birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Spre exemplu, majoritatea păsărilor din acestă poză sunt migratoare.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Ví dụ, hầu hết các con chim trong bức tranh này là chim di cư.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Zum Beispiel sind die meisten der Voegel auf diesem Bild Wandervoegel.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Вот например, большинство птиц на этом рисунке - мигрирующие.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Например, по-голямата част от тези птици на снимката са мигриращи.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.לדוגמה, רוב הציפורים בתמונה זו הן ציפורי נוד.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.فعلي سبيل المثال معظم الطيور التي في الصورة هي طيور مهاجرة
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.この写真の鳥は ほとんどが渡り鳥で 原油が流れてきた5月に この湾に来たというわけです
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.舉個例 圖入面大多數雀鳥都係候鳥
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Có nhiều người Giu-đa đã đến cùng Ma-ri và thấy sự Ðức Chúa Jêsus làm bèn tin Ngài.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Có nhiều người Giu-đa đã đến_cùng Ma-ri và thấy sự Ðức_Chúa_Jêsus làm bèn tin Ngài .
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.마리아에게 와서 예수의 하신 일을 본 많은 유대인이 저를 믿었으나
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Många judar, som hade kommit till Maria och hade sett vad Jesus hade gjort, trodde då på honom.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Mange af de Jøder, som vare komne til Maria og havde set, hvad han havde gjort, troede nu på ham;
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Mange av jødene, som var kommet til Maria og hadde sett det han gjorde, trodde da på ham;
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Molti dei Giudei che erano venuti da Maria, alla vista di quel che egli aveva compiuto, credettero in lui
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Muchos de los judíos que habían venido a María y habían visto lo que había hecho Jesús, creyeron en él
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Mulţi din Iudeii, cari veniseră la Maria, cînd au văzut ce a făcut Isus, au crezut în El.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Niin useat juutalaisista, jotka olivat tulleet Marian luokse ja nähneet, mitä Jeesus teki, uskoivat häneen.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Nu zij dit hadden gezien, geloofden veel Joden dat Jezus de Christus was.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Plusieurs des Juifs qui étaient venus vers Marie, et qui virent ce que fit Jésus, crurent en lui.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Sokan hivének azért õ benne ama zsidók közül, a kik Máriához mentek vala, és láták, a miket cselekedett vala.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Tedy mnozí z Židů, kteříž byli přišli k Mariji, viděvše, co jest učinil Ježíš, uvěřili v něho.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Viele nun der Juden, die zu Maria gekommen waren und sahen, was Jesus tat, glaubten an ihn.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Vtedy mnohí zo Židov, ktorí boli prišli za Máriou a videli, čo učinil Ježiš, uverili v neho.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Wiele tedy z Żydów, którzy byli przyszli do Maryi, a widzieli to, co uczynił Jezus, uwierzyło weó.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Тогда многие из Иудеев, пришедших к Марии и видевших, что сотворил Иисус, уверовали в Него.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.Тодї многі з Жидів, що поприходили до Мариї, і видїли, що зробив Ісус, увірували в Него.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.ורבים מן היהודים אשר באו אל מרים בראותם את אשר עשה ישוע האמינו בו׃
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.فكثيرون من اليهود الذين جاءوا الى مريم ونظروا ما فعل يسوع آمنوا به.
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.那 些 來 看 馬 利 亞 的 猶 太 人 、 見 了 耶 穌 所 作 的 事 、 就 多 有 信 他 的
O zaman, Meryeme gelen ve İsanın yaptıklarını gören Yahudilerin birçoğu İsaya iman etti.那些 來看 馬利亞 的 猶太人 、 見 了 耶穌所 作 的 事 、 就多 有信 他的
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Car sans l'argent, une grande majorité des crimes commis aujourd'hui ne se produiraient plus.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Če ne bi bilo denarja, se velika večina zločinov, ki se zgrešijo danes, sploh ne bi zgodila.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Denn ohne Geld würde ein Großteil der Verbrechen, die heute begangen werden, niemals auftreten.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.- fordi uden penge, ville størstedelen af de ulovligheder begået i dag, aldrig ske.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Já que sem dinheiro, uma grande maioria dos crimes que são cometidos hoje, nunca aconteceriam.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.돈 관리, 광고, 사법체제에 관한 직업이 사라진다 돈이 없으면 오늘날 대부분의 범죄가 일어나지 않는다
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Χωρίς λεφτά, μεγάλο μέρος των εγκλημάτων δεν θα είχαν γίνει ποτέ.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Без пари, болшинството от престъпленията извършвани днес няма да се случват.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.Потому что с исчезновением денег, большинство преступлений, совершаемых сегодня, никогда не произойдут.
Para olmasa bugün işlenen suçların birçoğu olmazdı.,حيث أنّه بدون المال , الغالبية العظمى من الجرائم التي ترتكب اليوم لَنْ تَحْدثَ
RAB, ‹‹Aşağı inip halkı uyar›› dedi, ‹‹Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür.여호와께서 모세에게 이르시되 내려가서 백성을 신칙하라 백성이돌파하고 나 여호와께로 와서 보려고 하다가 많이 죽을까 하노라
RAB, ‹‹Aşağı inip halkı uyar›› dedi, ‹‹Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür.ויאמר יהוה אל משה רד העד בעם פן יהרסו אל יהוה לראות ונפל ממנו רב׃
RAB, ‹‹Aşağı inip halkı uyar›› dedi, ‹‹Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür.فقال الرب لموسى انحدر حذّر الشعب لئلا يقتحموا الى الرب لينظروا فيسقط منهم كثيرون.
RAB, ‹‹Aşağı inip halkı uyar›› dedi, ‹‹Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür.耶 和 華 對 摩 西 說 、 你 下 去 囑 咐 百 姓 、 不 可 闖 過 來 到 我 面 前 觀 看 、 恐 怕 他 們 有 多 人 死 亡
RAB, ‹‹Aşağı inip halkı uyar›› dedi, ‹‹Sakın beni görmek için sınırı geçmesinler, yoksa birçoğu ölür.耶和華 對 摩西說 、 你 下去 囑咐 百姓 、 不 可 闖過來 到 我 面前 觀 看 、 恐怕 他 們 有 多 人 死亡
rinin birçoğu başarılı bir şekilde geçici olaraktamamlanmıştır.ne provvisoria con la maggior parte deipaesi candidati.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Cele mai multe orașe americane s-au dezvoltat în același fel.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Je n'ai rien contre Pittsburgh, mais la plupart des villes américaines ont vraiment évolué de cette façon.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Không chỉ ở Pittsburgh, nhưng hầu hết các thành phố ở Mĩ đã thực sự phát triển theo cách này.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.피츠버그 뿐만 아니라, 미국 대부분의 도시가 그렇습니다.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Nechcem zapárať do Pittsburghu, ale väčšina amerických miest sa vyvinula práve týmto spôsobom.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Nichts gegen Pittsburgh - die meisten amerikanischen Städte entwickelten sich so.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Niet alleen Pittsburgh, maar de meeste Amerikaanse steden zijn op die manier geëvolueerd.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Non ma la prendo con Pittsburgh, molte città statunitensi si sono evolute in questo modo.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Por nombrar Pittsburgh, pero las mayoría de las ciudades en EE.UU. realmente han evolucionado así.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Όχι μόνο το Πίτσμπεργκ, αλλά οι περισσότερες αμερικανικές πόλεις έχουν πράγματι αναπτυχθεί έτσι.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Не в обиду сказано, но большинство городов США развивались именно так.
Sadece Pittsburgh değil, Amerikan şehirlerinin birçoğu bu şekilde gelişti.Не лише Пітсбург, а й більшість міст Америки розвивалися саме таким чином.
İlgili Sayfalar