Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirinde ile cümle

birbirinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bu ikisi birbirinden çok faklı iki kavramlar, ikisi de mutluluk duygusu ile bütünleşmiştir.وهذان مفهومان مختلفان جداً، وكلاهما تم جمعهما في مفهوم السعادة.
Ve bu ikisi birbirinden çok faklı iki kavramlar, ikisi de mutluluk duygusu ile bütünleşmiştir.どちらも幸福という一つの観念にまとめられがちです 三つめは錯覚に焦点を置くこと
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.Ale dělali to absolutně nezávisle.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.Ale obaj robili to zupełnie niezależnie.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.Maar deden ze dit volledig onafhankelijk.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.Ma lo stavano facendo in completa autonomia.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.Mas eles estavam fazendo isso completamente independentes.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.Tetapi mereka melakukannya sendiri-sendiri dua tahun untuk menjual obat terlarang.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.אבל הם עשו זאת באופן נפרד לחלוטין.
Ve bu iki suçlama birbirinden tamamen bağımsız.ولكن كانوا يبعونها منفصلين بشكلٍ مستقل.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.A sú rozdielne.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.A tyto se liší.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.Dan keduanya tidak sama
Ve bunlar birbirinden farklıdır.E elas são diferentes.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.En deze zijn verschillend.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.E queste sono due cose differenti.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.És ezek különböznek.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.Et c'est différent.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.Iar ele sunt diferite.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.I są one różne.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.이 두가지는 매우 다릅니다.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.Sicherheit als Gefühl und als Realität. und sie unterscheiden sich.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.Y son diferentes.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.Και αυτές είναι διαφορετικές.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.И они разные.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.И това са две различни неща.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.ואלו דברים שונים.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.و هما مختلفان.
Ve bunlar birbirinden farklıdır.実際に安全ではなくとも
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.A gdy płyty tektoniczne rozchodzą się, magma, lawa, wylewa się i wypełnia szczeliny.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.E dato che queste placche tettoniche si stanno spostando, magma e lava, escono a riempire questi buchi.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.És ahol ezek a tektonikus lemezek szétválnak, a magma, a láva tör fel, és tölti be ezeket a hasadékokat.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Et comme ces plaques tectoniques s'écartent, le magma, la lave, remontent et remplissent ces brèches.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.지각판이 갈라지면서 마그마와 용암이 분출되고 골짜기를 메우게 되는거죠
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Mannerlaattojen vetäytyessä toisistaan, ylös purskahtava magma täyttää aukot.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Terwijl deze tektonische platen uit elkaar drijven, komt magma, lava omhoog en vult de holtes op.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.Y a medida que se separan estas placas tectónicas aparece magma, lava, que va llenando esos huecos.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.А с раздалечаването на тези тектонични плочи се издига магма, лава и запълва тези процепи.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.ואלו הם למעשה הלוחות הטקטונים שמתרחקים זה מזה. מגמה,לבה יוצאת וממלאת את החללים האלה.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.وبينما تنبسط هذه الصفائح التكتونية بعيدا تأتي الحمم والصخور لتسد تلك الثغرات.
Ve bu tektonik levhalar birbirinden uzaklaşırken, magma, lav, çatlaktan sızıp boşlukları doldurur.マグマがわき上がって隙間を埋めます 新しい海底が 目の前で
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.A tie myšlienky sú veľmi rôznorodé.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Ces idées sont très disparates.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Das alles kann dann ganz verschiedene Formen annehmen.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.E as ideias são muito distintas.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.E le idee sono molto eterogenee
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.En de ideeën zijn zeer uiteenlopend.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Ideile între ele nu au nicio legătură.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.그리고 그 아이디어들 대단히 제각각입니다.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Las ideas son muy diversas.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Same idee są różnorakie.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Và các ý tưởng thì rất hỗn tạp.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Και οι ιδέες είναι πολύ ανόμοιες.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Идеи совершенно разные.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.Идеите са силно несъизмерими.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.והרעיונות מאד שונים.
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.ولكن الأفكار مختلفة جداً .
Ve fikirler birbirinden çok ayrı.これからいろいろなものをお見せしますが
Ve her bir petrol suyla buluştuğunda birbirinden farklıdır.A każdy rodzaj ropy zachowuje się inaczej w zetknięciu z wodą.
Ve her bir petrol suyla buluştuğunda birbirinden farklıdır.Elke soort olie is anders in water.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod