Ana içeriğe geç
Sözlük

birbiri ile cümle

birbiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar birbirinin uğruna var olurlar.Men exist for the sake of one another.
Birbirimize Fransızca konuşmalıyız.We should speak French to each other.
Tom ve ben nadiren birbirimize yardım ederiz.Tom and I seldom help each other.
Tom ve ben birbirimizden gerçekten nefret ediyoruz.Tom and I really hate each other.
Tom'la birbirimize güvenmiyoruz.Tom and I don't trust each other.
Tom ve ben birbirimize katlanamıyoruz.Tom and I can't stand each other.
Tom ve ben birbirimizle anlaştık.Tom and I agreed with each other.
Tom ve ben birbirimize el salladık.Tom and I waved to each other.
Tom'un ve Mary'nin birbirini çok sevdiğini sanmıyorum.I don't think Tom and Mary like each other very much.
Belki bu gece birbirimizi tekrar göreceğiz.Maybe we'll see each other again tonight.
Bu senin ve benim birbirimizle son konuşmamız olabilir.This may be the last time that you and I talk to each other.
Tom ve ben birbirimize inanıyoruz.Tom and I believe in each other.
Tom ve ben birbirimizi tamamlarız.Tom and I complement each other.
Tom ve ben sadece hafta sonlarında birbirimizi görürüz.Tom and I only see each other on weekends.
Tom ve ben birbirimizi tanımıyorduk bile.Tom and I didn't even know each other then.
Tom ve ben bir daha asla birbirimizi görmeyebiliriz.Tom and I might never see each other again.
Tom ve ben birbirimizle Fransızca konuşuyoruz.Tom and I speak French to each other.
Yin ve Yang karşıt olmaktan ziyade birbirini tamamlayan güçlerdir.The Yin and the Yang are complementary rather than opposite forces.
Her gün birbirinin aynısı.Every day's the same.
Birbirimizden uzaklaştık.We moved away from each other.
Birbirinizin hakkında ne biliyorsunuz?What do you know about each other?
Devlet bürokratları ve şirketler arasındaki ilişkiler sıklıkla birbirine yakındır.Relationships between government bureaucrats and companies are often close.
Şirketler metro Ethernet'i, kendi ofislerini birbirine bağlamak için de kullanabilirler.Businesses can also use metropolitan-area Ethernet to connect their own offices to each other.
Uluslararası güvenlik ve ulusal güvenlik kaçınılmaz olarak birbiriyle bağlantılıdır.International and national security are invariably linked.
(Cedric ve Gloria modelleri mekanik ve tasarım açısından birbirine çok benzemektedir.)(The Cedric and Gloria were very similar in styling and mechanicals.)
Evler genel olarak birbirine bitişiktir ya da aralarında az bir mesafe bulunmaktadır.Words with hardly a space between, above or beneath them.
Her meslek sahibi birbirine hizmet eder.Let all nations serve each other.
Eylemler, bir İş Akışı'nda birbirine bağlanır.The actions are linked together in a Workflow.
D-M Soundex algoritması, tek bir kelime için birbirinden bağımsız 32 sonuç verebilir.The D–M Soundex algorithm can return as many as 32 individual phonetic encodings for a single name.
Bu dönem boyunca birbiriyle yakından bağlantılı ama bağımsız üç hanedan olarak hüküm sürdüler.During this period, they ruled as three closely related, but individual dynasties.
Yani bütün başlıklar birbiri altında sıralanır.Now they are all gathered under one cover.
Depremin olduğu noktada, bu iki plaka yılda 75 mm'lik bir oranda birbirine yaklaşmaktadır.At the location of the earthquake, these plates converge at a rate of 75 mm per year.
Diğer steroidler gibi, progesteron da birbirine bağlı dört halkalı hidrokarbondan oluşur.Like other steroids, it consists of four interconnected cyclic hydrocarbons.
Yardım yapan ile alan birbirini görmez, tanımaz ve bilmez.They aid but do not define."
Bununla birlikte, parçacık anti parçacık çiftinin elektriksel olarak birbirini çektiği gözlemlendi.However, particle–antiparticle pairs are observed to electrically attract one another.
İki taraf da birbirine karşı üstünlük gösteremedi.But neither brother could prevail against each other.
Uzun süredir birbirimizi tanımıyorduk.We haven't known each other long.
İkizleri birbirinden ayırt edemiyorum.I can't tell one twin from the other.
İkizler birbirinden ayırt edilemez.The twins are indistinguishable from each other.
İkizler o kadar benziyorlardı ki birbirinden ayırt etmek zordu.The twins were so alike that it was difficult to tell them apart.
İkizleri birbirinden ayırtedebilir misin?Can you tell the twins apart?
Birbirinizle tanıştınız mı?Have you met each other?
İki insan birbirini anlarsa evlilik harika bir şey olabilir.Marriage can be a wonderful thing if two people understand each other.
Birbirimizi tanımamız çok önemli.It is very important for us to know each other.
Birbirimize sık sık küçük hediyeler verirdik.We would often give each other little presents.
Hafta sonlarında birbirimizi ziyaret ederdik.We used to visit each other on weekends.
Kendimizi birbirimize tanıttık.We introduced ourselves to each other.
Biz birbirimize yardımcı olmalıyız.We ought to help each other.
Birbirimize karşı ciddi şekilde konuştuk.We talked seriously to one another.
Hafta sonunda birbirimizi ziyaret ederdik.We used to visit each other on the weekend.
Dünyada yaşayan her şey birbirine bağlıdır.All living things on earth depend one another.
Onun yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmuyor.His actions run counter to his words.
Onlar ortak çıkarları tarafından birbirine bağlıdır.They are bound together by common interests.
Dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı.She pressed her lips firmly together.
Birbirine zıt iki şeyi aynı anda idare edemezsin.You can't have it both ways.
İnsanların birbirini sevdiği bir dünyada yaşamak istiyorum.I want to live in a world where people love one another.
Hiçbir kar tanesi birbirine benzemez.No two snowflakes are exactly alike.
İki adam birbirini suçladı.The two men accused each other.
Birbirimizi daha sonra göreceğiz.We'll see each other later!
Ne zaman tekrar birbirimizi görebiliriz?When can we see each other again?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod