bir zamanlar ile cümle

bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""그는 그것이 한번에 cauterised 것 같은데,"씨 Huxter는 말했다, "그것이 모두에있어 특히
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Egli avrebbe dovuto cauterizzata in una volta," ha detto Mr. Huxter, "specialmente se è a tutti infiammata ".
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Ele deveria ter se cauterizada de uma só vez", disse Huxter, "especialmente se for em todos os inflamada. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Er sollte es sofort ausgebrannt", sagte Mr. Huxter, "vor allem, wenn es überhaupt ist entzündet. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Han borde ha det cauterised på en gång", sa Mr Huxter, "speciellt om det är överhuvudtaget inflammerad. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Hij had moeten het dichtgeschroeid in een keer," zei de heer Huxter, "vooral als het helemaal ontstoken. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Ia harus memilikinya cauterised sekaligus," kata Mr Huxter; "terutama jika itu sama sekali meradang. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Il aurait dû le cautérisées à la fois", a déclaré M. Huxter; "surtout si c'est en tout enflammées. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Mal by mať vypálená naraz," povedal pán Huxter, "najmä ak je to vôbec zapálené. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Měl ji vypálená najednou," řekl pan Huxter, "zvláště pokud je to vůbec zanícené. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Ông ấy phải có nó cauterised cùng một lúc", ông Huxter nói, "đặc biệt là nếu nó ở tất cả các viêm. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Powinien był to cauterised na raz," powiedział pan Huxter, "zwłaszcza jeśli jest to w ogóle stan zapalny. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Tendría que haber cauterizado a la vez", dijo Huxter, "sobre todo si es en todos los inflamado ".
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Він повинен був це cauterised одночасно", сказав пан Huxter, "особливо, якщо це взагалі запалення. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Он должен был это cauterised одновременно", сказал г-н Huxter, "особенно, если это вообще воспаление. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. ""Той е трябвало да го cauterised веднага", каза г-н Huxter, "особено ако тя е на всички възпалени. "
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. "واضاف "يجب ان يكون عليه cauterised في آن واحد" ، قال السيد Huxter ، "لا سيما إذا كان على جميع
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr. Huxter, "tüm özellikle iltihaplı. "炎症を起こした。"
"O, bir zamanlar cauterised sahip olmak gerektiğini," dedi Mr."Αυτός θα έπρεπε να έχουν cauterised με τη μία", είπε ο κ. Huxter?
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Er bekleidete den Posten, den Newton in Cambridge innehatte, und vor kurzem Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Han havde den samme stilling som Newton havde ved Cambridge, og for nyligt også var den af Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Hij bekleedde de leerstoel die ook Newton in Cambridge bekleed had en onlangs nog Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Il occupait le poste dont bénéficiait Newton et plus récemment Stephen Hawking à Cambridge.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.캐임브리지에서 뉴턴이 맡았던 자리를 맡고 있었는데, 최근 스티븐 호킹도 맡은 적이 있는 자리죠
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Occupava il posto che aveva Newton a Cambridge, e che ha ottenuto di recente Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Ocupó el puesto que Newton tenía en Cambridge y que Stephen Hawking ocupó recientemente.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Ông giữ chức vụ mà Newton từng đảm nhiệm tại Cambridge, và gần đây là Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Teve a mesma posição que Newton em Cambridge, e que foi recentemente do Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Ugyanaz az állása volt, mint annak idején Newtonnak Cambridge-ben, vagy mint Steven Hawking napjainkban.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.V Cambridgi zastával stejný post jako kdysi Newton a jakou donedávna zastával Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.W Cambridge miał tą samą posadę co Newton, niedawno zajmował ją Stephen Hawking.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Κατείχε τη θέση που είχε ο Νεύτωνας στο Κέιμπριτζ και που πρόσφατα κατείχε ο Στήβεν Χώκινγκ.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Он занимал такой же пост, как Ньютон в Кембридже, и который недавно занимал Стивен Хокинг.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.Той заемал поста, който Нютон държал в Кеймбридж, и наскоро бе държан от Стивън Хокинг.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.הוא נשא במישרה שניוטון נשא בקיימברידג', ושלאחרונה החזיק בה סטיבן הוקינג.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.وقد كان يشغل منصبا كان نيوتن قد شغله في كامبردج، والذي قد شغله مؤخرا ستيفن هوكينغ.
O Cambridge'de bir zamanlar Newton'un bulunduğu ve şimdi Stephen Hawking'in bulunduğu görevdeydi.今はスティーブン・ ホーキングがやっています バベッジは彼らほど 有名ではありません
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?A byl v něčí hodině angličtiny, no ne?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?Dia pernah berada di kelas bahasa Inggris seseorang, kan?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?Ele foi a aulas de inglês, não foi? (Risos)
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?Han har varit på någons engelska lektion, har han inte?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?Han var i en eller andens engelskklasse.
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?(Lachen)
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?la classe de Littérature de quelqu'un?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.(Gelach)
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.Hän oli jonkun äidinkielentunnilla.
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.Kako neprijetno je moralo biti to?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.누군가의 영어 수업도 들었겠죠. 얼마나 짜증났을까요?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.la clase de Inglés de alguien, (risas) ¿Cuán molesto sería eso?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.Milyen idegesítő lehetett?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.Sarà stato nella lezione d'inglese di qualcuno, no?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.To dopiero musiało być wkurzające.
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.(Смех)
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.فصل أحدهم للغة الإنجليزية، ألم يكن؟ كم سيكون ذلك مزعجا؟
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi? Ne kadar da rahatsız edici olmalı.「もっと努力しなさい」
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?Niekto ho mal v triede na angličtine.
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?Ông ở trong một lớp học văn của một người nào đó, phải không ạ?
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?(Râsete)
O da birinin İngilizce sınıfındaydı bir zamanlar, öyle değil mi?הוא ודאי למד אנגלית אצל מישהו, נכון? [צחוק]
O da bir zamanlar yedi yaşındaydı.Avrà pur avuto sette anni un tempo.

İlgili Sayfalar