bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mahkumu serbest bıraktılar.They freed the prisoner.
Şimdi biraz bekle lütfen. O henüz gelmedi.Just wait a little please. He hasn't arrived yet.
Biraz süt almaya git.Go fetch some milk.
Bana biraz süt getir.Fetch me some milk.
Annem bana biraz süt getirip getiremeyeceğimi sordu.My mother asked me if I could fetch some milk.
Biraz soğuk taze süt alabilir miyim?May I have some fresh cold milk?
Ben mağazada durdum ve dönüş yolumda biraz süt aldım.I stopped at the store and got some milk on my way back.
Ben biraz süt alacağım.I'm going to fetch some milk.
Sysko'yu yalnız bırakamam.I can't leave Sysko alone.
Baba tüm parasını kızlarına bıraktı.The father left all his money to his daughters.
O bana biraz yumurta likörü yaptı.She made me some eggnog.
Biraz daha?A little more?
Tamam, seni yalnız bırakırım.OK, I'll leave you alone.
Onu bırak. Onun yalnız birkaç dakikaya ihtiyacı var.Leave her. She needs a few minutes alone.
Lütfen bana da biraz koyu kahve verin.Please give me some strong coffee as well.
Mary biraz yağ kaybetmek istiyor ama Tom onun bunu yapmaması gerektiğini düşünüyor.Mary wants to lose some fat, but Tom thinks that she shouldn't.
Girişi korunmasız bırakmayın.Don't leave the entrance unprotected.
Damat gelini sunakta dururken bıraktı.The groom left the bride standing at the altar.
Beni biraz sonra tekrar arayabilir misin?Could you call me back a bit later?
Biraderimin bakıcısı mıyım ben?Am I my brother's keeper?
Annem biraz alışveriş yapmak için mağazaya gitti.My mother went to the department store to do some shopping.
Pencereyi açmak istiyorum: Biraz temiz havaya ihtiyacım var.I'd open the window: I need some fresh air.
Kendine biraz sıcak çay yap.Make yourself some hot tea.
O, biraz tehlikeli görünüyor.That sounds a little dangerous.
Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.Some day, the boy disappeared without a trace.
Bir bira daha içmek ister misin?Would you like to have another beer?
Biraz çikolatalı dondurma ister misin?Would you like some chocolate ice cream?
Biraz yardım ister misin?Would you like some help?
Perdeleri açık bıraktıkları zamanı seviyorum.I love it when they leave the curtains open.
Ona güvenebilirsin. Seni yarı yolda bırakmaz.You can trust him. He'll never betray you.
Ben biraz sarhoşum. Ben şimdi içmeyi durdurmam gerektiğini düşünüyorum.I'm a bit drunk. I think I should stop drinking now.
Tom kuşu serbest bıraktı.Tom freed the bird.
Tom'un bunu biraz dikkat çekmek için yaptığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom did that just to get some attention.
Biraz bile aç değilim.I'm not even a little hungry.
Onları yalnız bırakmayın.Don't leave them alone.
Güneş battı, bu yüzden çalışmayı bıraktılar.The sun went down, so they quit working.
Biraz meyve dışında hiçbir şey yemedi.Apart from some fruit, he hasn't eaten anything.
Biraz öksürük şurubu ve aspirine ihtiyacın var.You need some cough syrup and aspirin.
Birazdan döneceğim!I will be right back!
Bu sayfa bilerek boş bırakılmıştır.This page has been intentionally left blank.
Kendim için biraz üzülmeye başladığımı itiraf etmek zorundayım.I have to admit I was starting to feel a little sorry for myself.
Biraz meyve ve sebze alman gerekiyor.You need to buy some fruit and vegetables.
Başlangıçta, ben gerçekten hâlâ biraz korkuyordum.At the start, I was really still a bit scared.
Biraz daha süt alabilir miyim?Am I allowed a little more milk?
Bunu bırakmak zorundayım. Kötü bir alışkanlık.I have to stop that. It's a bad habit.
Onun biraz yardımımıza ihtiyacı var.She needs some help from us.
Tom, Mary'ye biraz kahve ve sigara almasını söyledi.Tom told Mary to buy some coffee and cigarettes.
Senin biran var mı?Do you have any beer?
Biran var mı?Do you have beer?
Bu şişede biraz viski var.There's a little whiskey in this bottle.
Tom'un bir bira göbeği var.Tom has a beer belly.
Biraz gevşemelisin.You should relax a bit.
O biraz titrek.It's a bit wobbly.
Yeni bir termostan içilen çay biraz metalik bir tat veriyor.Tea, drunk from a new thermos, tastes a little metallic.
Eğer acelen yoksa lütfen biraz daha kal.If you're not in a hurry, please stay a little longer.
Onu geride bırakın.Leave it behind.
Tom'un biraz kilo vermesi gerekiyor.Tom needs to lose a bit of weight.
Biraz kafam karıştı.I'm a bit confused.
O biraz yağlı.It's a bit greasy.
Dinlenmek için biraz zamanım var.I have a bit of time to relax.