bir zaman ile cümle

bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O geçinmek için zor bir zaman geçirdi.He had a hard time making a living.
İstediğim herhangi bir zaman sigara içmeyi bırakabilirim.I can stop smoking anytime I want.
Bunun Tom'la konuşmak için iyi bir zaman olduğunu sanmıyorum.I don't think this is a good time to talk to Tom.
Senin partinde harika bir zaman geçirdim.I had a fantastic time at your party.
Senin çocuklarınla harika bir zaman geçirdim.I had a fantastic time with your children.
Ben geçen gece iyi bir zamana sahiptim.I had a good time last night.
Boston'da gerçekten güzel bir zaman geçirdim.I had a really lovely time in Boston.
Bu gece gerçekten hoş bir zaman geçirdim.I had a really nice time tonight.
Tom'un evinde gerçekten harika bir zaman geçirdim.I had a really wonderful time at Tom's house.
Dün gece harika bir zaman geçirdim.I had a wonderful time last night.
Seni kötü bir zamanda mı yakaladım?Have I caught you at a bad time?
Sanırım Tom harika bir zaman geçirdi.I think Tom had a great time.
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.Delusion is short-lived, but remorse lasts a long time.
O ders bir zaman kaybıydı.That lecture was a waste of time.
O toplantı bir zaman kaybıydı.That meeting was a waste of time.
Ben uzun bir zaman önce Fransızca öğrenmiştim ama şimdi tüm hatırladığım "Bonjour".I studied French a long time ago, but now all I remember is "bonjour."
Bu gerçekten iyi bir zaman değil.This really isn't a good time.
Onun ödevi uzun bir zaman sürecek.His homework is going to take a long time.
Bu uzun bir zaman alacak.It'll take a long time.
Sonsuzluk, uzun bir zamandır.Eternity is a long time.
Bence çok güzel bir zaman geçireceğiz.I think we're going to have a very nice time.
Bunun gitmek için iyi bir zaman gibi hissediyorum.I feel like this is a good time to leave.
Bunu açıklarken zor bir zaman geçiriyorum.I'm having a hard time explaining this.
Harika bir zaman geçireceğinize eminim.I'm sure you'll have a wonderful time.
Ziyarete gelmek için kötü bir zaman seçtin.You picked a bad time to come visit.
Bunun bir zaman kaybı olduğunu sana söyledim.I told you it was a waste of time.
Ben gerçekten iyi bir zamana sahip oluyorum.I'm having a really good time.
Tom'la başka bir zamanda buluşacağım.I'll meet Tom some other time.
Harika bir zaman geçiriyorum.I'm having a great time.
Sen kötü bir zaman seçtin.You picked a bad time.
Bunu başka bir zaman yapacağız.We'll do this some other time.
Bunu başka bir zaman yapalım.Let's do this some other time.
Onu başka bir zamanda yapacağız.We'll do it some other time.
Onu başka bir zamanda yapacağım.I'll do it some other time.
Belki başka bir zaman geri gelmeliyiz.Maybe we should come back another time.
Boston'u ziyaret etmek için güzel bir zaman seçtin.You've chosen a good time to visit Boston.
Daha iyi bir zaman seçemezdin.You couldn't have picked a better time.
Bunu başka bir zamanda tartışalım.Let's discuss this at another time.
Onu yapmak bir zaman kaybı.It's a waste of time to do that.
Hiç bir zaman daha iyi hissetmeyeceksin.You'll feel better in no time.
Parti için iyi bir zaman.It's a good time for a party.
Zor bir zaman geçirmiş olmalısın.You must've had a hard time.
Uygun bir zamanda orada olmak isterim.I would like to be there in good time.
Böyle bir zamanda söylenecek ne aptalca bir şey.What a stupid thing to say at a time like this!
Böyle bir zamanda söylenecek ne aptalca bir şey!What a stupid thing to say at a time like this!
Bu gerçekten kötü bir zaman. Daha sonra döner misin?This is a really bad time. Could you come back later?
Çok zor bir zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time.
Bir zamanlar bir tahta parçası vardı.Once upon a time there was a piece of wood.
Onun mutluluğu sadece kısa bir zaman sürdü.His happiness lasted only a short time.
Bunun hepsini bir zamanlar sana zaten söyledim.I've told you all of this once already.
Tom'u herhangi bir zamanda tekrar göreceğimizi düşünüyor musun?Do you think we'll ever see Tom again?
Bir zamanlar konuşulan sözler asla geri alınamaz.A word once spoken can never be recalled.
Bir zamanlar söylenmiş sözler geri alınamaz.Words once said can't be taken back.
Bir zamanlar ordudaydım.I was in the army once.
Sen bir zamanlar içinde bulunduğum aynı durumdasın.You're in the same situation that I was once in.
Herhangi bir zamanda ofisimi ziyaret edin.Come to my office any time.
İstediğiniz bir zamanda ofisime uğrayın.Drop by my office any time.
Ona yardımcı olma çabalarımın sadece bir zaman kaybı olduğundan korkuyorum.I'm afraid that my efforts to help her are just a waste of time.
Biz birbirimizi uzun bir zamandır görmedik.We haven't seen each other in a long time.
İlkbahar bahçede temizlik yapmak için iyi bir zaman.Spring is a good time to clean up in the garden.

İlgili Sayfalar