birçoğu ile cümle
birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Die Meisten von ihnen glauben wohl, dass Sibirien ein kalter, desolater und nicht lebenswerter Ort ist.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.대다수의 사람은 시베리아를 춥고 외로워 사람 살 곳이 아니라고 생각합니다.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.La Sibérie, la plupart de vous la voit probablement comme un lieu désolé, froid, invivable.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Quando pensate alla Siberia, probabilmente avete in mente un luogo gelido, desolato e invivibile.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Siberia, la mayoría de ustedes probablemente la conciban como un lugar frío, desolado e inhabitable.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Siberia yang mungkin ada di pikiran Anda adalah tempat yang dingin, terpencil, dan tidak dapat ditinggali.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Syberia kojarzy się wam prawdopodobnie z zimnym, opuszczonym, nieprzyjaznym miejscem.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Szibériáról legtöbbjüknek valószínűleg egy hideg, elhagyatott, lakhatatlan hely jut eszébe.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Τη Σιβηρία οι περισσότεροι από σας πιθανόν τη θεωρείτε ένα ψυχρό, έρημο, αβίωτο μέρος.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Большинство из Вас, наверное, воображает Сибирь холодной, отдаленной и непригодной для жизни.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Може би повечето от вас си мислят за Сибир като студено, пусто, необитаемо място.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.קרוב לוודאי שאתם חושבים על סיביר בתור מקום קר, מבודד שלא ניתן לחיות בו.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.تعتقدون معظمكم أن سيبيريا باردة , جرداء , غير صالحة للحياة .
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.寒く 荒涼とした 住むに絶えない土地を思うでしょう しかし実際には 地球温暖化による気温上昇により
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Mange af jer kan måske ikke lide tofu, fordi I ikke har fået god tofu, men tofu er god mad.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Misschien hou je niet van tofu omdat je nooit goede tofu at, maar het is goed eten.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Multora s-ar putea să nu vă placă tofu fiindcă n-aţi mâncat tofu bun, dar tofu e o mâncare bună.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Sokan maguk közül talán nem kedvelik a tofut, mert még nem ettek jó tofut, de a tofu egy jó étel.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Viele von Ihnen mögen vielleicht keinen Tofu, weil sie keinen guten probiert haben, aber Tofu ist gutes Essen.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Wielu z was może nie lubi tofu, bo nie jedliście dobrego tofu, ale jest to dobre jedzenie.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.Много от вас може да не обичат тофу, защото не са яли добро тофу, но тофу е добра храна.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.רבים מכם ודאי לא אוהבים טופו כי לא טעמתם טופו טוב, אך טופו הוא מזון טוב. זהו מזון פשוט מאד.
Birçoğunuz tofuyu sevmiyor olabilirsiniz çünkü iyi tofu yemediniz, ama tofu iyi bir yemektir.豆腐はとてもおいしいです。とてもシンプルな食べ物です。 豆腐を作るのは大変な労力が必要です。
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkanA muchos les resultarán familiares
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkan여러분 중 대부분은 아래 문구와 같은 방식의 게놈분야 연구자료를 뉴스를 통해 접해 보셨을 겁니다.
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkanVětšina z vás asi zná studie o genetické podmíněnosti v podobě novinových zpráv typu:
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkanДля большинства из вас, вероятно, знакомы изучения генома, когда в новостях объявляют:
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkanרבים מכם ודאי מכירים מחקרי גנום מלא GWAS בצורת
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkanوالكثير منكم قد يكون على معرفةٍ ببحوث تأثيرات الجينات
Birçoğunuz, tüm genomu kapsayan ilişkilendirme çalışmaları sayesinde ortaya çıkan「最近ある研究者がXに 影響を及ぼす遺伝子を発見しました」というような
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Bạn luôn nghĩ rằng mình có quyền tạm quên đi thế giới
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Je denkt altijd dat je een beetje nalatenschap hebt om aan de wereld achter te laten.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.누구나 이 세상을 떠나기 전에 무엇인가를 후손에 물려주기를 원하죠.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.On pense toujours à laisser un héritage derrière soi.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Pensamos sempre em deixar um legado ao mundo.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Und man denkt immer, vielleicht kann man der Welt ein Erbe machen.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Vždy si myslíte, že máte nejaký odkaz, ktorý môžete svetu zanechať.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Y uno siempre piensa que puede dejarle un legado al mundo.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Zawsze myślicie, że macie coś, co zostawicie światu po sobie.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.Πάντα ελπίζεις κατά βάθος ν' αφήσεις κάτι πίσω σου, εγώ φαντασιωνόμουν εντυπωσιακά άλματα
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.В такой ситуации считаешь, что ты оставил наследие после себя.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.ואתה כל הזמן חושב אולי תהייה לך איזה מורשת להשאיר מאחוריך בעולם.
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.وتفكر دائما, انه ربما لديك إرث لتترك العالم خلفك
Birçoğunuzun, arkanızda dünyaya miras bırakacağınız birşeyler olmasını dilediğinizi de biliyorum.私はザトウクジラが水面に顔を出したところや
Birçoğunuzun bana Borderline Kişilik Bozukluğu(musica di pianoforte)
Birçoğunuzun bana Borderline Kişilik Bozukluğu(suena música de piano)
Birçoğunuzun bana Borderline Kişilik Bozukluğu(zachte piano muziek)
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Aşa cum bine ştiţi, mediul academic este unul introspectiv.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Comme beaucoup d'entre vous le savent, le monde académique est assez tourné vers lui-même.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Como ya saben muchos de ustedes, el mundo de la academia es bastante encerrado en sí mismo.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Il mondo accademico, si sa, tende spesso all'isolazionismo.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Jak wielu z was zdaje sobie sprawę, świat akademicki jest raczej zamknięty.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.많은 여러분들이 아시는 것처럼 학계는 상당히 내부적으로만 고립되어 있습니다.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Nhiều người trong số các bạn ý thức được, học thuật là một thế giới hướng nội.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Wie viele von Ihnen wissen, ist die akademische Welt ziemlich nach innen gerichtet.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Zoals velen van jullie weten, is de academische wereld nogal in zichzelf gekeerd.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Как известно многим из вас, мир учёных довольно закрытый.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.Както много от вас са наясно, академичният свят е доста вглъбен в себе си.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.כפי שרבים מכם יודעים, עולם האקדמיה די מרוכז בעצמו.
Birçoğunuzun bildiği gibi, akademi dünyası biraz içe kapalıdır.كما تعلمون، فإن العالم الأكاديمي ينظر إلى الداخل.