birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne yapabiliriz? Birçoğunuz Apophis adlı asteroidi duymuşsunuzdur.Вероятно сте чули за астероида
Ne yapabiliriz? Birçoğunuz Apophis adlı asteroidi duymuşsunuzdur.הוא שאם נראה אחד מתקרב לעברנו,
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Có nhiều môn đồ nghe Ngài, thì nói rằng: Lời nầy thật khó; ai nghe được?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Có nhiều môn_đồ nghe Ngài , thì nói rằng : Lời nầy thật khó ; ai nghe được ?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Da sagde mange af hans Disciple, som havde hørt ham: "Dette er en hård Tale; hvem kan høre den?"
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Entonces, al oírlo, muchos de sus discípulos dijeron: --Dura es esta palabra; ¿quién la puede oír
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.kan azért, a kik hallák [ezeket] az õ tanítványai közül, mondának: Kemény beszéd ez; ki hallgathatja õt?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.제자 중 여럿이 듣고 말하되 이 말씀은 어렵도다 누가 들을 수 있느냐 한대
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Många av hans lärjungar, som hörde detta, sade då: »Detta är ett hårt tal; vem står ut med att höra på honom?»
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Mange av hans disipler sa nu, da de hørte det: Dette er en hård tale; hvem kan høre den?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Mnogi torej učencev njegovih, ko so to slišali, reko: Trda je ta beseda; kdo jo more poslušati?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Molti dei suoi discepoli, dopo aver ascoltato, dissero: «Questo linguaggio è duro; chi può intenderlo?»
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Muitos, pois, dos seus discípulos, ouvindo isto, disseram: Duro é este discurso; quem o pode ouvir?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Niin monet hänen opetuslapsistansa, sen kuultuaan, sanoivat: "Tämä on kova puhe, kuka voi sitä kuulla?"
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Plusieurs de ses disciples, après l`avoir entendu, dirent: Cette parole est dure; qui peut l`écouter?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Tedy mnozí z učedlníků jeho, slyševše to, řekli: Tvrdáť jest toto řeč. Kdo ji může slyšeti?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Viele nun seine Jünger, die das hörten, sprachen: Das ist eine harte Rede; wer kann sie hören?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Vtedy mnohí z jeho učeníkov počujúc to povedali: To je tvrdá reč; kto ju môže počúvať?!
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Wiele ich tedy z uczniów jego słysząc to, mówili: Twardać to jest mowa, któż jej słuchać może?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Πολλοι λοιπον εκ των μαθητων αυτου ακουσαντες, ειπον Σκληρος ειναι ουτος ο λογος τις δυναται να ακουη αυτον;
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Аз те прославих на земята, като свърших делото, което Ти Ми даде да върша.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многие из учеников Его, слыша то, говорили: какиестранные слова! кто может это слушать?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многі ж слухавши з учеників Його казали: Жорстоке се слово; хто може його слухати?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.ורבים מתלמידיו כשמעם אמרו קשה הדבר הזה מי יוכל לשמע אתו׃
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.فقال كثيرون من تلاميذه اذ سمعوا ان هذا الكلام صعب. من يقدر ان يسمعه.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門 徒 中 有 好 些 人 聽 見 了 、 就 說 、 這 話 甚 難 、 誰 能 聽 呢
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門徒 中 有 好些 人 聽見 了 、 就 說 、 這話 甚難 、 誰能 聽呢
Önümüzdeki günlerde, birçoğunuzla bizzat zaman geçirmeye sabırsızlanıyorum.للتركيز على خياركم القادم للبلد.انني اتطلع في الايام القادمة للقاء الكثير منكم شخصياً
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Acolo vom găsi multe din adevărurile pe care le-am fi găsit anterior în Evanghelia după Ioan.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Aí, encontraremos muitas das verdades que anteriormente poderíamos ter encontrado no evangelho de S. João.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Allí encontraremos muchas de las verdades que quizá antes se habían visto en el Evangelio de San Juan.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Daarin vinden we dan veel van de waarheden die we voorheen vonden in het evangelie van Johannes.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Der vil vi finde mange af de sandheder, som vi før havde fundet i Johannesevangeliet.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Ezekben rengeteg olyan igazságot találunk, melyeket korábban megtalálhattunk Szent János evangéliumában.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Hier finden wir viele der Wahrheiten, die wir vorher vielleicht im Johannesevangelium fanden.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.I dem, hittar vi många av de sanningar som vi kanske tidigare hittade i Johannesevangeliet.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.세인트 존스의 복음에서 얻었던 것들을 이제는 문화에서 찾자는 겁니다.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Lì, troveremo molte verità che prima potevamo trovare nei Vangeli di Giovanni.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Tam nájdeme mnoho právd, ktoré sme predtým nachádzali v Slove Božom podľa svätého Jána.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.V nich jsou mnohé pravdy, jež jsme dříve hledali v Evangeliu svatého Jana.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.V njih bomo našli ogromno resnic, ki smo jih prej mogoče našli v evangeliju svetega Janeza.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Znajdziemy w nich wiele prawd podobnych do tych w ewangelii św. Jana.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Θα βρούμε σ' αυτά πολλές αλήθειες που βρίσκαμε προηγουμένως στα ευαγγέλια του Άγιου Ιωάννη.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.В них мы найдем истины, которые до этого черпали из Евангелия от Иоанна.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Там ми знайдемо багато істин, які раніше знаходили у Євангелії від Івана.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.Там ще намерим много от истините, които преди може да сме откривали в Евангелието на Свети Йоан.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.שם, אנו נמצא אמיתות רבות שייתכן ובעבר מצאנו בבשורה של יוחנן הקדוש.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.سوف نجد الكثير من الحقائق فيها التي وجدناها سابقا في انجيل القديس جون.
Oralarda Saint John'in İncil'inde bulabileceğimiz gerçeklerin birçoğunu buluruz.真実をそこに見出せるだろう これはとても素晴らしい とても正しいアイデアだと思います
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Ainsi, la plupart des oiseaux sur cette photo sont des migrateurs.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Bijvoorbeeld, de meeste vogels in deze foto zijn trekvogels.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Esimerkiksi suurin osa tämän kuvan linnuista on muuttolintuja.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Ezért, például, a legtöbb madár ezen a képen költözőmadár.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Jadi sebagai contoh sebagian besar burung di gambar ini adalah burung migrasi.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.예를 들어, 이 사진에 있는 대부분의 새들은 철새입니다.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Napríklad, väčšina vtákov na tomto obrázku sú sťahovaví vtáci.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Například většina ptáků na tomto obrázku jsou stěhovaví ptáci.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Na tym zdjęciu większość to ptaki migracyjne. Na tym zdjęciu większość to ptaki migracyjne.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Por ejemplo, la mayor parte de las aves de esta foto son migratorias.
Örneğin, bu resimdeki kuşların birçoğu göç eden türler.Quindi, per esempio, la maggior parte degli uccelli nella foto sono specie migratorie.
İlgili Sayfalar