Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.V istom zmysle všetko existuje všade a vo všetkých okamihoch.
Birden önünde Caleb belirir.Keby tak Beale Street prehovorila.
Gerçekten birden çok programın aynı anda çalıştırılabilmesine izin veren bir yapısı vardır.Jedno zariadenie môže naraz využívať viacej protokolov.
Eğer omega birden büyük ise, uzayın geometrik şekli bir kürenin yüzeyi gibi kapalıdır.Ak je Ω > 1, tak potom je geometria vesmíru uzatvorená, podobne ako povrch gule.
Bazı filtreler birden fazla filtreleme yöntemi kullanır.Nekateri filtri uporabijo več kot eno metodo filtracije.
1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu.V zgodnjih 1950 je lahko računalnik izvajal le en program naenkrat.
Bazı durumlarda,Lewis asitleri 2 Lewis bazını birden bağlama kapasitesine sahiptir.V nekaterih primerih so Lewisove kisline zmožne vezati dve Lewisovi bazi.
Negatif yıldırım çarpması genellikle sadece 10 mikrosaniye sürer, ama birden fazla çarpmalar da yaygındır.Negativne strele po navadi ne trajajo dalje, kot deset mikrosekund, vendar so tudi večkratni udari pogosti.
Birden fazla kullanıcı.Večje število uporabnikov.
Birdenbire ülkeler ortadan kalktı ve kargaşa içinde dağıldı.Naenkrat so se dežele razšle, raztresene so bile v vojni.
Eğer oklar birbirine yakın bir öbek oluşturmamışsa hepsi birden hedef merkezine yakın olamaz.Če ne bi bile vse puščice zbrane skupaj na enem mestu, ne bi mogle biti tudi blizu sredine tarče.
Türleşme, hem kontrollü laboratuvar koşullarında hem de doğada, birden çok defa gözlemlenmiştir.Speciacijo so opazovali že večkrat, tako v nadzorovanih laboratorijskih pogojih kot v naravi.
Ayrıca, metal-ligand bağ değeri birden üçe kadar uzanabilir.Premer goleni se lahko poveča tudi do trikrat.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.Iz dveh strani so napadli nemško vojsko.
İkinci Dünya Savaşı ellerini filmdeki aileye her iki cepheden birden uzatır.Druga svetovna vojna razdeli družini vsako na svojo stran.
Çoğu insan, hipertansiyonu kontrol altında tutmak için birden fazla ilaca ihtiyaç duyar.Večina ljudi potrebuje več kot eno zdravilo, da visok krvni tlak držijo pod nadzorom.
Birden fazla fotoğraf seçmek ve tutmak için yeteneği.Zelo je primeren za izvajanje slik in fotografij.
Genellikle, bir dişi birden fazla erkek ile çiftleşir.Samice se bodo pogosto parile z več samci.
Birden tekrar kızgısı artar.Spet se mu vse ponesreči.
Bileşikler birden çok elementin atomlarından oluşmuştur.Elektroni so sestavni deli atomov.
Dijital fizik aşağıda listelenen bir veya birden fazla hipotezle desteklenir.Digitalna fizika temelji na eni ali več domnev, navedenih po vrsti glede na drznost.
Menteşe ismi birden fazla anlamda kullanılmaktadır.Izraz je najpogosteje uporabljen v ožjem pomenu.
Bu dönemde birden fazla cumhuriyet rejimine tolere edilmiştir.Samostojnost od Sovjetske zveze je v tem obdobju razglasilo več republik.
Otomobilde, Hibrit otomobiller birden fazla çeşit yakıt türüyle çalışabilen araçlardır.Ravno tako kot batni motorji, lahko tudi reaktivni delujejo na več vrst goriv.
Tek bir bilgisayarda olabileceği gibi ağ üzerinden birden çok bilgisayarla da olabilir.Z njim lahko počnemo večino stvari kot z velikim računalnikom.
Ayrıca aynı konuyla ilişkilendirilen birden çok tanrı veya tanrıça bulunmaktaydı.Z vodo in zemljo so bili povezani tudi številni drugi bogovi.
Birden fazla sonucu olan işlemse belirsizdir.Odločitev, ki sledi je več kot logična.
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Obrezovanje ima lahko več pomenov.
Böylece de tek bir kaynak metinden ortaya birden fazla erek metin çıkabilir.Skozi eno točko lahko navidezno potegnemo samo eno tokovnico.
18. yüzyılda kömür madenciliği birden gelişti.Rudarski kraj Senovo se je v 20. stoletju naglo razvijal.
Grup 2005'te üç konser için 3 vokalistiyle birden yeniden birleşmişlerdir.Skupina Moe je leta 2005 trikrat priredila skladbo.
Birdenbire balkonda Herman görünür.Večkrat se je pojavila na balkonu buckinghamske palače.
Oyun çoğunlukla olumlu yorumlar almış ve 2006 yılında E3'de birden fazla ödül kazanmıştır.Žaidimas sulaukė nemažai teigiamų atsiliepimų, pelnė keletą apdovanojimų 2006 m. E3 parodoje.
Bu noktada roman birden biter.Tuo romanas ir pasibaigia.
Kişi bilimin bir veya birden fazla alanında uzman olabilir.Mokslininkas gali būti vienos arba kelių sričių ekspertas, žinovas, specialistas.
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.Staiga keičiasi žmogaus elgesys.
Böylece Draupadi beş Pandava kardeşin birden karısı oldu.Todėl Draupadė tapo visų penkių Pandavų žmona.
Birden yeni haberler gelir.Jos greitai paskleidžia naujieną.
Birdenbire kaybolur.Staiga praregėjo.
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Kartais žodžiai įgauna kur kas daugiau prasmės.
Dizide her hafta bir veya birden fazla karakter ölmektedir.Vienas ar daugiau veikėjų žūva kiekviename epizode.
Ancak burada veba yüzünden birdenbire öldü.Tačiau netrukus ji mirė nuo tuberkuliozės.
Bu adamın birden ortadan kaybolması onu daha da korkutur ve bir hayalet gördüğünü anlar.Dabar, pamatęs jos kūną, jis dar labiau išsigąsta ir nusprendžia bėgti.
Ana yemek, birden fazla çeşit yemekten oluşan öğünlerde temel yemek.Tuo tarpu pietūs yra laikomi pagrindiniu dienos maistu.
Üç film 11 oscar heykelciği birden almayı başardı.Trys Kusto filmai laimėjo Oskaro statulėles.
Yeniden Kullanım - kamuya yayınlanan aynı gadget birden çok site tarafından yeniden kullanılabilir.Švyturys, tapęs miesto simboliu, vėl imtas naudoti.
Ve birdenbire, tahminimce maçoluk ile alay eden o 'kick' sırası...Po to susikūrė klubinė grupė „O’key“.
Genellikle birden fazla dosyadan oluşurlar.Dažniausiai tai yra failas.
Birden hiç beklemedikleri bir şekilde İl Commandatore'nin taştan heykeli oraya gelir.Stebuklingai išlikusio neapiplėšto kapo įkapių plėšikai vis tik nepasigailėjo.
Sıfır birden önce gelir.Nulis eina prieš vienetą.
Çoğu zaman, enfeksiyona neden olan birden fazla virüs mevcuttur.Sageli toimub nakatumine rohkem kui ühe viirusega.
Ödülü yalnızca bir kişi birden fazla kazanmıştır.Iga inimene võib auhinna saada ainult ühe korra.
Birden zengin olurlar.Varsti sai ta õige rikkaks.
Bazı tesisler tarihi veya idari nedenlerden dolayı birden fazla etkinlik gösterebilir.Mõnel allüksusel on administratiivsetel või ajaloolistel põhjustel ülesandeid rohkem.
İki durumda da birden fazla sonuç ihtimali vardır.Järelikult saadakse mõlemal juhul väljundis kõrge potentsiaal.
Aynı gün aynı yerde birden fazla saldırı gerçekleşirse, tek bir olayla birleşecekler. ^Samal päeval samas kohas toimunud rünnakud liidetakse ühte lahtrisse.
Aynı anda birkaç yerde birden bulunabilme.Ükski keha tervikuna ei saa olla mitmes kohas korraga.
Birçok-çekirdekli işlemci, kabaca birden fazla mikroişlemci çekirdeğini kapsayan tek bir çiptir.Multituumaline protsessor on rohkem kui ühte mikroprotsessori tuuma sisaldav kiip.
Bir ağda birden fazla sunucu birim bulunabilir.Loodetavasti leiad sa kusagilt baasist pisut vägevamat tulejõudu.
Napolyon’un Belçika üzerinden saldırma tercihinin birden çok gerekçesi vardır.Napoleoni otsust rünnata Belgias toetasid mitmed kaalutlused.