Problem analizi ile karar vermeyi birbirinden ayırt etmek önemlidir.It is important to differentiate between problem analysis and decision-making.
Bu adalar önemli deniz çöküntüsüyle birbirinden ayrılıp su yüzüne çıkmış kısımlardır.These gardens rise and fall with changes in the water level, and so are resistant to flooding.
Bu dönem boyunca birbiriyle yakından bağlantılı ama bağımsız üç hanedan olarak hüküm sürdüler.During this period, they ruled as three closely related, but individual dynasties.
Sokaklar dardı ve binalar birbirine yakındı.The streets were narrow and the buildings were close together.
Ancak, dizigotik ikizler birbirinden çok farklı görünebilir.However, dizygotic twins may also look very different from each other.
Ama biz birbirimizi seviyoruz.But we love each other.
Bu dağıtımlar için birbiririnin “ayna”sı denir.These manifolds are said to be "mirror" to one another.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.This has caused some researchers to confuse them with one another.
Birbirine çok benzeyen bir grup insanın, komik ve eğlenceli öyküsü konu edilmektedir.You know there's going to be a lot of crazy and fun stuff going on.
Bu şekilde insanlar birbirini görme imkânı bulur.This way they will be able to see each other.
Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor.We would joke about the same things and laugh at the same shit.
Ancak mikroskobik incelemeyle birbirinden ayırt edilirler.Microscopic examination is needed to distinguish them.
Servis İnsanlar kategorisinde birbirine benzer yüzler ve gruplar için onları analiz eder.The service analyzes photos for similar faces and groups them together in the People category.
Bina hepsi birbirinden farklı olan çeşitli yapı üniteleri tarafından oluşturulmuştu.The building is made up of several building units, all very different.
Gorz bunu şöyle açıklıyor: “Biz birbirimizi anlamak için yaratılmışız.”Right away, we knew that we were meant for each other."
Çevresindeki öbür insanlar ise birbirine benzer.Everyone around her feels the same.
Birbirine aşklarını tekrar açıklarlar.They once again declare their love for each other.
Köylüler ve kentliler birbirine düşmanlardı.Naturally, the heroes and villains fight each other.
Kaderleri de birbirinden farklı şekillendi.Others had a different fate.
Tüm genelleştirilmiş hata fonksiyonları içinn > 0 grafiğin pozitif x tarafı birbirine çok benziyor.All generalised error functions for n > 0 look similar on the positive x side of the graph.
Yardım yapan ile alan birbirini görmez, tanımaz ve bilmez.They aid but do not define."
İki negatif kütle eylemsizlik kütlesinden dolayı birbirini itmeli.Two negative masses would repel because of their negative inertial masses.
Bununla birlikte, parçacık anti parçacık çiftinin elektriksel olarak birbirini çektiği gözlemlendi.However, particle–antiparticle pairs are observed to electrically attract one another.
İki taraf da birbirine karşı üstünlük gösteremedi.But neither brother could prevail against each other.
Gece-gündüz süreleri birbirine eşittir.Night they regard as bringing on day."
Seksi asal sayılar, matematikte birbirinden altı sayı uzaklıkta bulunan asal sayıları ifade eder.In mathematics, sexy primes are prime numbers that differ from each other by six.
Şarkının müzikal düzenlemesi birbirinin arasına giren birkaç hooktan oluşmaktadır.The musical arrangement consists of a number of hooks interpolating with each other.
Purkinje hücreleri tıpkı domino taşları gibi birbirinin önüne hizalanmış olarak bulunur.Purkinje cells are aligned like dominos stacked one in front of the other.
Birbirinden farklı 2 sezonu vardır.There are two distinct seasons.
Bütün bu yapılar yeraltı galerileri ya da örtülü irtibat hendekleri ağıyla birbirine bağlıdır.All of these families contain lineages of subterranean or truffle fungi.
Yatay gen transferi birbirine uzak akraba olan bakteriler arasında dahi yaygındır.Horizontal gene transfer is common among bacteria, even among very distantly related ones.
Ertesi gün ödül kaybolur ve herkes birbirinden şüphelenmeye başlar.The next day the trophy is missing; everyone immediately suspects each other of stealing it.
Karşıtlar, birbirine dönüşebilen yapıdadır.However, the enantiomers are converted into each other in vivo.
İçinde arasında 60 derecelik eğimle birbirine bitişik üç ayna bulunur.It has two mirrors with 45 degree to each other.
İkisi de her yönden birbirinin karşıtıdır.The two rows are then compared to each other by every word.
Birbirine sürtünce kıvılcım çakar.When both are ready, it rains.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Despite these differences the two boys become best friends.
Mozambik Kanalı ülkeyi Afrika ana kıtası ile birbirinden ayırmaktadır.Only a narrow channel separates it from the mainland.
Birbirimizin başarılarıyla gurur duyarız."We're proud of everyone's efforts."
Eğer parçacıklar birbirinden ayırt edilemezse sadece N+1 yapılandırma olur.If the particles are indistinguishable, however, there are only N+1 different configurations.
Harita, birbirine yapıştırılan üç parçadan oluşmaktadır.The engine consists of 3 parts that are bolted together.
Birbirine geçmiş pembe ipek kurdeleler aynanın üzerini örtmektedir ve çerçevesini sarmaktadır.Intertwining pink silk ribbons are draped over the mirror and curl over its frame.
İki kardeş kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.However, the two gentes were easily confused.
Bir şaman, bu dünyayı ve ruh dünyasını birbirine bağlayan kişidir.The shaman was the intermediary between this world and the spiritual.
Parçalar birbirinden uzaklaşmaya başladılar.So we kind of drifted apart.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.The disease is most common among children, who spread it by playing together.
Yerleşimi, birbirine yakın mahalli yerleşimi andıran evlerden oluşmaktadır.The houses are deemed to be among the most sophisticated dwellings of their time.
Alçı taşı iki şekilde işlenerek birbirinden farklı iki cins alçı elde edilir.By cutting the pile ends in between the two layers one obtains two separate pile fabrics.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.The two men would never speak to one another again.
Birbirine denk dizgeler değişken değerleri hakkında birbirine tıpatıp aynı bilgileri vermektedirler.The two soon become involved in affairs that transcend their knowledge.
Evlenmeye zorlanan çift nikahtan hemen sonra birbirinden ayrılırlar.To avoid arrest and subsequent jail they are forced to marry each other only to be divorced soon.
İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar.The two ships cannot collide or harm each other.
Gözlerinin siyahı ve beyazı birbirinden iyice ayrılmıştı.Others use weakly white and strongly white to distinguish between them.
Yaylak ve kışlak bölgeleri bazen birbirinden çok uzakta bulunur.Among other things, local and long-distance traffic would be separated.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Large sums were borrowed of one and of another.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.There are two bedrooms separated by a passage.
Bu köprü iki şehri birbirine bağlayacaktı.Three bridges link both sides of the city.
Bu birbirine temas eden iki farklı ortamın matematiksel yüzeyidir.It is a mathematical surface belonging jointly to the two media that touch it.
İşgale karşı başlayan mitingler, gösteriler birbirini takip eder.Together the couples drives away, arguing on the way.
Ömer ve Defne birbirini bu kadar severken evlenme kararı alırlar.They love each other so much that they decide to die when they cannot get married.