bira ile cümle
bira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sadece biraz Fransızca konuşabilir.Tom can speak only a little French.
Tom eğer işinden hoşlanmadıysa her zaman onu bırakabilir.Tom can always quit his job if he doesn't like it.
Bir hobi olarak Tom bira mayalar.Tom brews beer as a hobby.
Tom çamaşır ipi olarak kullanmak için biraz ip aldı.Tom bought some rope to use as a clothesline.
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom bıraktığı az miktarda yiyeceği yedi.Tom ate what little food he had left.
Tom biraz baharatlı Hint yemeği yedi.Tom ate some spicy Indian food.
Tom biraz daha zaman istedi.Tom asked for some more time.
Tom bir bira istedi.Tom asked for a beer.
Tom her zaman ceketinin cebinde biraz aspirin bulundurur.Tom always keeps some aspirin in his jacket pocket.
Tom her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.Tom adds a little money to his savings account each month.
Tom'un botlarında biraz çamur vardı.There was some mud on Tom's boots.
Garson kız onun ona daha fazla bahşiş bırakacağını düşünerek Tom'la kırıştırıyordu.The waitress flirted with Tom thinking that he'd leave her a larger tip.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised Tom to stop drinking.
Tom'la ilgili özgeçmiş kontrolü biraz şüpheli çıktı.The background check on Tom turned up suspiciously little.
Tom'u yalnız bırak.Leave Tom alone.
Tom biraz kilo almış gibi görünüyor.It looks like Tom has gained a little weight.
Tom'la biraz vakit geçirmeniz incitemez.It can't hurt for you to spend a little time with Tom.
Tom'un gayrimenkulunu bana bırakacağı konusunda bir fikrim yoktu.I had no idea that Tom was going to leave me his estate.
Tom üç şişe bira içtikten sonra uyuyakaldı.After drinking three bottles of beer, Tom fell asleep.
Tom'un odası Mary'ninkinden sadece biraz daha büyük.Tom's room is only slightly larger than Mary's.
Tom, Mary'nin biraz daha uzun kalmasını söyledi.Tom wanted Mary to stay a little bit longer.
Tom Mary'yi sigarayı bırakması için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to quit smoking.
Tom Mary'ye biraz daha uzun süre beklemesini söyledi.Tom told Mary to wait a little longer.
Tom Mary'nin eline biraz para koydu.Tom slipped some money into Mary's hand.
Tom benim Mary'ye biraz para verdiğimi gördü.Tom saw me give Mary some money.
Tom Mary'ye biraz para verebileceğini söyledi.Tom said he could give Mary some money.
Tom Mary'nin biraz sevimli olduğunu hatırlıyor.Tom remembers that Mary was kind of cute.
Tom Mary'ye bırakması için baskı yaptı.Tom pressured Mary to quit.
Tom bin doların biraz üstünde Mary'ye borçlu.Tom owes Mary slightly over a thousand dollars.
Tom biraz turta ısmarladı ve Mary de.Tom ordered some pie and so did Mary.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom, Marry'e biraz para vermeyi önerdi ama o almayı reddetti.Tom offered Mary some money, but she refused to take it.
Mary etrafta olduğunda Tom asla bira içmez.Tom never drinks beer when Mary is around.
Tom'un Mary'ye bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.Tom needed some money to buy something for Mary.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bırakmış olabilir.Tom might have left his umbrella in Mary's car.
Tom araba anahtarını Mary'nin odasında bırakmış olabilir.Tom might have left his car key in Mary's room.
Tom Mary için biraz çay yaptı.Tom made some tea for Mary.
Tom Mary'nin elini bıraktı.Tom let go of Mary's hand.
Tom suyu açık bıraktı ve Mary sinirlendi.Tom left the water running and Mary got angry.
Tom meseleyi tamamen Mary'e bıraktı.Tom left the matter entirely in Mary's hands.
Tom nihai kararı Mary'ye bıraktı.Tom left the final decision to Mary.
Tom, Mary'ye biraz para bıraktı.Tom left some money for Mary.
Tom Mary için biraz yiyecek bıraktı.Tom left some food for Mary.
Tom Mary'nin çantasını arabada bıraktı.Tom left Mary's bag in the car.
Tom başka bir kadın için Mary'yi bıraktı.Tom left Mary for another woman.
Tom Mary'ye bir not bıraktı.Tom left Mary a note.
Tom Mary'ye bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message.
Tom Mary için bir not bıraktı.Tom left a note for Mary.
Tom Mary'nin telesekreterine bir mesaj bıraktı.Tom left a message on Mary's answering machine.
Tom muhtemelen Mary'den biraz daha yaşlı.Tom is probably a bit older than Mary.
Tom sadece Mary'den biraz daha uzun.Tom is just slightly taller than Mary.
Tom Mary hakkında biraz endişe duymaktadır.Tom is a little concerned about Mary.
Tom Mary hakkında biraz endişeli.Tom is a little concerned about Mary.
Tom Mary'ye otobüsle eve gidebilsin diye biraz para ödünç vermek zorunda kaldı.Tom had to lend Mary some money so she could take the bus home.
Tom Mary'nin evini bulmakta biraz sorun yaşadı.Tom had some trouble finding Mary's house.
Tom Mary'ye bir bardak bira aldı.Tom got Mary a pint of beer.
Tom Mary'ye biraz faydalı bilgi verdi.Tom gave Mary some useful information.
Tom Mary'ye annesine bir Noel hediyesi alabilmesi için biraz para verdi.Tom gave Mary some money to help her buy her mother a Christmas present.