bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sana biraz dondurma alayım.Let me get you some ice.
Bırak, ben alayım.Let me get that for you.
Bırak yoksa bağıracağım.Let go or I'll scream.
Tom'u bunun dışında bırak.Leave Tom out of this.
Sundurmadaki kutuyu bırak.Leave the box on the porch.
Bebeği beşikte bırakın.Leave the baby in the crib.
Ailemi yalnız bırak.Leave my family alone.
Beni yalnız bırak yoksa polis çağıracağım.Leave me alone or I'll call the police.
Onu bana bırak. Onu derhal yaptıracağım.Leave it to me. I'll get it done right away.
Bir mesaj bırak, seni ararım.Leave a message and I'll call you.
Sadece Tom'u yalnız bırak.Just leave Tom alone.
Sadece bana biraz zaman ver. Sorunun nasıl çözüleceğini anlayacağıma eminim.Just give me some time. I'm sure I can figure out how to solve the problem.
Sadece pasaportunu kasada bıraktığından emin ol.Just be sure to leave your passport in the safe.
Eve git. Biraz dinlen.Go home. Get some rest.
Biraz uyu.Get some sleep.
Kendini avutmayı bırak.Stop deluding yourself.
Senin aksanın iyi ama telaffuzun biraz zayıf.Your accent's good, but your pronunciation's a little bit off.
Tom, garajında bıraktığın her şeyle ne yapacağını bilmek istiyor.Tom wants to know what to do with all the stuff you left in his garage.
Tom kapıyı açık bırakmamı istedi.Tom wanted me to leave the door unlocked.
Tom cebinden biraz para çıkardı ve onu masanın üstüne koydu.Tom took some money out of his pocket and put it on the table.
Tom biraz sinirli görünüyor.Tom seems a little nervous.
Tom buzdolabını açtı ve içkisi için biraz buz aldı.Tom opened the freezer and got some ice for his drink.
Tom birazcık gergin görünüyor.Tom looks a little nervous.
Tom biraz şaşırmış görünüyordu.Tom looked a bit surprised.
Tom birasını gerçekten soğuk seviyor.Tom likes his beer really cold.
Tom beni seçeneksiz bıraktı.Tom left me with no choice.
Tom bir not bıraktı.Tom left a note.
Tom biraz John'a benziyor.Tom kind of looks like John.
Tom'un biraz daha paraya ihtiyacı olacak.Tom is going to need some more money.
Tom Mary'ye biraz para uzattı.Tom handed Mary some money.
Tom Mary'ye yemek çubuğu kullanmak için biraz ipucu verdi.Tom gave Mary some tips on how to use chopsticks.
Tom ve Mary sarılmayı bıraktı.Tom and Mary stopped hugging.
Şemsiyeni ön kapıda bırak.Leave your umbrella at the front door.
Biraz süte ihtiyacım var.I need some milk.
Bana biraz süt lazım.I need some milk.
Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.The house next door is a bit loud. I wonder if they're throwing a party.
Saatim biraz bozuk gibi görünüyor.It seems my clock is slightly off.
Tom Mary'e biraz daha şarap doldurdu.Tom poured Mary some more wine.
Tom kendine bir bira daha doldurdu.Tom poured himself another beer.
Liseyi bırakmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to drop out of high school?
Okulu bırakmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to quit school?
İşini bırakmayı gerçekten istiyor musun?Do you really want to quit your job?
Tom beni yalnız bırakmadı.Tom wouldn't leave me alone.
Açıkçası Tom biraz üzgün.Tom is obviously a little upset.
Tom köpeğin tabağına biraz yiyecek koydu.Tom put some food into the dog's dish.
Onları nerede bıraktın?Where did you leave them?
Onun burada olduğunu bilmek birazcık bile annesinin hoşuna gitmeyecek.His mother is not going to like, not even a bit, to know that he was here.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı bıraktı.Tom stopped talking when Mary walked into the room.
Tom dolaptan bir şişe bira çıkardı.Tom got a bottle of beer out of the fridge.
Biraz daha dikkatli olman gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think you should be a little more careful?
Bu bilgisayar oyununun Tom için biraz çok zor olabileceğini düşünmüyor musun?Don't you think this computer game may be a little too difficult for Tom?
Tom'un biraz garip olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that Tom was a little weird?
Bunun hakkında Tom'la konuşmak için hala biraz çok erken olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's still a little too early to talk to Tom about this?
Bunun satın almamız için biraz çok pahalı olabileceğini düşünmüyor musunuz?Don't you think it might be a bit too expensive for us to buy?
Onun biraz ağır olabileceğini düşünmüyor musun?Don't you think it might be a bit heavy?
Biz biraz daha bekleyemez miyiz?Can't we wait a little bit longer?
Biraz kalabilir misin?Can you stay for a bit?
Biraz daha uzun bekleyebilir miyiz?Can we wait a little bit longer?
Biraz şarap ister misiniz?Would you like some wine?
Biraz portakal suyu ister misiniz?Would you like some orange juice?