Ana içeriğe geç
Sözlük

birbiri ile cümle

birbiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biz birbirimizi anlamıyoruz.We don't understand each other.
Tom ve Mary birbiriyle çıkardı.Tom and Mary used to date each other.
Birbirimize Fransızca konuştuk.We spoke to each other in French.
Birbirimize baktık ve güldük.We looked at each other and laughed.
Birbirimize bakıp güldük.We looked at each other and laughed.
Bu senin ve benim birbirimizle son konuşmamız olabilir.This may be the last time that you and I talk to each other.
Tom ve ben çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanıyoruz.Tom and I've known each other since we were children.
Herkes Tom ve benim birbirimizi sevmediğimizi biliyor.Everyone knows Tom and I don't like each other.
Herkes Tom ve benim birbirimizi sevdiğimizi biliyor.Everyone knows Tom and I like each other.
Bu, senin ve benim şimdiye kadar birbirimizi son kez görüşümüz olabilir.This might be the last time you and I ever see each other.
Tom ve ben birbirimizi öptük.Tom and I kissed each other.
Tom ve ben birbirimize yardımcı olabiliriz.Tom and I can help each other.
Tom ve ben birbirimize inanıyoruz.Tom and I believe in each other.
Tom ve ben birbirimizi tamamlarız.Tom and I complement each other.
Tom ve ben birbirimizi göremedik.Tom and I couldn't see each other.
Tom ve ben her zaman birbirimize yardımcı oluyoruz.Tom and I always help each other out.
Tom ve ben sık sık birbirimizi teşvik ediyoruz.Tom and I often encourage each other.
Tom ve ben yarın birbirimizle görüşeceğiz.Tom and I'll see each other tomorrow.
Tom ve ben asla birbirimize yalan söylemeyiz.Tom and I never lie to each other.
Tom ve ben birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz.Tom and I've known each other for ages.
Tom ve ben artık birbirimizi öpmüyoruz.Tom and I don't kiss each other anymore.
Tom ve ben artık nadiren birbirimizi öpüyoruz.Tom and I seldom kiss each other anymore.
Tom ve ben birbirimizle konuşmaktan zevk aldık.Tom and I enjoyed talking with each other.
Tom ve ben sadece hafta sonlarında birbirimizi görürüz.Tom and I only see each other on weekends.
Tom ve ben birbirimizi tanımıyorduk bile.Tom and I didn't even know each other then.
Tom ve ben bir daha asla birbirimizi görmeyebiliriz.Tom and I might never see each other again.
Tom ve ben şimdi iyi arkadaşız, ama önce birbirimizi sevmezdik.Tom and I are good friends now, but we didn't like each other at first.
Tom ve ben şimdi iyi arkadaşız, ama birbirimizi sevmediğimiz bir zaman vardı.Tom and I are good friends now, but there was a time when we didn't like each other.
Bu akşam birbirimizi görebilir miyiz?Can we see each other this evening?
Tom ve ben birbirimizle Fransızca konuşuyoruz.Tom and I speak French to each other.
Hepimiz birbirimize iyi şans diledik.We all wished each other luck.
Birbirimizi sevmeliyiz.We should love one another.
Birbirimizi anlamıyoruz.We do not understand each other.
Birbirinize güzel sözler söyleyin.Say good things to each other.
Sınıfta birbirimizi Berberi isimlerimizle çağırırdık. Bu yüzden adım Amastan.In class, we used to call each other by our Berber names. That's why my name is Amastan.
Birbirimizi çok sık görüyoruz.We see each other very often.
Birbirimizle yalnızca Fransızca konuşuruz.We only speak French to each other.
Eskiden bütün komşular birbirini ziyaret ediyordu.In the past, all the neighbors used to visit one another.
Her gün birbirinin aynısı.Every day's the same.
Birbirinize göz kulak olun.Take care of each other.
Birbirimizi özledik.We missed each other.
Kanal, Atlantik ve Pasifik okyanuslarını birbirine bağlar.The canal connects the Atlantic and Pacific Oceans.
Birbirimizden uzaklaştık.We moved away from each other.
İpler birbirine dolandı.The threads got tangled.
Birbirinizin hakkında ne biliyorsunuz?What do you know about each other?
Tek yapmanız gereken birbirinize güvenmeniz.All you need to do is trust one another.
Yapmanız gereken tek şey birbirinize güvenmek.All you need to do is trust one another.
Günler birbirini izledi.One day passed, and then another.
Birbirine iyi uyan renkleri seçin.Choose colours that go well together.
"Edis: Yeni nesil şarkıcılar birbirini kolluyor"."Edis: Yeni nesil şarkıcılar birbirini kolluyor".
"Dr. Besim: "Vekiller bakanlık için birbirine girmiş, ben vazgeçtim...""."Dr. Besim: "Vekiller bakanlık için birbirine girmiş, ben vazgeçtim..."".
Birbirimize inanıyoruz ve bu bana yeter.We believe in each other, that's enough for me."
Ancak, tıbbi sağlayıcılar birbirinden daha az affedici olabilirler.However, medical providers may be less forgiving of one another.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.Some 250 high-speed Shinkansen trains connect major cities.
Bu kızlar gerçekten birbirine aşık gözüküyorlar ve bu ilginç bir şekilde erotik." dedi.These girls look really in love and it was curiously erotic."
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann was jealous of Jacob's position and the two often attempted to outdo each other.
Ordusu nehri geçti ve on gün içinde birbirini takip eden üç muharebe yürüttü.His army crossed the river, and fought three successive battles over ten days.
Uluslararası güvenlik ve ulusal güvenlik kaçınılmaz olarak birbiriyle bağlantılıdır.International and national security are invariably linked.
Kanunlar birbiriyle çelişemez.Laws can not be in conflict with each other.
Ama biz birbirimizi hiç tanımıyorduk.We never really knew each other.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod