Ana içeriğe geç
Sözlük

birşey ile cümle

birşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.Mais en fait, vous pouvez faire la même chose avec des PC.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.Mas podemos fazer este tipo de coisas com os PC.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.Men du kan göra detta med datorer.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.그러나 사실 PC같은 기기들로도 가능한 일입니다.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.Pero en realidad, pueden hacer estas cosas con PCs.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz. Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Aber eigentlich kann man das mit dem PC machen, und Sie können in einen Telefonladen gehen.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz. Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.Ezt persze számítógépen is megtehetik, vagy kár köztéri telefonfülkékből.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz. Telefon kulübeleri ile de yapabilirsiniz.In realtà possiamo già fare queste cose con un computer o anche con una cabina telefonica
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.Но вообще, вы можете делать то же самое с помощью ПК.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.Но всъщност този вид неща могат да се правят с компютри.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.אבל למעשה, אתם יכולים לעשות את הדברים האלו עם מחשבים.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.ولكن في الواقع ، يمكنك ان تفعل نفس هذه الاشياء مع أجهزة الكمبيوتر.
Aslında, bu tür birşeyi bilgisayarlarla da yapabilirsiniz.公衆電話でも可能です
Aslında bu, yalnızca endüstrileşmenin veya plansız hareket eden nehir mühendislerinin yaptığı birşey değil.Aber das ist nicht die große Industrie. Es sind keine fehlgeleiteten Flussingenieure, wir tun das alles; wir.
Aslında bu, yalnızca endüstrileşmenin veya plansız hareket eden nehir mühendislerinin yaptığı birşey değil.És az a helyzet, hogy ez nem csak a nagyipar. Nem a félrevezetett vízmérnökök azok, akik ezt teszik; hanem mi.
Aslında bu, yalnızca endüstrileşmenin veya plansız hareket eden nehir mühendislerinin yaptığı birşey değil.문제는 그것이 단지 큰 공업뿐만이 아니라는 것입니다. 그것은 이러한 모든 일을 하는 사람들이 현혹된 강 공학자들이 아니라 바로 우리하는 것입니다.
Aslında bu, yalnızca endüstrileşmenin veya plansız hareket eden nehir mühendislerinin yaptığı birşey değil.והעניין הוא, שזה לא רק התעשייה הגדולה. אלו לא מהנדסי נהר טועים אשר עושים את כל זה; זה אנחנו.
Aslında bu, yalnızca endüstrileşmenin veya plansız hareket eden nehir mühendislerinin yaptığı birşey değil.والشيء هو، انها ليست مجرد صناعة كبيرة. وليست هندسة انهار مبدعة وليس من يقوم بها قوم مبدعون انه نحن
Aslında bu, yalnızca endüstrileşmenin veya plansız hareket eden nehir mühendislerinin yaptığı birşey değil.河川工学者たちだけの過ちではなく 私たち自身なんです なんだか最適なごみ処理の方法を水資源に
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.A s těmito dvěma věcmi opravdu může každý z nás něco udělat.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.A w tych kwestiach każdy z nas jest w stanie coś zrobić.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Dan ini adalah dua hal di mana kita semua sebenarnya memiliki kekuatan untuk melakukan sesuatu.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Dit zijn twee dingen waaraan ieder van ons iets kan doen.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.E estas são duas coisas a respeito das quais cada um de nós tem poder para fazer alguma coisa.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.És ez két olyan dolog, ami ellen mindegyikünknek hatalmában áll tenni.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Estas son dos cosas por las que cada uno de nosotros tiene realmente el poder de hacer algo.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Et ce sont deux choses contre lesquelles chacun de nous a en fait le pouvoir d'agir.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.In to sta dve stvari, kjer ima vsak izmed nas dejansko moč, da nekaj naredi.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.그런데 우리들 하나 하나는 이에 대해 실질적인 도움을 줄 수 있는 힘을 가지고 있지요
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Queste sono due cose per cui ognuno di noi ha il potere di fare qualcosa di concreto.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Şi acestea sunt două lucruri în legătură cu care fiecare dintre noi are de fapt puterea de a face ceva.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Sú to dve veci, kde má naozaj každý z nás moc niečo spraviť.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Und dies sind zwei Dinge, gegen die jeder von uns etwas tun kann.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Và đây là hai điều mà mỗi chúng ta thực sự có sức mạnh để làm điều gì đó.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.Αυτά είναι δύο πράγματα για το οποία ο καθένας μας έχει τη δύναμη να κάνει κάτι.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.И това са две неща, за които всеки един от нас всъщност има силата да направи нещо.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.И это две вещи, повлиять на которые может каждый из нас.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.І це ті дві загрози, яким кожен із нас може зарадити.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.ואלה שני דברים שלכל אחד מאיתנו יש למעשה את הכוח לעשות משהו בנידון.
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.وهما الأمران اللذان يمكن لكل منا القيام بخطوة تجاههما
Aslında her birimizin bu iki sorun hakkında yapabileceği birşeyler vardır.私たちにも それを解決する力があるのです 私たちがそれぞれの役割を果たして
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .Nên lúc này tài sản của tôi - không có gì thực sự thay đổi- Vẫn là ngôi nhà đó,
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .Nyní moje aktivum... nic se ve skutečnosti nezměnilo. Je to stále stejný dům.
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .So, jetzt mein Kapital - hat sich nichts wirklich verändert. Es ist immer noch das gleiche Haus.
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .Το περιουσιακό μου στοιχείο δεν έχει αλλάξει. Πρόκειται για το ίδιο σπίτι.
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .Так что теперь моя активов--ничего не изменилось. Это по-прежнему же дом.
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .Тоді мій актив-- нічого не змінилося. Це все ж той будинок.
Aslında hiç birşey değişmedi, ev aynı ev. .同じ家のままです。 誰かが、その家を150万ドルで売った時から推測で、
Aslında hiç birşey olmadı .Ebbene, non è successo per caso.
Aslında hiç birşey olmadı .Prav tako je odličen primer tega moda.
Aslında hiç birşey olmadı .Yah, ini tidak terjadi begitu saja.
Aslında, ilginç birşey daha gösteriyor.사실, 그건 또한 뭔가 흥미로운 것을 보여주는데,
Aslında, ilginç birşey daha gösteriyor.Sterker nog, het toont ook iets interessants.
Aslında, ilginç birşey daha gösteriyor.למעשה, זה גם מראה על משהו מענין.
Aslında, ilginç birşey daha gösteriyor.في الحقيقة هذا يظهر أمراً مثيراً ..
Aslında, ilginç birşey daha gösteriyor.我々の能力や技術は
Aslında köşegen üzerindekilere birşey olmuyor.Czyli wszysko co na diagonali, się nie zmienia.
Aslında köşegen üzerindekilere birşey olmuyor.Das hier Zeile 3 Spalte 3
Aslında köşegen üzerindekilere birşey olmuyor.Deci tot ce se află pe diagonală rămâne neschimbat.
Aslında köşegen üzerindekilere birşey olmuyor.사실상 이 대각선에 있는 것들의 뜻은 모두 같습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod