birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Sokakat megérintett a személyes történetem, és ők is megosztották velem a sajátjukat.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Viele waren von meiner Geschichte gerührt und haben im Gegenzug ihre eigenen Geschichten erzählt.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Wielu poruszyła moja historia i opowiedzieli mi własną.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Πολλοί συγκινήθηκαν από την προσωπική μου ιστορία, και μοιράστηκαν, επίσης, τις δικές τους.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Багатьох зачепила моя особиста історія, натомість вони ділилися своїми.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Многих тронула моя история, и они стали делиться своими.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.רבים התרגשו מהסיפור האישי שלי, ושיתפו בסיפור שלהם.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.الكثير تأثروا بقصتي الشخصية، و قاموا بمشاركتي بقصصهم بالمقابل.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.多くの人が私の話に感動し それぞれの話をしてくれました
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.A maior parte deles funciona em pleno vácuo de informação.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Đa số họ hoạt động trong môi trường thông tin chân không.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.De flesta av dem bedriver sin verksamhet i ett totalt informationsvakuum.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.De meeste opereren in een compleet informatievacuüm.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Információs szempontól a legtöbb légüres térben működik.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.그들 대부분은 정보의 완전한 결여상태에서 작동하곤 하죠.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.La maggior parte di esse opera in un vuoto di informazione totale.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.La plupart d'entre eux opèrent dans un vide informatif total.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Majoritatea opereaza intr-un vid absolut de informatie.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Muchos de ellos operan en un completo vacío de información.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Sebagian besar mereka beroperasi di ruang hampa informasi.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Většina z nich se pohybuje v naprostém informačním vakuu.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Viele von ihnen handeln in einem kompletten Vakuum von Informationen.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Większość z nich funkcjonuje w zupełnej próżni informacyjnej.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Οι περισσότεροι λειτουργούν σε ένα πλήρες κενό πληροφορίας.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Большинство из них действуют в полном информационном вакууме.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Много от тях действат в пълен информационен вакуум.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.מרביתם פועלים בריק מוחלט מבחינת מידע.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.معظمهم يعملون في فراغ كامل للمعلومات.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.政権への危機を特定するための
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktir많은 사람들이 0.2%를 0.2와 같다고 착각합니다
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktir0.2 %を0.2 と見る人がいますが、 間違っています。
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirBardzo wiele ludzi ma sklonnosci do jedynie stwierdzenia ze 0.2% to to samo co 0.2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirDonc la tendance de beaucoup de personnes serait juste de dire, "oh, 0.2%, c'est la même chose que 0.2".
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirEn almindelig fejl er at sige, at 0,2% er det samme som 0,2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirMånga har tendensen att bara säga, åh, 0,2%, det är samma sak som 0,2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirNeste caso, muita gente iria dizer, oh, 0,2%, isto é a mesma que 0.2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirQuindi un sacco di gente sarebbe portata a dire: oh, lo 0,2%, è come 0,2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirSok ember hajlamos lenne azt mondani, hogy 0,2% az annyi, mint a 0,2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirTakže veľa ľudí by malo sklony povedať. oh, 0,2%, to je to isté ako 0,2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirViele lassen sich täuschen und ... ... denken 0,2% ist das gleiche wie 0,2.
Birçoğumuz 0.2%'yi 0.2'yle aynı şey zannedecktirМного много хора ще си кажат: "О! 0,2% е същото като 0,2.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.우리중 많은 이들이 신선한 채소를 한번도 먹지 않으며 자랐습니다. 어쩌다 먹는 생당근이나 이상한 상추 샐러드를 빼면요.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Mnoho z nás vyrástlo nejediac čerstvú zeleninu s výnimkou občasnej surovej mrkvy či možno zeleného šalátu.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Monet meistä eivät syöneet lapsena tuoreita kasviksia paitsi ehkä joskus porkkanan tai salaatin.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Sokunk úgy nőtt fel, hogy soha nem evett friss zöldséget, kivéve a néhai sárgarépát vagy az alkalmi salátát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Spousta z nás vyrostlo, aniž by jedli zeleninu až na příležitostnou mrkev nebo hlávkový salát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Velen zijn opgegroeid zonder verse groenten behalve misschien af en toe een rauwe wortel of een salade.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.רבים מאיתנו גדלו מבלי שאי פעם אכלנו ירק טרי מלבד גזר טרי אקראי או אולי סלט חסה מוזר.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.ترعرع الكثيرون منا بدون أن يأكلوا أطعمة طازجة بإستثناء أكل الجزر أحياناً أو ربما سلطة الخس.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.大人になるまでフレッシュ野菜を食べた事ない人は少なくない 僕なら、これは嘘じゃないよ、
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.我地好多人成長嗰陣除咗有時食下生紅蘿蔔 或者生菜沙律之外,好少會食新鮮蔬果
Birçoğumuz için böyle olduğunu düşünüyorum.Ich denke, dies trifft auf viele von uns zu.
Birçoğumuz için böyle olduğunu düşünüyorum.Ik denk dat dat voor velen van ons geldt.
Birçoğumuz için böyle olduğunu düşünüyorum.여러분도 마찬가지입니다. 두가지 예를 소개하겠습니다
Birçoğumuz için böyle olduğunu düşünüyorum.אני חושב שזה נכון לגבי רבים מאיתנו, אני רוצה לתת לכם שתי דוגמאות
Birçoğumuz için böyle olduğunu düşünüyorum.أنا أظن ان هذا حقيقي بالنسبة لنا، و أود عرض بعض الأمثلة
Birçoğumuz için böyle olduğunu düşünüyorum.ここで音楽が我々と自分以外とを
Birçoğumuz için de bu edebiyat veya yazmak olabilir.Dla wielu z nas - literatura lub pisanie.
Birçoğumuz için de bu edebiyat veya yazmak olabilir.Für viele von uns mag es Literatur oder Schriftstellerei sein.
Birçoğumuz için de bu edebiyat veya yazmak olabilir.많은 사람에게 문학이나 작문도 그렇게 될 수 있지요.
İlgili Sayfalar