Ama birşeyin önündeki üçgen aslında "o şeydeki değşim" demektir.Та трикутник перед літерою означає зміну чогось.
Ama birşeyin önündeki üçgen aslında "o şeydeki değşim" demektir.אבל הסימן של משולש לפני משהו, בא להגדיר את השינוי בערך שלו.
Ama birşeyin önündeki üçgen aslında "o şeydeki değşim" demektir.لكن المثلث امام أي شئ يعني "معدل "التغير
Ama birşeyin önündeki üçgen aslında "o şeydeki değşim" demektir.これは、時刻の変化
Ama birşeyi vurmak...Aber einfach etwas treffen?
Ama birşeyi vurmak...Ale jenom něco trefit?
Ama birşeyi vurmak...Ale uderzenie w coś?
Ama birşeyi vurmak...A samo zadeti nekaj?
Ama birşeyi vurmak...Dar doar să loveşti ceva?
Ama birşeyi vurmak...De csak simán eltalálni valamit?
Ama birşeyi vurmak...Isso é muito fácil.
Ama birşeyi vurmak...Itu cukup mudah.
Ama birşeyi vurmak...Jednoducho niečo trafiť?
Ama birşeyi vurmak...Maar iets alleen maar raken?
Ama birşeyi vurmak...Mais juste de le frapper ?
Ama birşeyi vurmak...Man bara att träffa något?
Ama birşeyi vurmak...Ma solo colpire qualcosa?
Ama birşeyi vurmak...Nhưng đó chỉ là đâm thôi mà?
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.그렇지만, 단순히 맞추는 거라면? 그건 할 만합니다.
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.NASAだってできると思います
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.Αλλά απλώς να χτυπήσουμε κάτι; Αυτό είναι αρκετά εύκολο.
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.וישנן בעיות רבות נוספות
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.لكن الإصطدام بشئ؟ هذا سهل جداً.
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.如果只係要去撞呢?就易好多
Ama birşeyi vurmak...¿Sólo darle a algo?
Ama birşeyi vurmak...Но попасть в астероид?
Ama birşeyi vurmak...Но просто да се удари нещо?
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Aber er mag es, Dinge von einem Ort zum anderen zu tragen.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Ale lubi przenosić rzeczy.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Dar îi place să care lucruri dintr-un loc în altul.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.하지만 칸지가 워낙 물건들을 이리 저리 옮기는 것을 좋아해서요.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Maar hij vind dingen meenemen leuk.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Ma gli piace trasportare oggetti da un posto all'altro.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Mais il aime porter des choses d'un endroit à un autre.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.(Mas gosta de levar coisas de um lado para o outro.)
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Men han kan godt lide at bære ting fra sted til sted.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Mutta hän kantaa mielellään tavaroita paikasta toiseen.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Pero le gusta llevar cosas de un lugar a otro.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Szeret cuccokat cipelni egyik helyről a másikra.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Tapi dia suka membawa benda-benda kesana kemari.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor. Video:オースティン、オースティンって言ったわね
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Но той обича да носи неща от място на място.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.Он любит переносить вещи с места на место.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.אבל הוא אוהב לקחת דברים ממקום למקום.
Ama birşeyleri oradan oraya taşımaktan hoşlanıyor.ولكنه يحب ان يحمل الأشياء من مكان لاخر.
Ama birşeyler oldu--Aber dann passierte etwas --
Ama birşeyler oldu--Ale coś się wydarzyło...
Ama birşeyler oldu--Ale potom sa niečo stalo --
Ama birşeyler oldu--Aztán történt valami --
Ama birşeyler oldu--Dar ceva s-a întâmplat --
Ama birşeyler oldu-- Exxon Valdez.Ale něco se stalo -- katastrofa tankeru Exxon Valdez.
Ama birşeyler oldu-- Exxon Valdez.Nhưng có chuyện đã xảy ra -- vụ dầu tràn Exxon Valdez.
Ama birşeyler oldu--그런데 그러던 중 사건이 터졌습니다.
Ama birşeyler oldu--Maar toen gebeurde er iets --
Ama birşeyler oldu--Mais il s'est passé quelque chose --
Ama birşeyler oldu--Ma qualcosa accadde.
Ama birşeyler oldu--Men någonting hände...
Ama birşeyler oldu--Pero algo pasó --
Ama birşeyler oldu--Но нещо се случи.
Ama birşeyler oldu--Но тут кое-что произошло —