Ana içeriğe geç
Sözlük

bire ile cümle

bire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda kişiyi kendisi kılan unsurdur, yani bireysel kişiliktir.A nevelés fő tárgya az egyén, mi több, a személyiség.
Fotoğraflar, çizimler, diyagramlar, haritalar ve diğer resimler birer grafiktir.Figyeljük meg a képeket, ábrákat, diagramokat egyéb illusztrációkat is!
Ona göre kadınların toplumsal ve bireysel konulardaki yeteneklerinin desteklenmesi gerekmektedir.Szinte minden egyes írásában azt követelte, hogy a nők is részt vehessenek a politikai és társadalmi vitákban.
Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman birebir örtüşmez.A hagyományok közötti eltérés nem mindig merev.
Oyunculuk kariyeri boyunca birçok bireysel ödül kazandı.Pályafutása során több egyéni díjat is nyert.
Her bir bölgeyi farklı birer mafya ailesi yönetir.Minden család fölött uralkodik a Nagy Fészek.
Yapraklarının büyüklüğü birer at derisi kadardır.A homlokzat csúcsát egy ágaskodó ló díszíti.
Her mahallede birer tane olmak üzere toplam dört tane cami vardır.Minden alomban körülbelül négy egér van.
Çift olarak veya 3 - 10 bireyden oluşan gruplar içinde yaşar.Párokban vagy három-négy egyedből álló csoportokban él.
Devletin olmadığı yerde bireyler birbirlerini istismar edebilir.Közbefogás nélküli körnél az egymással szemben ülő felek egyáltalán nem kommunikálhatnak.
Başaramayınca da ondan uzaklaşmak ister, ama artık onlar zoraki birer yol arkadaşı olmuşlardır.Jos (vastaaja) ei (niitä) halua, (kantaja) älköön (olko pakotettu) varustamaan hänelle katettuja vaunuja.
Güneş'in yakın komşuları Proxima Centauri ve Wolf 359 birer flare yıldızlarıdır.Muita tunnettuja flare-tähtiä ovat Proxima Centauri ja Wolf 359.
Tüm işçiler farklı silahlarla; ama aynı yürekle birer asker."Työläiset ovat aseistautuneet erilaisilla aseilla, mutta samalla rohkeudella.
Son bireyi 1936'da hayvanat bahçesinde öldü.Viimeinen tunnettu yksilö kuoli eläintarhassa vuonna 1936.
Birçok pin-up resmi, kendi dönemlerinin birer seks sembolü olarak görünen Şöhretler (Celebrity)dir.Useat pin-up-tytöt olivat seksisymboleina pidettyjä julkisuuden henkilöitä.
Her kişinin bireysel beslenme gereksinimlerinin bulunmaktadır.Ensimmäisenä otettiin huomioon kunkin henkilön ravinnon tarve.
Yaz ve sonbahar aylarında nadiren de olsa 100 bireye varan büyük gruplar halinde rastlanmışlardır.Joskus harvoin kesällä ja syksyllä ne voivat uida suuremmissa, 100 yksilön ryhmissä.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.Yksilö- ja joukkuekatassa.
Genç bireyler daha kahverengimsidir.Nuoret yksilöt ovat ruskeampia.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Alun perin nämä ideat otettiin postulaatteina, mutta nykyisin niitä pyritään myös testaamaan.
30 Nisan 2007 Raw programında Edge ve Orton, bire bir maçta karşılaştı.30. huhtikuuta, 2007, Raw'ssa, Edge ja Orton kohtasivat 1 vs. 1 matsissa, minkä voitti Edge.
Kum saati yunusları 5 - 10 bireylik gruplar hâlinde hareket ederler.Tiimalasidelfiinit liikkuvat 5–10 yksilön ryhmissä.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tämä liikemalli veti puoleensa monia sijoittajia niin yksityisistä kuin instituutioistakin.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Kukin sääty sai talosta oman istuntosalinsa.
Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar.Ilmiö vaikuttaa sekä yksittäisten työpaikkojen että koko yhteiskunnan tasolla.
Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bir çalışması 60 bireylik bir grup ile karşılaşıldığını belirtir.Yksi kansainvälisen valaanpyyntikomission tutkimuksessa kirjattu ryhmä käsitti 60 yksilöä.
İç gezegenlerden üçünün (Venüs, Dünya ve Mars) önemli birer atmosferi vardır.Aurinkokuntamme neljästä maankaltaisesta planeetasta kolmella (Venus, Maa ja Mars) on kaasukehä.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.Kaikki neuvostotasavallat itsenäistyivät.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Arvot erilaistuvat ja yksilöllistyvät.
Ancak bireyin eşcinsel ilişkide bulunması günah kabul edilmiştir.Homoseksuaalisen seksin harjoittamista pidetään syntinä.
Son 30 saniyede Levent Topsakal birebir atışları kaçırdı.Kolmenkymmenen sekunnin aikana Luffy teki viimeisen iskunsa.
Takımların 30'ar saniyelik birer mola hakkı vardır.Kummallakin joukkueella on oikeus yhteen 30 sekuntia kestävään aikalisään.
400 m bireysel karışıkta ise 8. sırada yer almıştır.400 metrin aitajuoksussa hän sijoittui kahdeksanneksi.
Sumo'da turnuvalar 15 gün sürer ve bu 15 günün her birinde sumo güreşçileri birer maç yapar.Nykyaikainen sumo-turnaus kestää 15 päivää, jokainen ottelija kohtaa yhden vastustajan päivässä.
Avrasya ile Amerika birer kardeş gibi olarak süper kıta olacaktır.Britanniaa pidetään länsimaisen populaarimusiikin supervaltana Yhdysvaltojen ohella.
Genellikle bazal vücut sıcaklığı bireyin uyandığı ilk anda ölçülmesi gerekmektedir.Suden hetkellä ihmisen ruumiinlämpö lähtee nousuun ensin laskettuaan.
Etik açısından özgürlük ise bireyin iyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilme yeteneğine sahip olmasıdır.Mark puolestaan on poika, joka ei osaa erottaa oikeaa ja väärää.
Gayrimüslimler bireylere ve devlete, hatta dış devletlere borç veriyordu.Lisäksi hän antoi anteeksi kaikki lainat, niin valtioiden, kuin yksityistenkin.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.Sielut ovat ainutlaatuisia: kahdella enkelillä tai ihmisellä ei voinut olla samanlaista sielua.
Bu yüzden iyi birer tırmanıcıdırlar.Se on taitava kiipeilijä.
Her takımın birer yabancı tenisçi oynatma hakkı vardır.Säännön mukaan jokaisella joukkueella tulee olla vähintään yksi ulkomaalainen pelaaja.
Yazıtın önemli tarafı, güftenin her hecesinin üzerinde birer notanın yer almasıdır.Muualla maassa kaikkien on täytettävä paperinen lomake.
Vahşi doğadaki en son bireyi 1930 yılında vurulmuştur.Viimeinen luonnonvarainen susi ammuttiin vuonna 1926.
Onunla yakın birer arkadaş olmuş, birbirlerini kız kardeş gibi sevmişlerdir.Pian heistä tuleekin ystävykset, jotka rakastavat toisiaan kuin siskokset.
Bir yapay dil olarak Esperanto, hiçbir tek dile birebir bağlı değildir.Koska esperanto on keinotekoinen kieli, se ei ole minkään luonnollisen kielen sukulainen.
Ayrıca 400m bireysel karışık finalinide kazanmıştır.Hän osallistui myös yksilökilpailuun 600 metrin vapaakiväärissä.
Birey ekonomik bir karar verirken nasıl davranır?Miten puhumme kun puhumme politiikkaa.
Daha fazla bilgi için bireysel ürün makalelerine bakınız.Katso lisätiedot kustakin artikkelista.
Çocuğun babasının Manet ailesinin bir bireyi olduğu düşünülmektedir.Työläisperheen pojan isä ajatteli pojan olevan hullu.
Burada hem öncüller hem de sonuç birer önermedir.Lähtöarvot ja tulos kuuluvat väliin .
İki farklı yerde yaklaşık 150 kadar birey bulunmuştur.Merkkejä ilmestyi noin 95 erilaista.
Her iki augustus kendilerine birer caesar atayacaktı.Caesar armahti heidät kummallakin kerralla.
Aegon iki kız kardeşiyle de evlenmiş ve her ikisinden de birer oğul sahibi olmuştu.Aegon oli naimisissa kahden siskonsa kanssa ja he omistivat kolme lohikäärmettä.
Bazı türleri bireyleri eğer isterlerse düzenden ayrılma konusunda bile serbest bırakır.Kukin on halutessaan vapaa eroamaan jäsenyydestä.
Bu terimin bire bir tercümesi "zorlananlar"dır.Hänellä on jopa otsikko ”Kääntäjän vaikeudet”.
Şehirdeki tüm insanlar, zombiler tarafından katledilip birer zombiye dönüşür.Kaikki jotka ihmissusi surmaa muuttuvat zombieiksi.
Yalnızca tek birey tipinden tanımlanmıştır.Lajilta on kuvattu vain yksi pesä.
Kadınlar bireysel okçuluk yarışmasının sıralama turunda ise 17. sırada yer aldı.Lisäksi hän osallistui siellä kalvan yksilökilpailuun jääden 17. sijalle.
Herkesin her istediğine sahip olduğu kapılı bir toplumda, sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.Tunnetussa ohjelmassa kaikki tekevät samat liikkeet.
Siyah çeneli yunus 5 ile 20 birey arasında küçük gruplar halinde yaşarlar.Mustaposkidelfiinit kokoontuvat pienissä, 5–20 yksilön ryhmissä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod