jest uzależnienie.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.La dépendance est l’une des conséquences négatives de la consommation de cocaïne.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.La dependencia es una de las consecuencias negativas del consumo de cocaína.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.La dipendenza è una delle conseguenze negative del consumo di cocaina per gli individui.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.Riippuvuus on yksi kokaiinin käytön kielteisistä vaikutuksista käyttäjälle.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.Η εξάρτηση είναι *ία αpiό τι1 αρνητικέ1 συνέpiειε1 τη1 χρήση1 κοκαΐνη1 για το άτο*ο.
Bağımlılık kokain kullanımının birey üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir.Проблемна употреба на кокаин и търсене на лечение
Bana bir birey gibi davrandı, bana çok şeyler verdi, çünkü az şeyim vardı.Elle m'a traité comme un singulier, et elle m'a donné plus, parce que j'avais moins.
Bana bir birey gibi davrandı, bana çok şeyler verdi, çünkü az şeyim vardı.프랑스는 저를 특별한 사람으로 대했죠, 프랑스는 저에게 더 주었습니다. 제가 덜 가졌기 때문에요.
Bana bir birey gibi davrandı, bana çok şeyler verdi, çünkü az şeyim vardı.M-a tratat ca persoană specială și mi-a dat mai mult pentru că aveam mai puțin.
Bana bir birey gibi davrandı, bana çok şeyler verdi, çünkü az şeyim vardı.Me trató como una persona especial, me dio más porque yo tenía menos.
Bana bir birey gibi davrandı, bana çok şeyler verdi, çünkü az şeyim vardı.Mi ha trattato da persona speciale, mi ha dato di più, perché avevo meno.
Bana bir birey gibi davrandı, bana çok şeyler verdi, çünkü az şeyim vardı.Ze heeft me als een geval apart behandeld en me méér gegeven omdat ik minder had.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.A sikereiteket a saját kitartásotok, a saját önbizalmatok, és a saját kemény munkátok határozza meg.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Dina framgånger kommer att avgöras av din egna uthållighet, ditt egna självförtroende, ditt egna hårda arbete.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Il vostro successo sarà determinato dal vostro coraggio, dalla fiducia in voi stesse, dal vostro duro lavoro.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Je succes zal afhangen van je eigen kracht, je eigen vertrouwen, je eigen individuele harde werken.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Kesuksesan Anda akan ditentukan oleh keuletan Anda sendiri, kepercayaan diri Anda, kerja keras Anda sendiri.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.여러분들의 성공은 여러분 자신의 강건한 자세와 자신감, 그리고 개개인의 노력의 결과로 따라오게 될 것입니다. 여러분을 성공으로 이끌 것 입니다.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Menestyksesi määräytyy oman luonteenlujuutesi, itsevarmuutesi ja henkilökohtaisen ahkeruutesi mukaan.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Succesul tau va fi determinat de taria ta de caracter, de increderea ta, de munca ta individuala sustinuta.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Sukces zależy od waszego hartu ducha, Sukces zależy od waszego hartu ducha, wiary w siebie i ciężkiej pracy.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Tú éxito estará determinado por tu propia fortaleza, tu propia confianza, tu trabajo individual bien hecho.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Váš úspech bude ovplyvnený vašou statočnosťou, sebadôverou, vlastnou tvrdou prácou.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Váš úspěch bude záležet na na vaší statečnosti, na vaší smělosti, na vašem vlastním těžkém úsilí.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Votre réussite dépendra de votre propre force morale, de votre confiance en vous, de vos efforts individuels.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Ваш успех будет зависеть от вашей собственной силы духа, уверенности в себе и вашего личного большого труда.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Ваш успіх визначить ваша сила духу, ваша впевненість і ваша важка праця.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.הצלחתכן תלויה באומץ שלכן, בביטחון העצמי ובעבודה הקשה שתשקיעו.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.نجاحك سيتم تحديده بثباتكم الخاص، بثقتكم أنتم، عملكم الفردي الجاد.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.あなたの不屈の精神に あなたの自信に そして懸命さによって決まります それが私達の住む世界の現実なのです
Başkaları ile sürekli bir bağlantı halinde olmak bireylerin özgür kalmalarını güçleştirir.그것은 우리가 서로 더 단단히 연결 될 수 록 우리 자신은 더 독립적으로 남는 다는 것입니다.
Başkaları ile sürekli bir bağlantı halinde olmak bireylerin özgür kalmalarını güçleştirir.והוא שככל שאנחנו נעשים מקושרים חזק אחד לשני כך קשה יותר לכל אחד מאיתנו להישאר עצמאי.
Başkaları ile sürekli bir bağlantı halinde olmak bireylerin özgür kalmalarını güçleştirir.و هو أن كلما كان الترابط محكم بيننا كلما صعب علينا أن نبقى مستقلين
Başkaları ile sürekli bir bağlantı halinde olmak bireylerin özgür kalmalarını güçleştirir.独立性を保つのが難しくなる ネットワークの基本的な性質のひとつに
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.상대의 비인간화. 자아의 탈개성화.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.השפלת הזולת, שלילת הזהות העצמית,
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.تجريد الآخرين من إنسانيتهم. تجريد الشخص من فرديته.
Başkalarının kişiliksizleştirilmesi. Kendinin bireysellikten çıkması.個人の責任を曖昧にし 権限へ盲目的に服従する
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Jotkut sanovat, että normaalien miesten keuhkojen pinta-ala oli sama kuin koripallon sisäpuolen.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.어떤 이는 보통 남자 성인의 폐가 농구공 내부 면적과 같다고 얘기합니다.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Někteří říkají, že normální mužské plíce jsou velké jako plocha vnitřku basketbalového míče.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Niektorí vravia, že normálne mužské pľúca majú povrch basketbalového ihriska.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Algunos dicen que un pulmón de un varón normal tiene un área interna similar al de una pelota de básquet.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Certains disent que le poumon de l'homme moyen a la surface de l'intérieur d'un ballon de basket.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Egyesek szerint a normál férfi tüdő felülete akkora, mint egy kosárlabda [pálya].
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Einige sagen, dass die Lunge eines Mannes die Größe der Innenfläche eines Basketballs hätte.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Niektórzy twierdzą, że wewnętrzna powierzchnia płuca dorosłego mężczyzny jest równa boisku do koszykówki.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Sommigen zeggen dat de longen van een normale man de omvang heeft van de binnenkant van een basketbal.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Unii zic că un plămân normal bărbătesc are suprafața interiorului unei mingi [teren] de baschet.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Uns dizem que um pulmão masculino tem a mesma área que o interior de uma bola de basquetebol
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.Считается, что у нормального мужчины площадь лёгкого равна площади одного баскетбольного мяча.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.חלק אומרים שלריאת גבר נורמלית יש שטח פנים של פנים של כדור סל.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.البعض يقول أنّ رئة رجل عاديّ تبلغ مساحتها من الداخل مساحة كرة سلّة.
Bazıları normal bir erkek bireyin akciğeri bir basket sahasının yüzeyi kadar olduğunu söylüyor.同程度の面積を持っている と言う人はいますが 『いや バスケットボールコート5つ分』だと言う人もいます
Bazı ortak özellikleri var. Gayet bireyselleştirilmişler.Mają wspólne punkty: są bardzo spersonalizowane.
Belki bir birey yanlış sınıflandırılmıştır vs.Có thể một cá nhân bị phân loại sai.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod