bir ile cümle
bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Kahretsin, gecenin bir yarısında beni aramaya cesaret eden pislik kim ?!Holy crap, who's the asshole who dares call me in the middle of the night?!
O sadece ilginç bir dizi makale yayınladı.He has just published an interesting series of articles.
Bu bir çıkmaz sokak.It's a dead end.
Ben senin yaşındayken Plüton bir gezegendi.When I was your age, Pluto was a planet.
O bir sinir krizinin eşiğinde.She is on the verge of a nervous breakdown.
Bir gökdelendeki asansörler hayati sistemlerdir.The elevators in a skyscraper are vital systems.
Meyve ve sebzeler dengeli bir diyet için gereklidir.Fruits and vegetables are essential to a balanced diet.
Peynir, inek, keçi, koyun, ve diğer memelilerin sütlerinden yapılan bir katı gıdadır.Cheese is a solid food made from the milk of cows, goats, sheep, and other mammals.
O, akşamı bir kitap okuyarak geçirdi.He spent the evening reading a book.
Herkes ikinci bir şansı hak ediyor.Everyone deserves a second chance.
Gonzales Avrupa'da tüm çalışanlarına bir bisiklet sunuyor.Gonzales offers a bike to all his employees in Europe.
Bir kişinin alkol sorunlarının olduğunu ne zaman söyleyebiliriz.When can one say that a person has alcohol issues?
Ben hayatımda öğrenmem gereken her şeyi bir kardan adamdan öğrendim.All I need to know about life, I learned from a snowman.
Benim bir kalp pilim var.I've got a pacemaker.
Bir web sayfası ziyaretçilerinin %90'ından daha fazlası arama motorlarındandır.More than 90 percent of visits to a web page are from search engines.
Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.A known mistake is better than an unknown truth.
Hayat kesin bir bilim değildir, bir sanattır.Life is not an exact science, it is an art.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Bir şeyi kendisi yapmak zorunda olmayan biri için hiçbir şey imkansız değildir.Nothing is impossible for the man who doesn't have to do it himself.
Ummak bir strateji değildir.Hope is not a strategy.
Yanınızda bir kaleminiz var mı?Do you have a pen on you?
Bu gerçek bir pazarlık.It's a good deal.
O kıdemli bir elemandır.He's an old timer.
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logic is a systematic method of coming to the wrong conclusion with confidence.
Herhangi bir haber olmaması iyi bir haber.No news is good news.
Senden bir şey beklemiyorum.I don't expect anything from you.
O iyi bir kişidir.He's a good person.
O iyi bir insan.He's a good person.
Lanet olası bir ruh yoktu.There was not a bloody soul.
Mali, Sahraaltı Afrika'daki en fakir ülkelerden biridir.Mali is one of the poorest countries in Subsaharan Africa.
Niçin bizimle birlikte gelmiyorsun?Why aren't you coming with us?
Arkadaşlarla birlikte bir bira içmek için gittim.I went to drink a beer with friends.
Bir bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
Bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" "Ben olurum.""Can somebody help me?" "I will."
Ah! Zengin olsaydım, kendime İspanya'dan bir ev satın alırdım.Ah! If I were rich, I'd buy myself a house in Spain.
Onun bahçesi bir sanat eseridir.Her garden is a work of art.
Bir balık olmaktansa bir kuş olmayı yeğlerim.I'd rather be a bird than a fish.
Bu akşam çok yemek yiyeceğiz, bu yüzden umarım bir diyette değilsin.We're going to eat a lot tonight so I hope you're not on a diet.
Böyle bir şeyi ne cüretle bana söylersin?How dare you say such a thing to me?
Sana küçük bir şey getirdim.I brought you a little something.
Nara, sakin ve güzel bir şehir.Nara is a quiet and beautiful city.
Ben bir parkta yürüyüş yapıyorum.I'm taking a walk in a park.
Beni birkaç dakikalığına dinleyecek misiniz?Will you listen to me for a few minutes?
Beni birkaç dakikalığına dinleyecek misin?Will you listen to me for a few minutes?
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.I couldn't say when exactly in my life it occurred to me that I would be a pilot someday.
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Bir bayana yaşını sormayacak kadar mantıklı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Hiç bir uçakta seyahat ettin mi?Have you ever traveled in a plane?
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Bir sır tutabilir misin?Can you keep a secret?
Yorgun göründüğün için biraz dinlensen iyi olur.Since you look tired, you had better take a rest.
Yorgun görünüyorsun. Bir veya iki saat istirahat etmelisin.You look tired. You ought to rest for an hour or two.
Bir dakika.Just a minute.
Onu saygılı bir mesafede tutsan iyi olur.You had better keep him at a respectful distance.
Ona bir mektup yazmadın mı?Didn't you write a letter to him?
Sadece ona biraz yardım etmek zorundasın.You have only to give him a little help.