bir zaman ile cümle

bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir zaman o ailesinden ayrılıp doğu yönünde bir yere çekilmişti.When she withdrew from her family to a place in the East
Allah sözünden caymaz. (Ama herşeyin bir zamanı vardır.That is how they ask you to hasten the punishment; but God does not go back on His promise.
Buyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz!"He will say: "You stayed there only a moment, if you knew.
Bir zaman İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Ben sizin taptıklarınızdan uzağım."When Abraham said to his father and his people: "I am rid of what you worship
Bir zaman onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi.When they came to him, they said: "Peace."
Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman (müstakar)' vardır. Siz de bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz,"He will say: "You stayed there only a moment, if you knew.
Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.Unless by Our benevolence, to reap advantage for a time.
"Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."You will come to know its truth in time."
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."You will come to know its truth in time."
Her haberin mukadder bir zamanı var, siz de öğrenir, bilirsiniz yakında.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Her ümmetin mukadder bir zamanı var.Every people have a certain term.
Bu işten vazgeçmezsen taşlarım seni, uzun bir zaman görünme, git, bırak beni.If you do not desist, I shall have you stoned to death. So go away for a while from me."
Bu, deliliğe tutulmuş bir adam ancak, artık bir zamanadek gözetleyin bunu.He is only a man possessed; so wait and watch him for a time."
Tanrı, az bir zamanda dedi, herhalde nadim olacaklar.Answered (the Lord): "They shall wake up repenting soon."
Artık bir zamanadek sapıklıkları içinde bırak onları.So leave them to their ignorance for a time.
Muayyen bir günün muayyen bir zamanında büyücüler toplandı.So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.
Derken inandılar da onları muayyen bir zamanadek yaşattık, geçindirdik.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
Artık yüz çevir onlardan bir zamanadek.So you ignore them for a time
Ve yüz çevir onlardan bir zamana dek.So turn away from them for a time
Ve Semud'da da delil var; hani, muayyen bir zamanadek geçinin demiştik.And in Thamud, when We said to them: "Enjoy yourselves for a while;"
Ve bana bırak nimet sahibi olan yalanlayanları ve az bir zaman mühlet ver onlara.Leave those to Me who deny, the lovers of ease and comfort; and bear with them for a while.
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman/mekân vardır. Yakında bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Bir zaman İbrahim, babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Ben, sizin taptıklarınızdan uzağım."When Abraham said to his father and his people: "I am rid of what you worship
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Uzun bir zaman benden uzak dur!So go away for a while from me."
Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:When We told your mother what We relate:
Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.Unless by Our benevolence, to reap advantage for a time.
Sen bir zamana kadar onlara aldırma.So turn away from them for a time
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.You will come to know its truth in time."
Bir zaman İbrahim, babasına ve kavmine demişti ki: Ben sizin taptıklarınızdan uzağım.When Abraham said to his father and his people: "I am rid of what you worship
Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır, siz de onu yakında bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım."We shall heed Your call and follow the apostles."
Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.The unbelievers would haply like to wish that they had submitted (and become Muslim).
Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.Not one habitation have We destroyed but at the time determined for it.
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum!(Remember) when Luqman counselled his son: "O son, do not associate any one with God.
Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.Unless by Our benevolence, to reap advantage for a time.
Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.When he fled on the laden ship,
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.And they came to believe; so We allowed them to enjoy the good things of life for an age.
Hani kendisine bir zaman akşam üstü iyi cins ve rahvan atlar gösterilmişti.When they brought fleet-footed chargers in the evening to show him,
"Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz."You will come to know its truth in time."
Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.So bear with unbelievers with patience, and give them respite for a while.
Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır; Siz de yakında öğrenirsiniz.”Say: "I am not a warden over you."
Bir zaman İbrâhim, atası Azer'e: “Ne! Sen putları tanrı mı ediniyorsun?Remember when Abraham said to Azar, his father: "Why do you take idols for God?
Bir zaman da elçilerimiz İbrâhim'e varıp onu müjdelemek üzere “Selâm sana!” dediler.Our angels came to Abraham with good news, and said: "Peace on you.
Bir zaman olur kâfirler, “Keşke vaktiyle Müslüman olmuş olsaydık!” diye çok hasret çekerler. [6,27]The unbelievers would haply like to wish that they had submitted (and become Muslim).
Hani bir zaman Biz meleklere: “Âdem'e secde edin!” deyince, onlar da derhal secdeye kapanmışlardı.When We said to the angels: "Bow before Adam in adoration," they all bowed but Iblis.
De ki o, insanlar ve hac ibadeti için bir zaman ölçüsüdür.Say: "These are periods set for men (to reckon) time, and for pilgrimage."
Her bir haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. İleride bilecekler.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır.We have divided the Qur'an into parts that you may recite it to men slowly, with deliberation.
Saptıranları hiç bir zaman egemenliğimde görevlendirmem.I would not take as helpers those who lead (men) astray.
İnsanın üzerinden, kendisinin anılmaya değer bir şey olmadığı bir zaman periyodu geçmemiş midir?WAS THERE NOT a time in the life of man when he was not even a mentionable thing?
Kitapta Meryem'i de an. Bir zaman o ailesinden ayrılıp doğu yönünde bir yere çekilmişti.And remember Maryam in the Book; when she went away from her family to a place towards east.
Bize savaşı niçin farz kıldın, bizi yakın bir zamana kadar tehir edemez miydin?" derler.Why have You ordained fighting for us? If only You would have let us live some more!”
Bir zaman, İbrahim şöyle demişti: "Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl.And remember when Ibrahim prayed, “O my Lord!
Hani (o kafirler) bir zaman da: Ey Allah'ım!And when they said, “O Allah!
Eğer vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım! Uzun bir zaman benden uzak dur!If you do not desist, I will certainly stone you, and keep no relation with me for a long while.”

İlgili Sayfalar