bir ile cümle
bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Geçen yıl biraz kilo aldım.I put on a little weight last year.
Geçen yıl bir sanat dersi aldım.I took an art class last year.
Geçen yıl yaptığımız gibi birlikte dışarı çıkabiliriz.We could go out together like we did last year.
Geçen yıl fiyatlarda keskin bir artış vardı.There was a sharp rise in prices last year.
Geçen yıl ılımlı bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Bu yıl ılık bir kış geçirdik.We had a mild winter last year.
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.I took a cooking class last spring and learned to bake bread.
Geçen yaz, ben bir çiftlikte yarım zamanlı çalıştım.Last summer, I worked part time on the farm.
Geçen yaz ziyaret ettiğim köy, Nagano bölgesi'ndeki küçük bir köydü.The village which I visited last summer was a small one in Nagano Prefecture.
Sadece geçen yıl bir çocuğumuz vardı.We had a kid just last year.
Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.My sister married a high school teacher last June.
Bir sütçü var mı?Is there a milkman?
Biraz süt ilave et.Add a little milk.
Biraz sütün var mı?Do you have some milk?
Bir bardak daha süt almaz mısınız?Won't you have another glass of milk?
Ben bir litre süt istiyorum.I want a quart of milk.
Süt popüler bir içecektir.Milk is a popular beverage.
Süt sudan daha yüksek bir ısıda kaynar.Milk boils at a higher temperature than water.
Süt iyi bir besindir.Milk is a good beverage.
Sadece biraz süt kaldı.There's only a little milk left.
Süt, tereyağı, peynir, ve daha birçok şeye dönüştürülebilir.Milk can be made into butter, cheese, and many other things.
Süt ve yumurtayı birlikte karıştır.Blend milk and eggs together.
Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?Have you got any preference between beef and lamb?
İnek yararlı bir hayvandır.A cow is a useful animal.
İnekler ihtiyacımız olan birçok şey bize verirler.Cows supply us with many things we need.
Bir inek bize süt verir.A cow gives us milk.
İnekler bu ülkede başka bir hayvandan daha faydalıdır.Cows are more useful than any other animal in this country.
Ben eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend.
Garson yeni bir tabak getirdi.The waiter brought a new plate.
Garson, bana biraz su getir lütfen.Waiter, please bring me some water.
Kıstırılmış bir sıçan bir kediyi ısırır.A cornered rat will bite a cat.
Dünya yüzeyinin üçte biri çöldür.One third of the earth's surface is desert.
Ağlamak bir keder ifadesidir.Crying is an expression of grief.
Ağlamamış genç bir adam acımasızdır ve gülmeyecek yaşlı bir adam bir aptaldır.The young man who has not wept is a savage, and the old man who will not laugh is a fool.
Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.Try to hold on until a rescue team arrives.
Kurtarılıncaya kadar bir şey yemedi.She did not eat anything until she was rescued.
Bir ambulans çağırın.Call an ambulance.
Bir ambulansa ihtiyacın var mı?Do you need an ambulance?
Ambulans yoğun bir caddenin ortasında bozuldu.The ambulance broke down in the middle of the busy avenue.
Ani bir hastalık oraya gitmesini engelledi.A sudden illness prevented him from going there.
Ani bir hastalık onu randevusunu iptal etmeye zorladı.A sudden illness forced her to cancel her appointment.
Ekspres tren yerelden bir saat daha hızlıdır.The express train is an hour faster than the local.
Onun sesinde ani bir değişiklik vardı.There was a sudden change in her tone.
Birden şanslı oldum.Suddenly I got lucky.
Birden fren yapma.Don't brake suddenly.
Birdenbire önümüzde üç köpek çıktı.All of a sudden, three dogs appeared in front of us.
Birdenbire, o güzel ve sıcak görünmeye başladı.Suddenly, it started to look almost nice and warm.
Eğer acele edersen bir sonraki otobüse yetişebilirsin.If you hurry, you can make the next bus.
Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.Don't dash off a sloppily written report filled with mistakes.
Bir şeyler atıştırmak için yeterli zaman var.There's enough time for a quick snack.
Acele ile yazıldığı için kitabın birçok hatası var.As it was written in haste, the book has many faults.
Çabucak bir şeyler yiyelim.Let's catch a quick bite.
O acele ile basıldığı için, kitabın bir sürü baskı hataları var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Katılacak acil bir konum var.I have an urgent matter to attend to.
Acelen olduğunda bu tür bir şey olabilir.That sort of thing can happen when you are in haste.
Biraz zaman yaratsak iyi olur.We'd better make some time.
Sarayın uzun bir kulesi var.The palace has a tall tower.
Sadece iyi bir dinlenmeye ihtiyacın var.You just need a good rest.
Biraz dinlenirsek kesinlikle çok fazla ferahlamış hissederiz.If we would rest a little we would feel surely very much refreshed.