Solaris yüklemesi, bireylerin sistemleri kullanması için gerekli değidir.Installation of Solaris is not necessary for an individual to use the system.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Individual Jews played an important role in Egyptian nationalism.
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.For those at normal risk screening is recommended between 24 and 28 weeks' gestation.
Frankland ve Tyndall zamanla çok iyi birer arkadaş oldular.Frankland and Tyndall became good friends.
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.Each gluon carries one color charge and one anticolor charge.
Bireysel e-postalar geçilebilir.Individual emails may be flipped through.
Eğer zorluklar çok fazlaysa birey yeni beceriler edinerek akış durumuna geri dönebilir” demiştir.If challenges are too great, one can return to the flow state by learning new skills."
Maalesef, sosyal zekaya yapılan çoğu referans bireyin sosyal becerileri ile ilgilidir.Unfortunately, most references to social intelligence relate to an individual's social skills.
Uygulamada WoV boyutu; sistemler, satıcılar ve bireysel güvenlik açıkları arasında değişir.In practice, the size of the WoV varies between systems, vendors, and individual vulnerabilities.
Transgender Day of Remembrance (Trans Bireyleri Anma Günü)"Mark Transgender Day of Remembrance".
1970'lerin ortalarında, hem trans-gender hem de trans bireyler çatı terim olarak kullanımdaydı.By the mid-1970s both trans-gender and trans people were in common use as umbrella terms.
2012 yılında küresel popülasyonu 1,2 milyon birey olarak tahmin edilmiştir ve sayıları artmaktadır.In 2012, the total population size was estimated to be 1.2 million individuals, and increasing.
Homozigot birey sağlamdır.I feel bad for homosexuals.
Thomas Claire'i her şeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor.Thomas reassures her that everything will be fine and that they will be good parents.
Bu durumda bireyin davranışları sadece kendi kişisel gücüne ve bilincine dayalıdır.In this condition, individuals' actions are bound only by their personal power and conscience.
Tüm karakterlerin çoğu karmaşık bireylerdir, ve Kaplumbağalar güçlü bir aile bağına sahiptir.All the characters are more complex individuals and the Turtles also have a stronger family bond.
Üçüncü döngü birey ve geniş toplumu kapsayacak şekilde planlanmıştır.A third cycle is planned and would cover the individual and society.
Bu çamur sıçraması efekti bireylerin iki resim arasındaki değişimi algılamalarını engeller.This mudsplash effect prevents individuals from noticing the change between the two pictures.
Mağazaları da sınıf oturumları yanı sıra, bireysel randevular sunuyor.The stores also offer class sessions as well as individual appointments.
Bu filmlerde, bireysel ahşap figürler Puppetoons olarak faturalandı.In these films, the individual wooden figures were billed as The Puppetoons.
Besbelli ki, o adam birey sıfatı ile yok olacaktır.Mankind is clearly fallen and lost in sin.
Ayrıca, yerel gizli değişkenleri olmayan bireysel EPR benzeri deneylerin açıklaması da vardır.There are also individual EPR-like experiments that have no local hidden variables explanation.
Salınım periyodu her durumda tüm katların bireysel gecikmelerinin toplamının iki katına eşittir.The oscillator period is in all cases equal to twice the sum of the individual delays of all stages.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.The absentee prayer fulfills the prayer obligation so that there is no need for other prayers.
Bireysel düzen geniş bir şekilde çevreye ve ailenin zenginliğine dayanır.The individual layout largely depends on the region and the wealth of the family.
Triceratops, yıllardır, yalnız bireylerin fosillerinden bilinir.For many years, Triceratops finds were known only from solitary individuals.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Myths are metaphors for the gods' actions, which humans cannot fully understand.
Şirket, bireyler ve şirketler için geniş bir hizmet yelpazesi üzerine uzmanlaşmıştır.The company is specialised on rendering a wide range of services for individuals and corporations.
Bir birey kendinden bir tavşan alabilir, ancak bir tavşan erkeklerden azdır.An individual can get a hare by himself, but a hare is worth less than a stag.
Ukrayna, Bireysel Ortaklık Eylem Planına (BOEP) sahip sekiz Doğu Avrupa ülkesinden biridir.Ukraine is one of eight countries in Eastern Europe with an Individual Partnership Action Plan.
Kamp ve yürüyüş yapmak İsrail kültürünün birer parçasıdır.Camping and hiking are an integral part of Israeli culture.
Normal düzendeki kulüplerin bireysel olarak yarışmaları yerine, 8 takımlı bir ligden oluşmaktaydı.Instead of individual clubs competing in the usual fashion, there were only eight teams.
Bireyler daha sonra niçin öyle davrandıkları hakkında mantıklı sonuçlara varacaktır.The individuals then draw logical conclusions about why they behaved as they did.
Doğal hallerinde bireyler apolitikti ve asosyaldi.Individuals in the state of nature were apolitical and asocial.
Od tna her bir ateşe ve ocağa birer tane İye (koruyucu ruh) gönderir.Heaps of charcoal and/or evidence of fire were revealed in every bulge.
Her insandaki ruh bireysel ve ölümsüzdür.The human soul, however, is self-sufficient and thus immortal.
Diğer aile bireylerinin Şiva'da yeni giysilerini yırtma zorunluluğu yoktur.No other family member is required to rend changed clothes during shiva.
Sağlıklı yetişkin bireylerin birkaç doğal avcısı vardır.Healthy adult birds have few natural predators.
Kimi akademik alanlarda toplumsallaşma, bireyin kasıtlı biçimlendirilmesi anlamına gelir.In some academic fields, socialization refers to the deliberate shaping of the individual.
Sporcu ilk bireysel zaferi 2006 yılında Norveç'te bir kayak yarışında elde etmiştir.Her first individual victory came in a pursuit race in Norway in 2006.
Subject (Özne): Sertifikanın ait olduğu varlık: bir cihaz, birey, ya da kurum.Subject: The entity a certificate belongs to: a machine, an individual, or an organization.
Uyumsuz bireyler kendi çıkarlarını diğerleriyle geçinmekten üstün tutarlar.Disagreeable individuals place self-interest above getting along with others.
Bir HealthVault kaydı bireyin sağlık bilgileri saklar.A HealthVault record stores an individual's health information.
Bireysel çalışmayı teşvik eder.Individual work was encouraged.
Bu tövbenin bireyin kendince yaptığı tövbeden farkı nasuh olmasındadır.The remedy for it is repentance, on which he insists.
Bireyler, aile üyelerinin bulunduğu yerleri akıllarında tutabilmektedirler.Individuals appear to be able to keep track of the current location of their family members.
1984'te yapılan bir çalışma sonucunda MAcellan Boğazı'nda 3.400 bireyin olduğu tahmin edilmiştir.A survey in 1984 estimated there to be 3,400 individuals in the Strait of Magellan.
Birey bu inançları kendi kendine telkin ve tekrar ederek sürekliliğini sağlamaktadır.He propagated this belief and put it into practice by himself.
Bu nedenle bu filmler birer erotik film oldukları çağrışımını da yaparlar.I told them I can only make movies for myself.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."We will speak with you through our barrels."
Bu bulgular bazı bireylerdeki bağımlılığın ciddi ve kronik doğasını açıklamaktadır.This information helps explain the severity and chronicity of addiction in certain individuals.
Bireysel kişilere, Başlat menüsündeki arama metin kutusundan hızla erişilebilir.Individual contacts can be quickly accessed from the Start menu search text box.
Anormal sonuçlar bireysel elektronların olması durumunda oluşur.Anomalous results may occur in the case of individual electrons.
Ayrıca, bu grafik anı yazısı,ortaya çıkan bireyselci yüzünün zorluklarını göstermeye yardım etti.Additionally, this graphic memoir helps show the hardships individuals face when coming-out.
Neye benzediğini bilmek bireye bazen amaçlarına ulaşmakta yardımcı olabilir.Knowing what one is really like can sometimes help an individual to achieve their goals.
Erzak artık bitmişti; atlarını, develerini birer birer vurup yediler.As was their custom, they then left their weapons by his body.
Her iki bölgede birer ziyaretçi merkezi bulunmaktadır.Both districts have visitor centers.
30 Nisan 2007 Raw programında Edge ve Orton, bire bir maçta karşılaştı.On the April 30, 2007, episode of Raw, Edge and Orton met in a one-on-one match.
Kamu Yararı ve Bireysel Çıkarlar.Profit is private and individual.
Sporcular sırayla birer, toplam 3 atlayış gerçekleştirirler.And indeed the Pirates jumped to a three to one series lead.