1988 yılında Changi Hapishanesi'nin yakınına birer şapel ve müze inşa edildi.In 1988, Singapore built a replica chapel and museum next to the Changi Prison.
Facebook için Docs.com, bireysel kullanıcıları (ör.Docs.com for Facebook was targeting individual users (e.g. students).
Kabul koşulları bir birey, case-by-case temelinde Komitesi tarafından karar olacaktır.The terms of acceptance would be decided by the Committee on an individual, case-by-case basis.
Genellikle 150 bireyden az küçük kolomiler hâlinde ürerler.Populations are usually smaller than 150 individuals.
Üyelerin transferler, oyuncu seçimi ve tüm temel tercihlerde birer oy hakkı olacak.Members had a vote on transfers as well as player selection and all major decisions.
1902-1904 yılları arasındaki modernizasyonda ise gemilere birer 10.5 cm'lik top eklendi.During the modernization between 1902 and 1904, the Brandenburgs received an additional 10.5 cm gun.
Bireysel etkinliklte ise 6. sırada yer aldı.In the individual jump, she came in sixth.
Bu yüzden iyi birer tırmanıcıdırlar.They are excellent climbers.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.The Girl Guide should be useful to herself and to others.
Birey kelimesinin zıttıdır.In Light of Another's Word.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.Usually, the victims are family members and close acquaintances.
Takımlar birbirleriyle birer kez Singapur'da yarıştılar.The teams played against each other once in Singapore.
Edim veya yapılan iş,eylem, bireyin herhangi bir alandaki gözlemlenebilen davranışıdır.Action-safe or safe action is the area in which you can expect the customer to see action.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.See the individual products' articles for further information.
Özel bir toplumsal bütün içinde her biri birer çelişkiydi.Each was a contradiction within a particular social totality.
Birey olmak ne demektir?What does it mean to be a human being?
Sonuçta insanın bireyselliği ve ahlakı para için bir araç olmaktadır.The consequence is that human individuality and morality becomes a vehicle for money.
Aynı zamanda birefringence (çifte kırılma) ve moleküler titreşimler üzerine çalıştı.He also studied birefringence and molecular vibrations.
Sayma, sayma adımlarıyla yapılır; bunlar, genelde birer birer olur.Only once in a while is guidance desired, but then it should be provided.
Bireylerin kredi notunu etkileyen çeşitli nedenler vardır.Several factors affect individual's credit scores.
Ayrıca dini konularda bireysel tavır farklılığı istenilen bir durum değildir.It has also been argued that sexual desire is not a distinct phase in sexual response.
Böyle bir birey riski göze alarak bir miktarı isteklice öder (loto bileti almak gibi).Such an individual willingly pays a premium to assume risk (e.g. buys a lottery ticket).
Her biletten birer dolar Boys & Girls Clubs of America'ya verilecek.He has been known to help participate with the Boys & Girls Clubs of America.
Birey, eldeki görevi tamamlama becerisinden emin olmalıdır.One must have confidence in one's ability to complete the task at hand.
Taşıma sehpası M-30 modelinin birebir benzeriydi.The carriage was nearly identical to the carriage of the M-30.
Bazı bireysel anarşizm taraftarlarınca sevilmiş ve saygı görmüşlerdir.While there was no great passion, they loved and respected each other.
Yaklaşık bir yaşında bir subadult bireyi temsil etmektedir.It represents a subadult individual, about one year old.
Sesli bir bireyci olarak aşırı bir vejetaryenlik türü olan "Ultra Dönüşümlü Vejetaryen"dir.She is a environmentally-concerned "ultra-recyclo-vegetarian".
Bir takım olarak, bireysel becerilerinin uyumu onları yenilmez kılıyor.Leading the fight: one man fate has made indestructible.
Ryan Lochte, 400 metre bireysel karışık ve 4x200 metre serbest stil bayrak şampiyonu.Ryan Lochte, winner of the 400-metre individual medley and 4×200-metre freestyle.
Van Gogh bu resimlerin özgün Millet resimlerinin birebir kopyası olarak yapmaya niyetlenmemişti.Van Gogh did not intend for his works to be literal copies of the originals.
Bu iki birimin başında da birer müdür ya da direktör yardımcısı yer almaktadır.In addition to the leaders mentioned above, the mission president has two or more assistants.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Their both children became scientists.
Çünkü bunlar onlar için birer beklentidir.And all of that has to be in place for them."
Koloniler genel olarak 10-30 bireyden oluşur.The bridge crew can be anywhere from ten to thirteen people.
Her ikisi de birer yıl ara ile sinemaya aktarıldılar (1967 ve 1968).The six artists showed there together twice more (1967 and 1968).
Takımsal ve bireysel ödevleri tamamlayın.Carrying out collective and individual training.
İlçeleri az nüfuslanmış birer küçük kasaba görünümündedir.The structure resembles a small fortified city.
Birey kendisini objektif olarak değerlendirebildiğinde kendi durumunu ölçebilir hâle gelir.Once we understand what crime is in itself, we can start to measure it.
Bu sözcükler birebir "Su Babası" anlamı taşır.Each has the same meaning, "wind father".
Bireysel gelişim için sürekli çalışmaktır.Карьера — это постоянное развитие личности.
Bu özellikler onları başka tür afazisi olan bireylerden ayırt eder.Those that have these features belong to other types.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Even if two individuals have the same information, the way they interpret it can be biased.
Baskıya devam eden takım, bitime üç dakika kala, Makhovikov'in ayağından farkı bire indirdi.Moscow found their second with three minutes left with a goal from Makhovikov.
Dünyevi dans iki grup dansı ve bireysel performansları içerir.Couples dances include the two step and owl dance.
Bireysel suçlar ve bilişim suçları.Crimes and Misdemeanours.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.They did not view the land as something to own.
En büyük birey 77 kg çıkabilmiştir.The gross weight was reduced by 77 kg.
Bu sebepten dolayı Gaudi baştaki orijinal projeyi bire bir yerine getirememiştir.Inside, nothing survives of the original floor plan.
Ayrıca alemdeki tüm varlıkların Allah'ın birer parçaları olduğu varsayılarak onlara değer verilirdi.One should realize that all living things are forms of God.
Her apsit, apsitler arasında dairesel küçük odalara açılan birer kapıya sahipti.Each apse also had a door that communicated with small circular rooms, situated between the apses.
Devletçiler hem iktisadi hem de bireysel alanda daha çok hükûmet kontrolünü savunur.Authoritarians favor a lot of government control in both the personal and economic areas.
Victory Road etkinliğinde Styles, Flair'ın maça karışmasına rağmen Hardy'yi bire bir mağlup etti.At Victory Road, Styles defeated Hardy in a singles match, despite interference from Flair.
"Homofobik önyargı, eşcinsel bireyler ve terapistleri"."Heteronyms, Homonyms, Homographs and Homophones".
Yaşlı bireyler çoğunlukla beyaz renklidirler.Older individuals appear mostly white.
Dua, bireysel ya da toplumsal olarak; özel ya da kamusal bir yerde edilebilir.It may be practiced individually, within a family, socially, or in public.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Addictive individuals feel highly insecure when it comes to relationships.
Tüm bu ayrımlar politik birer yargıdır.Ultimately, the distinction is a political judgment.
Web sayfaları birer internet dokümanıdır.It represents web pages as text.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Individual and Team Honors.