Ana içeriğe geç
Sözlük

birbirinde ile cümle

birbirinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bir parabol, bunları birbirinden ayırmak için bir çizgi çizeyim.Но парабола -- пожалуй, лучше нарисовать разделительную линию...
Ama bir parabol, bunları birbirinden ayırmak için bir çizgi çizeyim.لكن القطع المكافئ-- دعوني ارسم خط هنا لأفصل الاشياء عن بعضها
Ama bir parabol, bunları birbirinden ayırmak için bir çizgi çizeyim.放物線は、この種は U の形のようになります。
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.2つの脳半球は 完全に分かれています 別々に情報を処理するため
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Dar în afară de aceasta, cele două emisfere sunt complet separate.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.De ettől eltekintve a két félteke teljesen különálló.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Drugače pa sta ti dve možganski polobli popolnoma ločeni.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.두 개의 반구는 완전히 분리되어 있습니다. 두 개의 반구가 서로 다르게 정보를 처리하기 때문에,
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.les deux hémisphères sont tout à fait séparés.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Ma a parte questo, i due emisferi sono completamente separati.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Maar voor de rest zijn de twee hersenhelften volledig van elkaar gescheiden.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Mas, aparte isso, os dois hemisférios estão totalmente separados.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Men bortsett från detta så är de båda hjärnhalvorna fullständigt åtskilda.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Men ud over det, er de to hjernehalvdele fuldstændig adskilte.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Mimo to jsou však obě hemisféry kompletně oddělené.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Mimo toto spojenie sú obe hemisféry od seba celkom oddelené.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Nhưng ngoài ra, hai bán cầu là hoàn toàn riêng biệt.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Pero excepto por eso,
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Stanowi ono jedyne połączenie pomiędzy półkulami naszego mózgu.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Tapi di luar itu, kedua bagian otak ini betul-betul terpisah.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Αλλά εκτός από αυτό, τα δύο ημισφαίρια είναι εντελώς διαχωρισμένα.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Але окрім цього, дві півкулі ніяк не зв'язані між собою.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.Но с изключение на тази връзка, двете полукълба са напълно отделени.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.אולם פרט לכך, שני חצאי המוח נפרדים לחלוטין.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.ولكن غير ذلك فإن النصفين الكرويين منفصلان تماماً
Analiz ve raporlama neden birbirinden ayrılır? Bunlar aynı sürecin parçası değil mi?¿Por qué diferenciar entre el análisis y la elaboración de informes?¿No forman parte del mismo proceso?
Analiz ve raporlama neden birbirinden ayrılır? Bunlar aynı sürecin parçası değil mi?Как составить доклад на национальном уровне?
Analiz ve raporlama neden birbirinden ayrılır?Pourquoi faire la distinction entre analyse et production de rapports?
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.A boli priatelia, tak sa objímali a smiali sa a ich tváre boli asi takto vzdialené.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Byli przyjaciółmi, przytulali się śmiali się, a ich twarze były o tak blisko.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Byli to přátelé, vzájemně se obejmuli, smáli se a jejich obličeje byly asi tolik od sebe.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Erano amici, e si abbracciarono e ridevano, e le loro facce erano vicine così.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Erau prieteni şi s-au îmbrăţişat şi râdeau, iar feţele lor erau atât de aproape.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Et ils étaient amis, et ils se sont serrés dans les bras et ils riaient, et leurs visages étaient à ça.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Jóban voltak, megölelték egymást, egymással nevetgéltek, és az arcuk ilyen közelre volt egymástól.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.그들은 친구 였습니다, 그래서 서로 포옹했고, 웃고 있었고, 그들은 얼굴을 이 정도로 가까이 하고 있었습니다.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Là bạn bè, họ ôm chầm lấy nhau rồi họ cùng cười phá lên, và mặt họ chỉ cách xa nhau từng này thôi.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Mereka berteman, dan mereka saling berpelukan, dan mereka tertawa, dan jarak wajah mereka sejauh ini.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Y eran amigos y se abrazaban y se reían y sus caras estaban así de cerca.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Ze waren vrienden. Ze omhelsden elkaar. Ze waren aan het lachen.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Είναι φίλοι και αγκαλιάστηκαν και γέλαγαν με τα πρόσωπά τους σε μια τέτοια απόσταση.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Вони були друзями.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Они были друзьями, и они сжимали друг друга в объятиях, смеялись, и их лица были вот на столько близко.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Те бяха приятели и се прегърнаха, те се смееха, а лицата им бяха ей на такова разстояние.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.הם היו ידידים, והתחבקו והם צחקו, והמרחק בין פרצופיהם היה כזה.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.لقد كانوا أصدقاء، فاحتضنا بعضهم البعض وكانا يضحكان، بالكاد توجد مسافة بين وجهيهما.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.笑いながら こんな近くで話すんです お互いの両腕を上へ下へと
Aslında, bir sıfır çizgisi çizersem, enflasyon ve deflasyonu birbirinden ayırabilirsiniz.0%のインフレーション率がここです。
Aslında, bir sıfır çizgisi çizersem, enflasyon ve deflasyonu birbirinden ayırabilirsiniz.Наверно стоит нарисовать нулевой уровень инфляции чтобы было видно где инфляция, а где дефляция.
Aslında, bir sıfır çizgisi çizersem, enflasyon ve deflasyonu birbirinden ayırabilirsiniz.Насправді,дозвольте намалювати нульовий рівень,щоб ви могли розділити інфляцію від дефляції.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.음, 1 의 자리와 10 의 자리를 분리하고 싶었습니다.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Azért mert a tízeseket akartam az egyesektől szétválasztani.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Beh, ho voluto separare le unita' dalle decine.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Bem, eu queria separar o lugar das unidades do lugar das dezenas.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Cóż, chciałem odseparować miejsce jedności od miejsca dziesiątek.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Det gjorde vi for at skille enerne og tierne fra hinanden.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Eh bien, je voulais séparer les dizaines des unités.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Ei bine, am vrut să separ zecile de unitati.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.Lo que quise hacer es separar el lugar de las unidades del lugar de las decenas.
Aslında onlar ve birler basamağını birbirinden ayırmak istiyorum.To preto, že som chcel oddeliť jednotky od desiatok.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
birbirinde ile cümle - Sayfa 16 - birbirinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App